Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar



"Gorgostik" bir atmosferde yaşamak

Şiirin ekonomisi, romanın sonsuz gevezeliğe olanak tanıyan yapısal potansiyeli; bu ikisinin arasında, belki de iyisi en nadir olan öykünün kısa hacimdeki büyülü kudreti... Edebi metinler üzerinde düşünürken soyutlamanın gücünü de unutmamak gerekir, özellikle de modern edebiyatta.



ÇizgiRoman // Hepimiz kuklayız

Çocuklar neden çizgi roman okuyor? Her hafta koşarak, kapışarak aldıkları çizgi romanlarda neler anlatılıyor? Bu kostümlü maskaralar nasıl oluyor da bu kadar seviliyor? Amerika’da süper kahramanların altın çağı sayılan 1938-1949 yılları arasında pek çok bürokrat ve eğitimci bu soruları soruyor, korkuyor ve endişe ediyordu.



Hatırlamak esastır

Avustralyalı müzisyen/şarkıcı Nick Cave, hayatının beyazperdeye yansıtıldığı Dünyada 20.000 Gün filminde psikanalistinin, “Hayatta en büyük korkunuz nedir?” sorusuna, “Belleğimi yitirmek,” diye cevap veriyordu. Alman yazar W. G. Sebald’ın edebiyatını da tek bir sözcükle tanımlamak gerekse, bu sözcük “bellek” olabilir. Ya da belki, daha kapsayıcı olması bakımından “hafıza”...



Pembe iyimser bir renktir

Arakçı, metropolde tek başına yaşayan, beyaz yakalı genç bir kadının hayatının birkaç günlük kesitini anlatıyor. Reklam ajansında çalışan Corrina Park’ın kendisiyle, yaptığı işle, yalnızlığı ve geleceğiyle ilgili arayışını okuyoruz. Rutinleşen biçimde işine gidip gelen genç insan tekinin sıkıntılarını ve büyümesini izliyoruz da denebilirdi.



"Adımı unuttum, vardı üstelik"

Görülmeme durumu kurmacada epeyce işlenmiştir, fiziksel bir görünmezlik değil de karakterin ve temsil ettiklerinin görünmez olduğu durumlar, ana karakterin adının olmayışı, etraftakilerin karakteri silikleştirmesi ve sonucunda genellikle varılan birey-toplum çatışmasına dayalı toplumsal eleştirinin örneği çok.



Erkeklik ve babalık ekseninde bir değişim öyküsü

Norveçli yazar Karl Ove Knausgaard, 21. yüzyılın en çok konuşulan yazarlarından biri. Kavgam serisi birçok dile tercüme edildi ve kısa sürede çok satanlar listelerine girdi. Knausgaard’un hatırı sayılır bir hayran kitlesi de oluştu ve hatta adına “Knausgaard-mania” denen bir çılgınlık bile türedi.



Barthes: Hem sağlam hem kırılgan

Fransız göstergebilimci ve edebiyat eleştirmeni Roland Barthes hakkında yazılmış kapsamlı ve ayrıntılı ilk biyografi, Barthes’ın diğer yapıtlarının da pek çoğunu Türkçeye kazandıran Sema Rifat tarafından dilimize çevrildi. Kendisi de bir göstergebilim uzmanı ve dilbilimci olan Louis-Jean Calvet tarafından yazılan bu biyografinin en önemli tarafı pek çok tanıklığa dayanması.



Sherlock Sherlock’a karşı

Jane Austen’ın Northanger Manastırı adlı romanı 1818’de, yani gotik romanın yükseliş döneminin sonlarında yayımlandığından beri, bir gotik roman parodisi olarak değerlendirildi. Özellikle Ann Radcliffe’in eserlerine göndermeler yapan bu roman, 1818’de yayımlanmış olsa da, aslında tam da Radcliffe’in ve gotik romanın zirvede olduğu 1790’lı yıllarda yazılmıştı.



Zaman hakkında bazı mühim masallar

Gelecek içimizde tatlı bir uyku çekmektedir de, geçmiş nerededir? Unutuşun tunç kapısını zorlayan hatıralar, nereye gitmek istemektedir? Zamanı genişletip daraltan, bazen bir çembere bazen de tek bir noktaya benzeten nedir? Bir kişinin dilinden nasıl olur da insanlığın o uzun hikayesi dökülür? Belki de fevkalade büyük bir hikayenin içinde yaşıyoruzdur.



"Altı gün"ün sonunda Mısır

“Üçüncü dünya edebiyatı” kavramıyla ifade edilmek istenenlerden birisi, Batı edebiyatının merkezinden uzakta yetişen edebiyatçıların eserlerindeki yenilik ve çeşitliliktir. Bu yenilik ve çeşitlik -Cortázar, Márquez ya da Borges’in kitaplarında olduğu gibi- genellikle hafıza, hakikat ya da zaman gibi temaların ele alınış biçimindeki yenilik ve çeşitliliğe atıf yapar.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.