Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Sağlığında yazdığı hiçbir şeyin yayımlandığını göremeyen Fransız aforizmacı Joseph Joubert'in bugün bildiğimiz birçok özlü sözü bulunuyor, ancak bir tanesi var ki, sık ve nitelikli kitap okuyanların aklından hiç çıkmaması gerekiyor: "Bir eserin sonu, daima başlangıcını hatırlatmalıdır." Joubert haklı; bir romanın son sözcüğünü okuduktan sonra ilk yaptığımız, öykünün başlangıcını yeniden yaşamak

//php print_r ($fields); ?>
Kısa hayatına sığdırdığı ciltler dolusu şiir, roman ve deneme yazısı ama daha önemlisi yaşadığı dönem Fransız edebiyatına damgasını vuran René Crevel’in Babil romanı nihayet Türkçeleştirildi. Milli Kütüphane kayıtlarında ve kişisel hafızamda René Crevel’e ait Türkçe yayımlanmış hiçbir kitap kaydı yok. Bu sıradışı yazarla yüzyıllık bir gecikmeyle de olsa buluşmak sevindirici.

//php print_r ($fields); ?>
Monika Maron'un romanı Uçucu Kül, sosyalist ve demokratik olduğunu iddia etmesine karşın, aslında totaliter olan bir sistemin falsolarını görmezden gelemeyen, toplum içinde yüksek sesle savunamayan, dolayısıyla dünyanın geri kalanına karşı meşrulaştıramayan; düzen için kısa vadede uyumsuz, uzun vadede hain, gazeteci Josefa Nadler'in hikayesini anlatıyor.

//php print_r ($fields); ?>
Sözü Türkçe edebiyatın sağlam bellekli, safalı dilli, edalı sözlü ve şen şakrak denemecisi Salâh Birsel’le açmak isterim. Bir tür olarak denemenin hor görülüp ders kitaplarına hapsedilmesi, hele hele Türkçede deneme yazarı yetişmemesi, doğrusu ahlanıp vahlanacak bir meseledir. Öyle ki, iyi bir deneme okumak insanı krallar katına yükseltir, başına taç bile koyar.

//php print_r ($fields); ?>
Kitapçıya girdiğimde, zarif kapağıyla ilgimi çeken Kelime Defteri'nin, çok kıymet verdiğim bir yazarın, Nazan Bekiroğlu'nun kaleminden çıktığını görüyorum. Bekiroğlu, hayatın penceresinden gördüğü manzaraya bakmaya bizleri de tebessümle davet eden bir yazar. Elbette bu nazik davete icabet etmek gerekir...

//php print_r ($fields); ?>
Yeni kuşak öykücülerden 1987 doğumlu Gökhan Yılmaz’ı Lacivert, Öykü Teknesi, Melantis, Kül Öykü, Dergah, Yeniyazı, Özgür Edebiyat, Kitap-lık ve Notos gibi dergilerde yayınlanmış olan hikayelerinden t

//php print_r ($fields); ?>
Kuşlar Yasına Gider’in anlatıcısı bir oğul. Tüm çocuklar gibi babasının hikayelerini merak eden, ellili yaşlarında bir oğul. Hepimiz gibi bir baba hikayeleri toplayıcısı esasında o da. Babayla, baba otoritesiyle “meselesi” olan roman kahramanlarından birisi değil ama. Sakin, beklemeyi iyi bilen bir hikaye toplayıcısı.

//php print_r ($fields); ?>
Adını bilmediğimiz gezgin yollardadır. Onun kadın olduğunu öğrensek de sonradan, adını hiç duymayız. Kendisine sadece Gezgin der. Motosikletiyle yollardadır o, her zamanki gibi. Ancak bu seferki yolculuk, onu hiç beklemediği bir yere götürecektir.

//php print_r ($fields); ?>
Yorgunuz. Kimi azıcık dürtsek, kısacık bir gündelik selamlaşmanın hemen altından dev canavarlar başını uzatıyor. İçlerimiz karanlık. “Bu da geçer,” demek hiç olmadığı kadar zor. Bir ülke dolusu insan kaynayan bir kazanın içinde çırpınıp duruyoruz. Üstelik sadece bugünün şartlarından, bugün içinden geçtiğimiz dönemin ağırlığından değil.

//php print_r ($fields); ?>
Afrika ve Arap edebiyatının en en önemli yazarlarından Tayeb Salih, 1929 yılında Sudan’da doğdu. Hartum Üniveristesinde eğitim gördü. Bir süre ülkesinde öğretmenlik yaptıktan sonra İngiltere’ye yerleşen Salah, uzun bir süre BBC’nin Arapça bölüümünü yönetti, ardından Unesco’da çalıştı.














