Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>

//php print_r ($fields); ?>
Dan Brown’ın yeni romanı Başlangıç’ın yavaş yavaş görünür olmaya başladığı dönemde, merak ateşini harlandıran haber şu olmuştu: “Kitapların yayıma hazırlanma süreci de merak uyandıran Dan Brown’ın –Cehennem romanının hazırlık sürecinde olduğu gibi– yeni roman

//php print_r ($fields); ?>

//php print_r ($fields); ?>
Kitapçıların çok satanlar raflarına önyargısız yaklaşmak, çoğu zaman pek mümkün olmuyor. O raflardaki kitaplar genel bir beğeninin neticesinde mi çok satmıştır, yoksa mesela özellikle o mağazaya uğrayanların beğenisini mi yansıtmaktadır yalnızca? Belki de kim bilir, yalnızca reklam amacıyla sıralanmışlardır. Aylık bir toplamı mı ifade etmektedirler, yoksa yıllık bir ortalama mı alınmıştır?

//php print_r ($fields); ?>
Sinema ve televizyonun edebiyattan ilham almasına artık alıştık, öyle ki artık bir romanın sinemaya ya da televizyona uyarlanacağını duymak bizi şaşırtmaya yetmiyor. Hele ki merkezde Stephen King olunca! Zira korku edebiyatının bu usta kalemi, sinema ve televizyon dünyasının da en sevdiği isimlerden biri.

//php print_r ($fields); ?>
Mayıs ayında dünyanın en popüler şarkıcılarından Beyoncé, son albümü Lemonade’i yayımladı; albüme eşlik eden bir saati aşkın bir filmle birlikte. Görsel-işitsel açıdan ortaya koyduğu etkileyici performans, pop müziğin birkaç adım ötesinde, kişisel ifadelerine siyasi-kültürel etkileyici bir katman eklenmiş olarak takipçilerini etkiledi.

//php print_r ($fields); ?>
Bir öykü kitaplığında bulunması gereken önemli kitaplardan biri de Bruno Schulz’un (1892-1942) Tarçın Dükkânları’dır. Ressam ve öykücü olan Bruno Schulz’un öyküleri iki disiplinin nasıl bir birliktelikle metne yansıtılacağının en iyi örneklerinden biridir. Her satırı bir ressam elinden çıkma olduğunu hissettiren öyküler, öykü türünün de başyapıtlarındandır.

//php print_r ($fields); ?>
Güneyin, ufku bulanıklaştıran bitmek bilmez sıcak öğlelerinde, dev meşe ağaçlarının gölgelediği Yunan Uyanışı stili evinde yazı masasına kurulmuş, mısır koçanı piposunu çok sevdiği Dunhill My Mixture 965 tütünle doldurmuş, daktilosunun tuşlarına basan bir adam vardı; William Faulkner.

//php print_r ($fields); ?>
Keşfet'in bu ayki konuğu Elif Key.
Sizlere keşfetmeniz için Karin Karakaşlı'nın Her Kimsen Sana adlı kitabını öneriyor, hem de kendi el yazısıyla!
Bu kitaptan altını çizdiği cümle ise şu: "Çünkü bilmeden yaptığın hatadır/ Yineleyip kaçtığınsa günah / Hatada özür dilersin / Günahta af..."

//php print_r ($fields); ?>
Bazı insanlar zarafetleriyle, bir yük almış olarak gelirler dünyaya. Karşılaştıkları insanlar onlara önce kırılgan, hassas der. Sonra bilgili, görgülü sıfatları yakıştırılır. Güzeldirler. Yaş aldıktan sonra, dertli, hüsran dolu denir.



_2_0_0.jpg)













