Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Hep yeniden başlayan kadın:Mrs. Dalloway

//php print_r ($fields); ?>
Ayin ismiyle Türkçeye çevrilen Hereditary (2018) korku türüne düşkün olanların uzun zamandır merakla beklediği filmdi ve görünüşe bakılırsa bekleyişe değdi. Tüm dünyada büyük ses getiren film, klasik korku unsurlarını özleyenleri de, alt metni bol, ailevi meseleleri deşen çetrefil bir korku filminin eksikliğini çekenleri de fazlasıyla etkilemiş gözüküyor.

//php print_r ($fields); ?>
Çiçeği burnunda yeni çocuk kitapları yayınlamaya başlayan Turkuvaz Çocuk, klasik olmuş dört kitabı çocuk okurlarıyla buluşturdu. Ülkemizde defalarca baskısı yapılan bu kitapları diğer baskılarından ayıran özelliği hem boyutu hem de çizimleriyle bir açılım sağlamış olması.

//php print_r ($fields); ?>
Kavramların ve tanımlamaların çoktan buharlaşıp yok olmaya yüz tuttuğu 21. yüzyılda, “Türkçe Edebiyat-Türk Edebiyatı-Yerli Edebiyat” isimlendirmelerinden hangisini kullanmanın doğru olduğu tartışmaları da halen sürüyor. Aslında bu tartışma, içerisinde birçok soruyu barındırıyor: Kullanılan dil midir bir eseri var kılan sadece? Edebiyatı dil ile sınırlamak ne kadar doğrudur?

//php print_r ($fields); ?>
Kodlama, robotik, yazılım, algoritma gibi kavramlar günümüz çocuklarının aşina olduğu ve öğrenmek için çaba gösterdiği bir eğitim unsuruna dönüştü. Okullarda müfredata giren, birçok üniversite, belediye ve bilim merkezinde atölyeleri bulunan bu dijital gerçeklik artık neredeyse hayat bilgisi dersinden daha önemli halde.

//php print_r ($fields); ?>
Daktilolar, ilham veren bir yazı aleti olma özelliklerini yitirdiler sanki son yıllarda. Daktilo ve plak gibi nesneler, hispter’lıkla, nostalji ya da retro düşkünlüğüyle bir tutulmaya başlandı; ilham için basit bir kalemin yeterli olduğu görüşü giderek daha çok hakimiyet kazandı. Kaleme silgiye ulaşmak basit, onları yanımızda taşımak zahmetsiz; üstelik ses de çıkarmıyorlar...

//php print_r ($fields); ?>
Sonbahar her nedense pek çok açıdan yeni başlangıçların mevsimi oluyor. Belki de okul çağından kalan bir alışkanlıkla, eylül ayı, hayatımızdaki çarkların yeniden dönmeye başlaması anlamına geliyor. Uzun ya da kısa bir yaz tatilin sonunda, belki yeni kurumlarda belki eski kurumlarda eğitim, iş yeniden yoğunlaşıyor.

//php print_r ($fields); ?>
Tüm dünyada 90’lı yıllara duyulan özlemin sebebi, o dönem çocukluğunu - ilk gençliğini yaşamış neslin ellerinden yitip giden zaman için tuttuğu bir yas mı, yoksa internet ile yeni bir çağa başlayan insanlığın “eski dünya”ya en yakın, tarihi “bozulmanın” henüz başlamadığı milenyum öncesi 90’lar olarak görmesi mi, veyahut bunlar dışında bir ya da birden fazla çeşitli nedenler mi bilemiyorum.

//php print_r ($fields); ?>
“Bir dili konuşmak bir dünyayı, bir kültürü kuşanmak demektir.” Frantz Fanon

//php print_r ($fields); ?>
Tren, insanın her çağda yeniden icat ettiği, her yeni icadına hayran olduğu kadar kendine rakip gördüğü bir makine. İnsanüstü hızı ve gücü olsun ama insana baş eğsin. İnsanın hayal gücünden çıktığı için kurmaca var trenin özünde. Siyah beyaz kovboy filminin bildik sahnesidir: Demiryolu, uçsuz bucaksız Vahşi Batı’nın boynuna takılmış demirden tasma gibi uzanır.















