Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Bir şeyin anlaşılır olması için, okunup yazılabilmesi gerekir. Bilginin iletimi için her şeyden önce, tıpkı okullar gibi yapısı önceden oluşturulmuş ortak bir anla(ş)ma zeminine gereksinim var. Düşünce, tıpkı insanlık ailesinin çevresinde buluştuğu büyük bir masaya benzer. Bu seçilmiş alan, binlerce yıllık bir düşünce geleneğine sahip evreni ayakta tutan ilahi bir güce sahiptir.

//php print_r ($fields); ?>
Cemal Süreya bir TRT röportajında “1944 yılında Dostoyevski’yi okudum, o günden beri huzurum yoktur” sözleriyle anlatmıştı kısa biyografisini. Bir şairin, hayatında yer alan en can alıcı noktayı bir romancının duygu evreniyle tanıştığı an olarak kodlaması, evet çok havalı. Ama konu Dostoyevski ise, zaten huzur falan yoktur ortada, Süreya havalı değil yani, buz gibi haklı. Ve huzursuz.

//php print_r ($fields); ?>
Dan Brown’un Da Vinci Şifresi romanı, malum, dünya üzerindeki neredeyse her dile çevrildi. Zamanında, yüksek bütçeli ve “yüksek” bir yıldızın başrolde olduğu bir Hollywood filmine de dönüşerek çok çok daha geniş kitlelerin ilgisine erişmişti. Bu tahmin edilemez boyuttaki ilgi, bazı girişimcileri harekete geçirmekte gecikmedi tabii.

//php print_r ($fields); ?>
Osmanlı mirasıyla yola çıkan Türkiye, kuruluşundan bu yana bir kültür savaşı veriyor. Özellikle Cumhuriyet’in ilk yıllarında devlet eliyle ve Batılı saiklerle icra edilen kültür-sanat, muhafazakar iktidarlar döneminde defalarca sorgulandı.

//php print_r ($fields); ?>
Aynı zamanda boksör de olan bir şairdi Arthur Cravan. Fakat itiraf etmek gerekirse ne büyük bir şairdi, ne de çok arzulamasına rağmen sıkı bir boksör olabildi.

//php print_r ($fields); ?>
Fotoğraf bulunduğunda, aslında bulunan neydi… Zamanı durdurmak, yaşamı dondurmak mıydı amaç? Olan bitenden haberdar etmek mi, o anlara şahit olmayanları… Unutmayı ertelemek, bir zamanlar buraların böyle olduğunu göstermek mi? Yaşamın özü, değişimi belgelemek mi? Aynı ırmakta iki kez yıkanılmayacağını mı ispatlamak…

//php print_r ($fields); ?>
Selçuk Demirel’in Yazarların Yüzünden kitabında bir araya getirilen “çizgi-portre denemeleri,” tanıdık gelecektir. Behçet Necatigil’den Oğuz Atay’a, Orhan Pamuk’tan Dostoyevski’ye 73 “yazı’n” insanının çizgi-portrelerinin büyük bir çoğunluğu, 2006-2016 arasında Milliyet Kitap ekinin kapak desenleri olarak da çıkmışlardı karşımıza.

//php print_r ($fields); ?>
İsveçli kimyacı Alfred Nobel anısına 10 Aralık 1901'den beri ödül dağıtan İsveç Akademisi, Leo Tolstoy, James Joyce, Virginia Woolf, Mark Twain, Joseph Conrad, Anton Chekhov, Marcel Proust, Henry James, Henrik Ibsen, Emile Zola, Robert Frost, W.H. Auden, F. Scott Fitzgerald, Jorge Luis Borges ve Vladimir Nabokov'u atladığı için eleştirildi.

//php print_r ($fields); ?>
Tam güneş tutulmasına şahit olmak bir kişinin ömründe sayılı kez gerçekleşebilecek bir durum.

//php print_r ($fields); ?>
Keşfet'in bu ayki konuğu Bahadır Baruter.
Sizlere keşfetmeniz için John Berger’in Picasso'nun Başarısı ve Başarısızlığı isimli kitabını öneriyor, hem de kendi el yazısıyla!
Bu kitaptan altını çizdiği cümle ise şöyle: “Daha önce kimse boyayla küfretmemişti.”

















