Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Tüm kurmaca eserler biraz acemilik ürünüdür. Bu metinlerle bağlantılı bir durum değil. Ne kadar emek harcasanız, titizlikle uğraşsanız da üslubunuz, hikayedeki öncelikleriniz zaman içinde değişecek. Üstüne üstlük arayış peşinde bir yazarsanız yani her yeni öykünüzde aynı, o çok iyi bildiğiniz, ezberlediğiniz numarayı çekmiyorsanız bu acemilik serüvene dönüşüyor.

//php print_r ($fields); ?>
Haruki Murakami yalnızca son romanı Kumandanı Öldürmek’le değil, mayıs ayında Cannes’daki gösteriminden bu yana adından söz ettiren edebiyat uyarlaması Şüphe (Burning) ile de gündemde.

//php print_r ($fields); ?>
Bütün öyküleri Can Yayınları tarafından Ötekinin Rüyası ve Ayak İzlerinde Adımlar adıyla kitaplaşan Julio Cortázar’ın, Ötekinin Rüyası’nda yer alan Hayvan Hikâyeleri bu sefer müstakil olarak basıldı.

//php print_r ($fields); ?>
Sanat, sanatın önemine inananlar için dünyanın en önemli çıkış yollarından biri. Bir konserin, bir serginin, bir şiir kitabının insan ruhunda yaptığı etkiyle yarışabilecek çok az şey vardır. Hele sanatın içinde sadece izleyici olarak değil, bir yazar, ressam ya da fotoğrafçı olarak varsanız, işler daha bir başka olacaktır.

//php print_r ($fields); ?>
Japon edebiyatının önde gelen yazarlarından Juniçiro Tanizaki, edebi serüvenine modern Batı edebiyatını model alarak başlar. Bu ilk dönemde Batı’ya takıntı derecesinde hayran, gelenekle yeni arasında sıkışmış bireyleri hikaye eder.

//php print_r ($fields); ?>
Geçtiğimiz yıl Toronto Film Festivali İzleyici Ödülü’nü alan The Platform, kısa sürede Netflix’in en çok izlenenler listesinde kendisine yer edinmeyi başardı. Senaristliğini David Desola, yönetmenliğini ise Galder Gaztelu-Urrutia’nın üstlendiği film, uzun süre zihinlerdeki tazeliğini koruyacak gibi.

//php print_r ($fields); ?>
Kütüphanelere dair yapılan her çalışmada kendine ilk sıralarda yer bulan İskandinav kütüphaneleri son olarak, Amerika’nın aylık popüler kültür dergisi Wired tarafından hazırlanan, “dünya üzerindeki en güzel görünüme sahip 10 kütüphane” listesinde karşımıza çıktı. Listenin birincisi yalnızca ülkesi Danimarka’nın değil tüm İskandinavya’nın en büyük kütüphanesi olan Dokk1.

//php print_r ($fields); ?>
Balzac, 1831 yılında Evliliğin Fizyolojisi’nden on yıl sonra yazar Çalışanın Fizyolojisi’ni. Bu küçük kitap, yazımından yaklaşık 180 yıl sonra, ilk kez Münif Sair tarafından Türkçeye çevrildi.

//php print_r ($fields); ?>
1) İlk şiiri 8 yaşındayken yayımlandı
1941 yılında Boston Herald’da yayımlanan şiirin başlığı “Poem”, yani Şiir’di. Yazarın alametifarikası olan karanlık metinlerden çok farklı, kısa ve neşeli dizeler bunlar.

//php print_r ($fields); ?>
“Şiir masumluğun yeniden ele geçirilmesidir” der Octavio Paz. Bunun için başlangıca yani söze gideriz. Üstü örtülmüş bir güzelliği yeniden görünür kılmak için sözün hakkı bizi beklemektedir. Mustafa Köneçoğlu’nun sekiz yıl sonra yeniden basılan ilk kitabı Söz Hakkı, bir şairin gerçeklikle ve dünyayla kurduğu bağın hem oluş hem de eriş sancılarına odaklanan bir şiirler toplamı.

















