Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
ZELDA FITZGERALD’IN ROMANI
Therasa Anne Fowler
Doğan Kitap, Çev: Omca Korugan (13,5 cm x 21 cm)

BASKI > 3 yıldız

//php print_r ($fields); ?>
Kent meselesi çoktandır gündemimizde. AB’nin yayımladığı son ilerleme raporunun ilk kez kültürel miras konusuna geniş yer ayırması boşuna değil. Raporda özellikle kültürel mirası korumaya yönelik ciddi adımların atılması gerektiği ve kamuya karşı şeffaf bir süreç yürütülmesinin şart olduğundan bahsediliyor. Kentlerimizde bir şeyler oluyor. Peki nasıl bu hale geldik?

//php print_r ($fields); ?>
Edebiyat ve televizyon arasındaki beslenme kanalları artık hepimizin malumu. Dünya genelinde etki yaratan pek çok kitap aynı hızla sinemaya ya da televizyona da uyarlanıyor artık. Dahası, çoğu kez bu uyarlamalar, dönemin en çok ses getiren dizileri arasına giriyor. Peki gelecek günlerde televizyon ekranlarında hangi edebiyat uyarlamalarını izleyeceğiz?

//php print_r ($fields); ?>
Bir ara, İstanbul’un karmakarışık merkez semtlerinden birinde oturuyordum; ama söz konusu kiralık daire, kıyıda köşede ender kalmış yeşili bol bir bölgedeydi. Etraftaki trafikten azade sokakları, araba garajından çok bahçeye ayrılmış alanları sebebiyle yeşilinin bolluğuna –elbette– kedi bolluğu da eşlik ediyordu.

//php print_r ($fields); ?>
Kulaklıklar da cep telefonları gibi bedenimizin bir uzantısı olma yolunda hızla ilerliyor. Çeşit çeşit, renk renk kulaklıklar şehir hayatının vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Onları yanımıza almadığımızda, neredeyse temel bir işlevimizi yitirmişçesine rahatsız hissediyoruz kendimizi artık.

//php print_r ($fields); ?>
Keşfet'in bu ayki konuğu Orhan Cem Çetin.
Sizlere keşfetmeniz için Polisin Cep Kitabı isimli kitabını öneriyor, hem de kendi el yazısıyla!

//php print_r ($fields); ?>
Çağdaş Japon edebiyatının önemli bir özelliği var. Kendi modernizmini kurup bir yandan onunla hesaplaşırken; korkudan, gerilimden, fantastikten, gerçeküstünden hiç çekinmiyor, bütün bunları edebi olarak reddetmiyor. Bu özelliği onu Türkçe edebiyattan da çok farklı kılıyor şüphesiz.

//php print_r ($fields); ?>
Kendimi bildim bileli kelimelerle uğraşıyorum. Kelimelerle uğraşmayı sevdiğimi ilkokulda keşfettim. Şen şakrak bir çocuktum ve yaptığım şakaların çoğu, kelime oyunları üzerine kuruluydu. Kimi zaman kelime oyunlarım o kadar dolaylı olurdu ki onları açıklamak zorunda kalırdım. Tabii esprinin esprisi kalmazdı o zaman da. Fakat benim için kelime sadece oyun demek değil elbette.

//php print_r ($fields); ?>
“Başkalarının parka ya da ormana koştuğu gibi ben hep kahveye koşardım”
Thomas Bernhard / Odun Kesmek















