Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar



Robert Walser’in uzun yürüyüşü

İyi bir inceleme okumak sahih okurları krallar katına oturtur, sıkı bir biyografiye rast gelmek biz dünyanın yetimlerine kaftanlar giydirir. Ne ki, insanın ahir ömründe bu ikisiyle karşılaşması pek seyrektir.



GrafikRoman // Yanı başımızdaki çizgi roman

Sadece bizde değil, çizgi romanın endüstri olduğu ülkelerde bile olabiliyor, grafik romanla ilgili yanlış bir algı var. Sanılıyor ki, başlayıp biten bir serüveni anlatan her tek çizgi roman eseri grafik romandır. İlgisi yok; baskı niteliği, sunum, hacim veya başlayıp bitmesiyle açıklanamaz grafik roman.



Müzik // Işıldayan tozlar albümü

Türkiye’nin geçmişinde “sisli” olmayan bir dönem var mı acaba? Hele söz konusu Batı mamulü bir müzikse... Neyin, ne zaman, ne olduğu; kimin, neyi, nasıl yaptığı tam anlamıyla kayda geçmiş olabilir mi?



İstanbul’un gerçek sesine kulak ver!

İstanbul’un ne zaman adı geçse, sanki şehrin üzerinden ince bir lodos geçer de herkesin zar zor içinde tuttuğu kelimeler ortaya saçılıverir. Şehre dair ne hissettiklerimiz ne de söyleyeceklerimiz biter ama hep insan olmanın o görünmez duvarlarına toslar kalırız.



İnanç ve isyan arasındaki ince çizgi

Aradaki Nehir, bir ülkenin ve ülke insanlarının kaderinin -kendi istekleri dışında- dışa bağımlı hale gelmesinin temel hatlarını çiziyor. Sömürgeleştirilmenin tarihi de diyebileceğimiz sürecin nasıl başladığını ve nasıl ilerlediğini oldukça sade, bir yandan da şiirsel bir dille anlatıyor roman.



İyi dinleyici iyi anlatıcı

Ursula K. Le Guin’le Konuşmalar, Le Guin’in yazı üzerine düşüncelerini ve eserlerini yaratma sürecini merak eden okurun ilgisini çekecek bir kitap. Yazarla 1980-2006 yılları arasında yapılmış söyleşilerden oluşuyor, ama aklınıza bildik türde röportajlar gelmesin. Söyleşilerin en önemli özelliği, “soru-cevap”ın ötesine geçen gerçek birer diyalog olması. Ursula K.



Yok, var'la tanışmıyor

Shakespeare’in bir arkeolog olmasını kabullenir miydiniz; daha doğrusu, Shakespeare’in bir arkeolog olmasına tahammül eder miydiniz?



Düşüşün hikayesi

16-25 Aralık 1989'da, Romanya Devrimi bütün ülkeyi harekete geçirirken bir dönemin de bitişini haber veriyordu. Çavuşesku'nun “kalkınma hamlesi” adı altında Romanya kaynaklarını sıfırlayarak uyguladığı politikalar ve “Halkın Sarayı” ismini verdiği yapının yoksulluğa rağmen lüksle donatılması, Romanya'da sokakları insanlarla doldurup taşırmıştı.



Zamansız zamanda iki dedektif

Sinema ve edebiyatla haşır neşir olanlar, çift dedektifli hikayelere de aşinadır mutlaka. İrlandalı yazar Keith Ridgway de, Hawthorn ile Child’da böyle güçlü bir öykü getiriyor önümüze. Ancak bu, ne tam bir polisiye ne de bilindik kalıplara sığan bir roman. 

 



Avcı avını anlamaya çalışmaz

"Tanrı'nın işine bak, doğruyu söyleyince kimse bana inanmıyor," diyor Gerçek ve Diğer Yalanlar'ın başkarakteri Henry Hayden.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.