Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Her nedense en rahat ve yaygın olarak takip ettiğimiz edebiyat dili İngilizce gibi geliyor bana. Bir zamanlar Fransızcanın belirgin bir ağırlığı varmış, hatta yazarlarımız Fransızca okudukları romanlardan ve şiirlerden hareketle modern edebiyatımızı oluşturmaya başlamışlar.

//php print_r ($fields); ?>
“Şiir masumluğun yeniden ele geçirilmesidir” der Octavio Paz. Bunun için başlangıca yani söze gideriz. Üstü örtülmüş bir güzelliği yeniden görünür kılmak için sözün hakkı bizi beklemektedir. Mustafa Köneçoğlu’nun sekiz yıl sonra yeniden basılan ilk kitabı Söz Hakkı, bir şairin gerçeklikle ve dünyayla kurduğu bağın hem oluş hem de eriş sancılarına odaklanan bir şiirler toplamı.

//php print_r ($fields); ?>
Orhan Pamuk’un romanları çok konuşulur, tartışılır. Söylenenler ya Nükhet Esen’in derlediği Kara Kitap Üzerine Yazılar’da olduğu gibi bir kitaba odaklanır ya da Yıldız Ecevit’in Orhan Pamuk’u Okumak, Jale Parla’nın Orhan Pamuk’ta Yazıyla Kefaret adlı çalışmalarındaki gibi yazarın külliyatına yönelir. Oğuz Demiralp’in Orhan Bey ve Kitapları isimli çalışması ikinci gruptan.

//php print_r ($fields); ?>
Sinik Bir Başkaldırı: Edebiyat Ehlileştirilmeye Karşı

//php print_r ($fields); ?>
Bakir kalmış coğrafyasına, elverişli fiyatlarına, ortaçağ kasabalarını hatırlatan dokunulmamış mimarisine, havasının ve suyunun kattığı lezzetli yiyeceklerine kapılan turistler, zamanında yaşanmış sert idari dönemlerin ve kıyasıya savaşların sonuçları için şöyle bir ahlanıp vahlanırlar, ama sonrasında gidecekleri başka bir yere geçerler.

//php print_r ($fields); ?>
Yayımladıkları yeni kitaplarıyla ilgili röportaj vermeyen ya da makul bir sayıda tutmaya özen gösteren yazarlar, söz konusu kitabın artık kendi yolculuğuna çıktığının daha çok farkındalar. Ne denirse densin, artık her okurun elinde farklı bir hikayeye dönüşebilir. Hatta yazarının belki de hiç istemediği bir çerçeveye sokulacaktır...

//php print_r ($fields); ?>
Ev yaşamında kardeşlik, vazgeçme imkânının olmadığı en uzun ilişki biçimdir. Ve evdeki iki çocuk arasında yaşanan çatışmalar birçok ebeveynin ortak sorunlarından birisidir. Bitmeyen çekişmeler, kavgalar, zıtlıklar kardeşliğin ilişki biçiminde ister istemez olur. Ancak bütün bu olumsuzluklara rağmen iki kardeş arasındaki bağ her daim görünenden çok güçlüdür ve paha biçilmezdir.

//php print_r ($fields); ?>
“Özel Kütüphaneler” projesinin ilk hazırlık aşamalarında dahi Kadın Eserleri Kütüphanesi aklımızdaydı; ama özellikle mart ayını beklememiz, tesadüf değil elbette! 8 Mart dolayısıyla, belki en yoğun dönemini yaşıyor olabilir ama sunduklarıyla, her daim aklımızın bir köşesinde durmasında fayda var hiç kuşkusuz.

//php print_r ($fields); ?>
Cem Sancar romanları hakkında yazmak hem kolay hem de zordur. Kolaydır çünkü gerçeği tüm açıklığı ile ifade eder, dolambaçlı yollara, gereksiz süslemelere, uzun tasvirlere tevessül etmez. Gördüğünüzde büsbütün bir resim canlanır kafanızda. Zordur çünkü her cümle adalet terazisiyle kurulur ve kelimenin ötesinde birçok anlam barındırır.

//php print_r ($fields); ?>
Dan Simmons’un 2007 tarihli aynı adlı romanından televizyona uyarlanan The Terror, birini tanımak için onunla yolculuğa çıkmak gerektiğini doğrulayan bir öykü. 15.

















