Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar



Tarık Tufan: ''Kaybolmak Yeniden Başlayabilmek İçin Bazen Bir Lütutfur''

Kaybolan oylumlu bir roman, üç kişi etrafında gelişse de, tartıştığı çok konu var; günümüz kapitalizmi, pazarlama kültürü, evlilik kurumu, askerlik, Osmanlı mirası, aile, yazarlık, kişisel gelişimcilik… Bu romanın ve yazmaktan kaynaklı meselen neydi? Biraz buradan yola çıkalım sohbete…

 



A'dan Z'ye Füruzan

Edebiyatımızın en özgün seslerinden biri olan Füruzan’ın yaş gününü İpekli Mendil yazarlarından Billur Özeke’nin hazırladığı "A’dan Z’ye Füruzan" sözlükçesiyle kutlarız.   



Nuri Pakdil Nasıl Okunmalı?

Nuri Pakdil hayatı boyunca insanların gündeminden hiç düşmedi. Daha lise senelerinde oynadığı tiyatro oyunlarıyla ve çıkardığı Hamle dergisiyle çevresini saran öğrenci veya arkadaş grubunun çekim merkezi olmuştu.



A'dan Z'ye Ayfer Tunç

Bugün (2 Mart) Ayfer Tunç’un doğum günü. İpekli Mendil yazarlarından Eda Yavaş’ın, Ayfer Tunç öykülerinden yola çıkarak hazırladığı mini bir sözlükçeyle yazarın doğum gününü kutluyoruz. İyi ki doğdun Ayfer Tunç!

 



Kararsız Okur: Müzikli kütüphane

Belki de önce şarkılar söylemeye başladık! Yani ses çıkarmaya başladıktan sonra, dilden önce, sözden önce müzik vardı insanoğullarının ve kızlarının hayatında belki de… Müzik, hikaye anlatmak kadar temel bir güdü insan için. Dilden nasıl vazgeçemiyorsak, müzikten de vazgeçemiyoruz.



Sinema // Bir fikirden bir filme

Sinema, öncelikle bir hikaye anlatma sanatı; ve hikayenin nasıl anlatılacağı, hikayenin kendisinden daha önemli de olabiliyor çoğu zaman.



Sergi // Hareket, hareketsizlik ve okuma eylemi

Güncel sanatta yapıtın ne kadar kendiyle, ne kadar etrafında dans eden referanslarla (edebi, tarihsel, teorik, felsefi ya da güncel hayatla ilintili olabilir) ilgili olduğu “yapan”ların üzerinde bir külfet. Bu külfet, Deniz Gül’ün 22 Eylül’de İstanbul Balat’taki The Pill’de açılan sergisi “Loyelow”unun merkezinde, hatta üzerinde oturuyor.



Müzik // İki maratoncu

Bob Dylan’ın Nobel Ödülü’nü alması üzerine geçen kısa zamanda çok şey söylendi ve yazıldı. Bir tarafta, Dylan Nobel’i alıyorsa Stephen King de Rock’n Roll Hall of Fame’e kabul edilsin, gibi görüşler; diğer tarafta ise, “Dylan’ı ödüllendirmek, en yüksek dağ olduğu için Everest’e madalya takmak gibidir,” diyenler oldu. Bu ikinci görüş Leonard Cohen’e ait.



Bruno Schulz'un Tarçın Dükkanları

Bir öykü kitaplığında bulunması gereken önemli kitaplardan biri de Bruno Schulz’un (1892-1942) Tarçın Dükkânları’dır. Ressam ve öykücü olan Bruno Schulz’un öyküleri iki disiplinin nasıl bir birliktelikle metne yansıtılacağının en iyi örneklerinden biridir. Her satırı bir ressam elinden çıkma olduğunu hissettiren öyküler, öykü türünün de başyapıtlarındandır.



Yoknapatawpha Diye Bir Yer

Güneyin, ufku bulanıklaştıran bitmek bilmez sıcak öğlelerinde, dev meşe ağaçlarının gölgelediği Yunan Uyanışı stili evinde yazı masasına kurulmuş, mısır koçanı piposunu çok sevdiği Dunhill My Mixture 965 tütünle doldurmuş, daktilosunun tuşlarına basan bir adam vardı; William Faulkner.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.