Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Dünya gündemi bir andan virüs salgınının etkisi altına girdi. Birçok ülkede hayatın akışı virüs salgınıyla belirlenmeye başladı. Tarihte yaşanan diğer salgınlarla kıyaslanan bu yeni gelişme insan hafızasını geçmişi yoklamaya götürdü. Bundan yüz yıl kadar önceki İspanyol gribi bunlardan biriydi.

//php print_r ($fields); ?>
Edebiyat ve televizyon arasındaki beslenme kanalları artık hepimizin malumu. Dünya genelinde etki yaratan pek çok kitap aynı hızla sinemaya ya da televizyona da uyarlanıyor artık. Dahası, çoğu kez bu uyarlamalar, dönemin en çok ses getiren dizileri arasına giriyor. Peki gelecek günlerde televizyon ekranlarında hangi edebiyat uyarlamalarını izleyeceğiz?

//php print_r ($fields); ?>
Keşfet'in bu ayki konuğu Orhan Cem Çetin.
Sizlere keşfetmeniz için Polisin Cep Kitabı isimli kitabını öneriyor, hem de kendi el yazısıyla!

//php print_r ($fields); ?>
Çağdaş Japon edebiyatının önemli bir özelliği var. Kendi modernizmini kurup bir yandan onunla hesaplaşırken; korkudan, gerilimden, fantastikten, gerçeküstünden hiç çekinmiyor, bütün bunları edebi olarak reddetmiyor. Bu özelliği onu Türkçe edebiyattan da çok farklı kılıyor şüphesiz.

//php print_r ($fields); ?>
“Başkalarının parka ya da ormana koştuğu gibi ben hep kahveye koşardım”
Thomas Bernhard / Odun Kesmek

//php print_r ($fields); ?>
Ayfer Tunç’un yeni romanı Osman, bireysel ve toplumsal olmak üzere iki ana boyuttan oluşmaktadır. Romanın bireysel boyutunu, Osman’ın günlükleri; toplumsal boyutunu ise, Osman’la ilgili yazarın yaptığı söyleşiler oluşturur. Yazar, Osman’ın günlüklerini bir sahaftan alır.

//php print_r ($fields); ?>
Ömer Kavur imzalı 1987 yapımı Anayurt Oteli’nin yenilenmiş kopyasıyla salonlara konuk olmasının en güzel tarafı, bizde uyarlama konusundaki belki de en yetkin örneklerden birini yeniden düşünmek, onu düşünürken elbette Yusuf Atılgan’a da bugünden bakmak oldu.

//php print_r ($fields); ?>
Bazı romanlar vardır ki, kahramanları çocuk olsa dahi sadece çocuklar için değil, büyüklere de “büyüklüğü” öğretmek üzerine yazılmıştır. Yetişkin dünyasının rekabete açık düzenini içinde barındırması bile çocuk okuru yetişkin olmaya hazırlamak içindir. Küçük Prens hemen aklımıza gelenlerden, Exupery’nin başyapıtı.

//php print_r ($fields); ?>
Edebiyat ile mimarinin kesiştiği noktaya ilişkin sanırım birçok şey söylenebilir. En başta, belli durumlar için kullanılan ifadeler bile bu birlikteliğin boyutu hakkında fikir verecektir.

//php print_r ($fields); ?>
Belki de bu köşenin ele aldığı ilk kitap olmalıydı Burcu Dündar’ın çalışması. Ama Can Yayınları’nın “minikitaplar”ı, hem güncel oluşlarıyla hem de dikkatleri üzerlerine çeken tsarımlarıyla buna izin vermemişti geçen ay!















