Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Gündelik hayatımızı sürdürürken karşılaştığımız insanlar, şahit olduğumuz olaylar bize gayet olağan, sıradan gelir. Halbuki günün birinde bir olay olur ya da bir durum ortaya çıkar ve bir anda olağan sandıklarımızın çok farklı olduğunu ya da algılandığını, meğer ne kadar da tehlikeli kişilerle tanışmış olduğumuzu anlarız birdenbire.

//php print_r ($fields); ?>
Söylenenlere göre, Nobel Edebiyat Ödülünü kazandığını bildirmek isteyen yetkililer, Patrick Modiano’ya bir süre ulaşamamışlar. Sonradan anlaşılıyor ki yürüyüşe çıkmış Modiano; belki de Türkçeye ilk çevrilen Yıkıntı Çiçekleri novellasının başlangıç cümlelerindeki kahramanı gibi Paris sokaklarında dolanıyordu.

//php print_r ($fields); ?>
Bazı insanlar zarafetleriyle, bir yük almış olarak gelirler dünyaya. Karşılaştıkları insanlar onlara önce kırılgan, hassas der. Sonra bilgili, görgülü sıfatları yakıştırılır. Güzeldirler. Yaş aldıktan sonra, dertli, hüsran dolu denir.

//php print_r ($fields); ?>
Eserleri kadar ruh halindeki inişler ve çıkışlarla da hatırlanan, çoğunlukla melankolik ve bir o kadar da depresif görülen, intiharıyla sonlandırdığı hayatı tek romanı Sırça Fanus'a ilham olan Sylvia Plath...

//php print_r ($fields); ?>
Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. İlk soruyu da o yazar üzerine çalışmalar yapmış bir isme yönelttik. Öyleyse soruyoruz: Siz Zabel Yesayan'ı niçin okuyorsunuz?

//php print_r ($fields); ?>
George R.R. Martin'in Ateşin ve Buzun Şarkısı serisinden uyarlanan dünyaca meşhur televizyon dizisi Game of Thrones'un yedinci sezonunun başlamasına sayılı günler kala heyecan dorukta! Yeni sezonunun önceki sezonlarından biraz daha geç başlaması ve bu sezonun, öncekilerin aksine, yalnızca yedi bölümden oluşacak olması dizinin hayranlarını bir hayli üzmüşe benziyor.

//php print_r ($fields); ?>
Belirli aralıklarla açıklanan her istatistikle birlikte Türkiye’deki okuma oranı düşüklüğünden, kitap okumaya ayırdığımız vaktin azlığından, kütüphane sayısının yetersizliğinden ve kütüphane kullanımının bir türlü yaygınlaşamadığından şikayet ediyoruz. “Haklı” bir şikayet bu elbette ve biraz da moral bozucu.

//php print_r ($fields); ?>
Bir kitabı "hareketlendirmek" için ne yapabiliriz? E-kitap formatı... Aplikasyon... Aklımıza ilk olarak teknolojik bir dokunuş geliyor ister istemez ama yaratıcılığın sınırları bu kadar dar değil elbette. İşte Virgilio Villoresi ile Virginia Mori'nin "projesi" bunun en yeni örneklerinden... Aslında, hiç de yabancısı olmadığımız bir yöntem kullanmışlar.

//php print_r ($fields); ?>
İsveçli kimyacı Alfred Nobel anısına 10 Aralık 1901'den beri ödül dağıtan İsveç Akademisi, Leo Tolstoy, James Joyce, Virginia Woolf, Mark Twain, Joseph Conrad, Anton Chekhov, Marcel Proust, Henry James, Henrik Ibsen, Emile Zola, Robert Frost, W.H. Auden, F. Scott Fitzgerald, Jorge Luis Borges ve Vladimir Nabokov'u atladığı için eleştirildi.

//php print_r ($fields); ?>
Güncel sanatta yapıtın ne kadar kendiyle, ne kadar etrafında dans eden referanslarla (edebi, tarihsel, teorik, felsefi ya da güncel hayatla ilintili olabilir) ilgili olduğu “yapan”ların üzerinde bir külfet. Bu külfet, Deniz Gül’ün 22 Eylül’de İstanbul Balat’taki The Pill’de açılan sergisi “Loyelow”unun merkezinde, hatta üzerinde oturuyor.








.jpg)








