Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Aynı zamanda boksör de olan bir şairdi Arthur Cravan. Fakat itiraf etmek gerekirse ne büyük bir şairdi, ne de çok arzulamasına rağmen sıkı bir boksör olabildi.

//php print_r ($fields); ?>
Sosyal devlet hayalinin yarattığı ulus kimlikleri, son yirmi yıldır gerçekleşen göçmen akımları sonrası yeniden yapılanıyor. Bu dar tanımlı kimliklerin genleşmesi sürecinde ise, toplumsal katmanların tepkimelerle ayrıştığına şahit oluyoruz. Rafine kültürleri, şimdi biraz desenleniyor gibi.

//php print_r ($fields); ?>
Çok değil, bundan on beş yirmi yıl önce Türkiye'ye yurt dışından kitap getirtmek –kredi kartımı versem mi, postacı paketi getirecek mi, ya gümrüğe takılırsa gibi endişelerle birlikte– hayatımıza giren müthiş bir yenilikti. İnternet sayesinde burada bulamadığımız yüz binlerce kitap bir anda erişilebilir olmuştu. Gelen her paket, benim için bayram heyecanı gibi bir şeydi. Hâlâ da öyledir.

//php print_r ($fields); ?>
Sonbaharda okurlar için heyecanlı günler başlar: Yeni sezonun kitapları sökün etmektedir kitabevi vitrinlerine, fuarlara büyük bir hararetle kitaplar yetiştirilir, dünya çapında ödüller dağıtılır (kimi zaman Bob Dylan gibi tartışma yaratan isimlere mesela Nobel Edebiyat Ödülü verilebilir), okurun ufkuna yeni kitaplar ve yazarlar girer.

//php print_r ($fields); ?>
Klasikleri okumamak için sıralanan bahanelerden ilki hacimleriyle, "bitmek bilmeyen sayfalarıyla" ilgili olur genelde.

//php print_r ($fields); ?>
Oryantalizm aslında bir tür misyonerlik ve siyasi gayelere sahip.
Batı şarkiyatçılarının bilerek veya bilmeyerek İslam’ı tahrif etmeleri bilinen bir vasıf.

//php print_r ($fields); ?>
Kararsız Okur'un kitaplığında bu ay, hastalıktan şifa çıkaran romanlar, çağımızın iyileşme umudu olan psikanalize dair üretilmiş metinler ve yazarların hastalıklı/sağlıklı özyaşamöyküleri, raflarda durdukları yerde bize göz kırpıyor.
Yazmaktan ve okumaktan başka çaresi olmayanlar için...

//php print_r ($fields); ?>
Çağatay Yaşmut’un kaleme aldığı “Başkomiser Galip polisiyeleri”nin ilki olan Beyoğlu Çıkmazı, 2008’de yayımlanmıştı. 2012’de de Kadıköy Cinayetleri ile dördüncü kitaba ulaşmıştık. Sonrasında ise yeni bir macera eklenmedi bu seriye.

//php print_r ($fields); ?>
Ciltli, ciltsiz... Büyük boy, orta boy, küçük boy... Çoğunlukla orta sehpalarda gördüğümüz dev boy, şömizli, ciltli, bol fotoğraflılar... İncecik hurufatıyla mini kitaplar ya da klasik cep boyları... Kimisi kalın, niteliği yüksek kağıtlara basılmış; kimisi çevre dostu, gerikazanımlı kağıtlara...

//php print_r ($fields); ?>
Cemal Süreya bir TRT röportajında “1944 yılında Dostoyevski’yi okudum, o günden beri huzurum yoktur” sözleriyle anlatmıştı kısa biyografisini. Bir şairin, hayatında yer alan en can alıcı noktayı bir romancının duygu evreniyle tanıştığı an olarak kodlaması, evet çok havalı. Ama konu Dostoyevski ise, zaten huzur falan yoktur ortada, Süreya havalı değil yani, buz gibi haklı. Ve huzursuz.
















