Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar



Kararsız Okur: 150 yıldır Alice'le, deliğin içinde!

Dünya edebiyatında görülmemiş şey değil, bazı hikayeler zamanla bağlamından da, anlattıklarından da ve hatta en başta yazarından da kopuyor, bambaşka anlamlara bürünüyor ve türlü şekillerde yeniden yeniden yazılıyor. Alice Harikalar Diyarı da, Lewis Caroll'a değil, artık her şeyiyle dünya edebiyatına ait bir metin. İnsanlığın kolektif bilincinin ürünü... Bu niye böyle, neden böyle?



Karne: Her Şey Kaybolmadan Önce, Her Şey Ben Yaşarken Oldu

HER ŞEY KAYBOLMADAN ÖNCE Annika Scheffel

Aylak Adam Yayınları, Çev: Kübra Mehmetoğlu, Nalan Özpınar

 


 

BASKI > 3 yıldız

 



Kararsız Okur: Söz varsa, kültür yaşar

Azınlık edebiyatı ve kültürü demek kolay, işin içinden çıkmak zor. Görmezden gelinmeye çalışılsa da, yetersiz olduğu düşünülse de her şeye rağmen öyle zengin bir literatüre sahibiz ki bir bakışta koskocaman bir dünya çıkıyor karşımızda. Hakkını verebilsek kim bilir daha neler çıkacak. Kararsız Okur bu ay, azınlık edebiyatında dolaşıyor.



Tamam mı, devam mı?

Stieg Larsson’un Ejderha Dövmeli Kız, Ateşle Oynayan Kız ve Arı Kovanına Çomak Sokan Kız’dan oluşan Millennium serisiyle elde ettiği ilgi, öyle kolayca göz ardı edilebilecek gibi değildi zaten.



Kararsız Okur: Hikayemiz yolda yazılır

Denilir ki edebiyatın kendisidir yola çıkmak, yolda olmak. Edebiyat yolculuktur, kimi zaman durduğunuz yerden dünyaya, kimi zaman da dünyanın durduğu yerden içimize doğru ilerleriz. Yol, mitolojiden masallara, destanlardan modern ve hatta postmodern anlatılara yazının temel izleği olmaktan hiç vazgeçmemiş.



Kampa giderken yanınıza alabileceğiniz 10 kitap

Kamp yapmanın son yıllarda giderek daha çok insan için cazip hale geldiğini söyleyebiliriz. Hem “kurgulanmış” şablon tatillerden kaçıp daha esnek bir deneyim yaşamak, hem doğaya daha yakından temas etmek, hem de masrafları kısmak adına, çadırı ve gerekli malzemeleri ayarlayıp yollara düşmek pek çok insan için günlük rutinden ideal kaçışı temsil ediyor.



Amerikan edebiyatının guru-olmayan-gurusu

Çarpıcı bir cümleyle başlıyor 79 yaşındaki Don DeLillo’nun yeni romanı Zero K. “Herkes dünyanın sonunu sahiplenmek istiyor.” Geçtiğimiz ay yayımlandığından beri pek çok mecrada saygı dolu yorumlarla karşılandı, ölüm üzerine bu DeLillo çeşitlemesi.



Dersimiz: Beat Kuşağı

Beat Kuşağı'nın en önemli figürlerinden biri olan şair Allen Ginsberg, Naropa Üniversitesi'ne bağlı Jack Kerouac School of Disembodied Poetics'teki kürsüsünden genç şairlere seslenirken onları "profesyonel bir evrendeki amatörler" olarak tanımlıyordu. Ölene dek sürdüreceği bu derslerde Beat Kuşağı'nın edebi tarihini anlatan Ginsberg hemen her öğretmen gibi ödevler de veriyordu elbette.



Kararsız Okur: Eski şehrin yeni matematiği: Sözcükler

Bir ait olma-sahip olma hesabı yapılıyorşehirde. Paylaşma kavramı matematiksel bölme marifetiyle açıklanıyor. Ağacın adı yok, sayısı var. Sokakta kaç kişi var? Evde kaç kişi var? Sizde kaç çocuk var? Azınlıklar, çoğunluklar, bölücüler, ayrımcılar var. Bir elin nesi, iki elin sesi var. Atılmış milyonlarca tweet var. Sayısal devrim var. Bindokuzyüzler geçmiş demek, ikibinyirmiüçler gelecek.



Seyahat etmenin yazarlara sağladığı 6 katkı

Yazar tıkanması denen, o oldukça güç ve kimi zaman da suçlulukla dolu halden mi mustaripsiniz? O halde küçük bir seyahate çıkmaya ne dersiniz? Üstelik yalnızca tebdil-i mekanda bulunan ferahlık sebebiyle değil. Seyahat etmek yazarlık konusunda size sandığınızdan çok daha fazla yardımcı olabilir. İşte seyahat etmenin yazarlara sağladığı 6 katkı...

 

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.