Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
George R.R. Martin'in Ateşin ve Buzun Şarkısı serisinden uyarlanan dünyaca meşhur televizyon dizisi Game of Thrones'un yedinci sezonunun başlamasına sayılı günler kala heyecan dorukta! Yeni sezonunun önceki sezonlarından biraz daha geç başlaması ve bu sezonun, öncekilerin aksine, yalnızca yedi bölümden oluşacak olması dizinin hayranlarını bir hayli üzmüşe benziyor.

//php print_r ($fields); ?>
Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. İlk soruyu da o yazar üzerine çalışmalar yapmış bir isme yönelttik. Öyleyse soruyoruz: Siz Zabel Yesayan'ı niçin okuyorsunuz?

//php print_r ($fields); ?>

//php print_r ($fields); ?>
İsveçli kimyacı Alfred Nobel anısına 10 Aralık 1901'den beri ödül dağıtan İsveç Akademisi, Leo Tolstoy, James Joyce, Virginia Woolf, Mark Twain, Joseph Conrad, Anton Chekhov, Marcel Proust, Henry James, Henrik Ibsen, Emile Zola, Robert Frost, W.H. Auden, F. Scott Fitzgerald, Jorge Luis Borges ve Vladimir Nabokov'u atladığı için eleştirildi.

//php print_r ($fields); ?>
Gündelik hayatımızı sürdürürken karşılaştığımız insanlar, şahit olduğumuz olaylar bize gayet olağan, sıradan gelir. Halbuki günün birinde bir olay olur ya da bir durum ortaya çıkar ve bir anda olağan sandıklarımızın çok farklı olduğunu ya da algılandığını, meğer ne kadar da tehlikeli kişilerle tanışmış olduğumuzu anlarız birdenbire.

//php print_r ($fields); ?>
Güneyin, ufku bulanıklaştıran bitmek bilmez sıcak öğlelerinde, dev meşe ağaçlarının gölgelediği Yunan Uyanışı stili evinde yazı masasına kurulmuş, mısır koçanı piposunu çok sevdiği Dunhill My Mixture 965 tütünle doldurmuş, daktilosunun tuşlarına basan bir adam vardı; William Faulkner.

//php print_r ($fields); ?>
Belirli aralıklarla açıklanan her istatistikle birlikte Türkiye’deki okuma oranı düşüklüğünden, kitap okumaya ayırdığımız vaktin azlığından, kütüphane sayısının yetersizliğinden ve kütüphane kullanımının bir türlü yaygınlaşamadığından şikayet ediyoruz. “Haklı” bir şikayet bu elbette ve biraz da moral bozucu.

//php print_r ($fields); ?>
Bu ayın kapak konusu, Türkiyeli edebiyatçıların eserleriyle yurt dışı serüvenleri olunca, KararsızOkur'u da Türkiyeli edebiyatçıların buraya taşıdıkları kentler ve bu kentleri bize sunan kitapları üzerine kurduk.

//php print_r ($fields); ?>
Bir öykü kitaplığında bulunması gereken önemli kitaplardan biri de Bruno Schulz’un (1892-1942) Tarçın Dükkânları’dır. Ressam ve öykücü olan Bruno Schulz’un öyküleri iki disiplinin nasıl bir birliktelikle metne yansıtılacağının en iyi örneklerinden biridir. Her satırı bir ressam elinden çıkma olduğunu hissettiren öyküler, öykü türünün de başyapıtlarındandır.

//php print_r ($fields); ?>
Edebiyat, dünyalık bir iş; dünyaya sıkışıp kalmak da var, sığamamak da... Ama tabii önce dünyaya açılmak gerekiyor. Peki nasıl? Eğer Türkiye ile birlikte dünya edebiyatını da takip etmeye niyetlenmiş bir okursanız, çaresiz, yolunuz önce eleştiriden geçecek.








.jpg)







