Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
China Miéville –okurlarının da bildiği gibi– eserlerinde politik duruşunu sergiler, “öteki” kavramını irdeler, modern insanın, uygarlığın sıkıntılarını başka dünyalar üzerinden anlatır. Elçilik Kenti, bu özelliklerin tamamını barındıran, bu yüzden de Miéville’in sadık okurlarını şaşırtmayan bir roman. Başka dünyalarla aynı dili konuşabilir miyiz?

//php print_r ($fields); ?>
Cinayet Mevsimi ve Müruruzaman Cinayetleri ile tanıdığımız Suat Duman uzun bir aranın ardından bu kez Dünyanın Leşleri ile karşımızda. Dünyanın Leşleri yazarın ilk iki kitabının aksine Mehmet Cemil’in maceralarından biri değil. Bu kez hikayenin başköşesinde isimsiz bir kahraman var.

//php print_r ($fields); ?>
Zeynep Rade’in geçen ay yayımlanan öykü kitabı En Güzel Boşanma Hikayeleri, okuru temelde evlilik ve boşanma kavramları üzerinden sorgulamaya iten bir eser. Kitaptaki 16 öykü boyunca evlilik hayatının halı altına süpürülen evreleri, boşanmayı hazırlayan zeminler ve süreçlere yer verilmiş. Elbette sonrası da…

//php print_r ($fields); ?>
Düşünsenize, kocaman bir ülkedesiniz ve bu ülkenin topraklarında minik bir ülkecik daha bulunuyor. Ve bu ikincisi o kadar ama o kadar küçük bir ülke ki, sınırları içine yalnızca tek bir kişi sığabiliyor! Üstelik bu ülkenin nüfusu sizin “güzelim” ülkenizin sınırlarına giriyor. Ah işte insanın içini sızlatan Phil’in hikayesi burada başlıyor.

//php print_r ($fields); ?>
Gültekin Emre uzun süredir -1980’den bu yana-, Almanya’nın Berlin kentinde yaşıyor. 1961 yılında doğduğuna göre ömrünün yarısından çoğu yurtdışında, gurbet illerde geçmiş. İlk şiiri 1977’de yayımlanmış; demek ki şiir serüveni de Almanya’da yaşanmış, orada serpilip gelişmiş.

//php print_r ($fields); ?>
Yu Hua’nın geçtiğimiz aylarda hayranlıkla okuduğum Yaşamak romanından sonra bir ikinci romanı daha Türkçede yayımlandı: Yedinci Gün. Yalnız bu sefer Jaguar’dan değil, Alabanda’dan ve Çince aslı yerine, İngilizce çevirisinden...

//php print_r ($fields); ?>
Tim Parks, son romanı Ölümü Resmetmek’te, yarım kalmış eski bir hikayeyi tamamına erdirmiş.

//php print_r ($fields); ?>
Müthiş Salamina Askerleri’nin yazarı Javier Cercas’ın Türkçedeki yeni kitabı Kiracı benim gibi birçoklarını heyecanlandırmış olmalı. Çağdaş İspanyol edebiyatının güçlü isimlerinden biri olarak kabul gören Cercas’ın 80’lerde yazdığı, erken dönem eserlerinden biri olan Kiracı iyi bir kurmaca yazarının habercisi niteliğinde.

//php print_r ($fields); ?>
Fantastik edebiyatın tarihe ismini gerçeküstü alfabelerle yazmış olanları, yeni gelenlere iki şey yaptı: İyilik ve kötülük. Onların açtığı yolda ilham ya da güç alarak çıkan yeni ve başarılı isimler ve onlara önyargıyla bakacak okuyucular. Bu noktada ister inanın ister inanmayın tutkulu bir fantazya okuyucusunu etkilemek pek kolay değildir.

//php print_r ($fields); ?>
Doris Lessing, 1979-1983 yılları arasında yayımlanan ve beş kitaplık bir bilimkurgu serisi olan “Argos’taki Kanopus Arşivleri”nin ilk romanı Şikeste’de, sonsuz uzayın boşluğunda sürüklenen bir gezegenin tarihini ve o gezegenin üzerinde hüküm süren canlıların çıkış ve çöküş öyküsünü anlatıyor.













