Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar



Kampa giderken yanınıza alabileceğiniz 10 kitap

Kamp yapmanın son yıllarda giderek daha çok insan için cazip hale geldiğini söyleyebiliriz. Hem “kurgulanmış” şablon tatillerden kaçıp daha esnek bir deneyim yaşamak, hem doğaya daha yakından temas etmek, hem de masrafları kısmak adına, çadırı ve gerekli malzemeleri ayarlayıp yollara düşmek pek çok insan için günlük rutinden ideal kaçışı temsil ediyor.



Kararsız Okur: Eski şehrin yeni matematiği: Sözcükler

Bir ait olma-sahip olma hesabı yapılıyorşehirde. Paylaşma kavramı matematiksel bölme marifetiyle açıklanıyor. Ağacın adı yok, sayısı var. Sokakta kaç kişi var? Evde kaç kişi var? Sizde kaç çocuk var? Azınlıklar, çoğunluklar, bölücüler, ayrımcılar var. Bir elin nesi, iki elin sesi var. Atılmış milyonlarca tweet var. Sayısal devrim var. Bindokuzyüzler geçmiş demek, ikibinyirmiüçler gelecek.



Sanatçıların Mektupları

Yüzyıllar boyunca insanların en büyük iletişim aracı olan mektup bugün artık çok çok az kullanılıyor. [Hiç kullanılmıyor demek belki de daha doğru olacak] Mektuptan kastım kalem, kâğıt ve zarf kullanarak yapılan. Bugün artık kartpostal bile nadiren gönderilir oldu; hâlbuki çok değil bundan 20 yıl önce bile gidilen şehirlerden sevdiklerimize kartpostal gönderme alışkanlığı vardı.



Mardin'den Madrid'e tuhaf bir masal

Üzerinde çokça konuşulan, hakkında tezler yazılan ve her eline kalem alanın yazdığını iddia ettiği şey “masal”. Evet, kabul edelim büyülü bir kelime ve yine kabul edelim ki gerçeklerin her zaman önünde yürüyen ve gerçekleri takip etme zorunluluğu olmayan bir kavram. 



Karne: Her Şey Kaybolmadan Önce, Her Şey Ben Yaşarken Oldu

HER ŞEY KAYBOLMADAN ÖNCE Annika Scheffel

Aylak Adam Yayınları, Çev: Kübra Mehmetoğlu, Nalan Özpınar

 


 

BASKI > 3 yıldız

 



Kararsız Okur: 150 yıldır Alice'le, deliğin içinde!

Dünya edebiyatında görülmemiş şey değil, bazı hikayeler zamanla bağlamından da, anlattıklarından da ve hatta en başta yazarından da kopuyor, bambaşka anlamlara bürünüyor ve türlü şekillerde yeniden yeniden yazılıyor. Alice Harikalar Diyarı da, Lewis Caroll'a değil, artık her şeyiyle dünya edebiyatına ait bir metin. İnsanlığın kolektif bilincinin ürünü... Bu niye böyle, neden böyle?



Kararsız Okur: Söz varsa, kültür yaşar

Azınlık edebiyatı ve kültürü demek kolay, işin içinden çıkmak zor. Görmezden gelinmeye çalışılsa da, yetersiz olduğu düşünülse de her şeye rağmen öyle zengin bir literatüre sahibiz ki bir bakışta koskocaman bir dünya çıkıyor karşımızda. Hakkını verebilsek kim bilir daha neler çıkacak. Kararsız Okur bu ay, azınlık edebiyatında dolaşıyor.



Kararsız Okur: Hikayemiz yolda yazılır

Denilir ki edebiyatın kendisidir yola çıkmak, yolda olmak. Edebiyat yolculuktur, kimi zaman durduğunuz yerden dünyaya, kimi zaman da dünyanın durduğu yerden içimize doğru ilerleriz. Yol, mitolojiden masallara, destanlardan modern ve hatta postmodern anlatılara yazının temel izleği olmaktan hiç vazgeçmemiş.



Kararsız Okur: Müzikli kütüphane

Belki de önce şarkılar söylemeye başladık! Yani ses çıkarmaya başladıktan sonra, dilden önce, sözden önce müzik vardı insanoğullarının ve kızlarının hayatında belki de… Müzik, hikaye anlatmak kadar temel bir güdü insan için. Dilden nasıl vazgeçemiyorsak, müzikten de vazgeçemiyoruz.



Mükemmel mutluluk tanımı: "Okumak"

Bir dönem fazlasıyla popüler olan anket defterlerinin tarihi hayli gerilere dayanıyor aslında. Ünlü Fransız yazar Marcel Proust henüz 13 yaşındayken de bir hayli popülermiş bu defterler. Öyle ki 13 yaşındaki Proust böyle bir defter satın alıp içindeki İngilizce soruları yanıtladıktan sonra arkadaşı Antoinette Faure’a doğum günü hediyesi olarak vermişti.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.