Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar



Sorumsuzken özgür müyüz?

Zgymunt Baumann, “özgürlük sınırsız gibi algılanınca özellikle kişinin içinde büyük bir karmaşa doğar” diye bir laf etmişti vakti zamanında. Hemen hepimizi bağlayan sorumluluklar, aslında özgürlüğümüzün sınırını çiziyor. Peki, sınırın silindiğini düşünüp ipleri salıverirsek? Luigi Pirandello'nun kahramanı Mattia Pascal bu soruya kendince verdiği yanıtlardan doğan ikilemden mustarip. 



Betto'nun Brezilya’sı

Çok sayda dile çevrilen 60 kitabı bulunan Frei Betto’nun polisiyesi Brezilya Oteli, bir otelde işlenen seri cinayetler etrafında gelişiyor. Katilin ve bir sonraki kurbanının kim olacağı sorusuyla hikayenin gizemini sonuna kadar koruyan Betto, aslında ülkesinin siyasi, ekonomik ve sosyal panoramasını ortaya koymuş.



Uyuyamayanlar için bir ninni

Size bir insanın en temel fiziksel ihtiyaçlarını sorsam, tereddüt etmeksizin su ve yemek der, büyük olasılıkla da uykuyu unuturdunuz. Oysa hiç uyumayan bir insan uykusuzluğunun sekizinci gününde “uyku mahrumiyeti psikozuna” giriyor, yani aklını yitirmeye başlıyor; tümden çöküş ve ölüm için ise sadece otuz iki gün yetiyor.



Esaslı kaybeden

Cinayet Mevsimi ve Müruruzaman Cinayetleri ile tanıdığımız Suat Duman uzun bir aranın ardından bu kez Dünyanın Leşleri ile karşımızda. Dünyanın Leşleri yazarın ilk iki kitabının aksine Mehmet Cemil’in maceralarından biri değil. Bu kez hikayenin başköşesinde isimsiz bir kahraman var.

 



“Balık diye bir şey yok sadece boğulmak var”

Bora Abdo’nun 2014 yılında yayımlanan ve Sait Faik Hikâye Armağanı’na layık görülen Bizi Çağanoz Diye Biri Öldürdü, “Beni Unutma Dörtlemesi”nin ilk kitabıydı; dörtlemenin yakın bir zaman önce yayımlanan ikinci kitabı Balık Boğulması’nda da, “tenhada ölenler”i anlatıyor Bora Abdo. 



Genç Capote’nin öyküleri

Yapıtları elden ele dolaşmış bir yazarın ilk yıllarına ait ürünleri, belli bir zaman sonra veya ölümünün ardından ortaya çıkmıştır çoğunlukla. Truman Capote’nin yazarlığının başlangıcından örnekler taşıyan öyküler toplamı Ateşteki Güve de işte böyle kitaplardan...



Dışarıda yazılan şiir içeride olabilir mi?

Gültekin Emre uzun süredir -1980’den bu yana-, Almanya’nın Berlin kentinde yaşıyor. 1961 yılında doğduğuna göre ömrünün yarısından çoğu yurtdışında, gurbet illerde geçmiş. İlk şiiri 1977’de yayımlanmış; demek ki şiir serüveni de Almanya’da yaşanmış, orada serpilip gelişmiş.

 



Dünyadan // Hüzünlü Gezmen: Hassas vicdan, ketum karakter, kara kahin

Günümüz toplumunun kara kahini olarak gördüğüm Michel Houellebecq’in yakında yayımlanacak İngilizce şiir derlemesi Unreconciled hakkında –Millions’ta– okuduğum bir tanıtım yazısı, “sad flâneur”(hüzünlü gezmen) ifadesini sadece Houellebecq için değil, Sylvia Plath’tan Tao Lin’e (Taipei romanıyla hatırlanacaktır) pek çok zamane insanının yazdıkları için de anahtar olarak kullanı



Le Guin’den hepimizin öğreneceği çok şey var

Dünyanın Kıyısında Dans, Ursula K. Le Guin’in, düzyazılarını ve kitap eleştirilerini derleyen bir çalışma; 1989’da yayımlanmış. Kitabın büyük kısmı 1976’dan 1989’a dek yazılmış denemeler, konuşma metinleri ve gezi yazılarından, son bölümü ise yine aynı dönemden kitap eleştirilerinden oluşuyor.



Yıllardan sonra

Tim Parks, son romanı Ölümü Resmetmek’te, yarım kalmış eski bir hikayeyi tamamına erdirmiş.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.