Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Çizgi romanları genelde kurguyla tanıyoruz; kahramanların fink attığı, sinemada veya edebiyatta yakalanamayan imkânların görsel ve metin kombinasyonunda kendini bulmasıyla sınırları zorlayan, mecrayı tam anlamıyla kullanan hikâyeleri çizgi romanlara daha çok yakıştırıyoruz.

//php print_r ($fields); ?>
İnsanlardan korkarak ya da ahmaklıklarına tahammül edemeyerek yalnızlığa ve sessizliğe sığınmak mümkün mü, peki bu yalnızlığa ne kadar tahammül edebilir insan? Ya da yalnızlığının sınırlarını belirleyip buna sadık kalabilir mi?

//php print_r ($fields); ?>
Cemal Şakar sadece yazmakla yetinmeyen, ne yazdığını ve nasıl yazdığını da sorgulayan hem kendini hem de edebiyatı hesaba çeken bir yazar. Yeni yayınlanan Edebiyatın Doğası işte bu hesaplaşmaların sonucu eleştirel denemelerden oluşan bir kitap.

//php print_r ($fields); ?>
Ülkede yaşayan 5,5 milyon kişinin yılda 68 milyon kitap ödünç aldığı Finlandiya için kütüphaneler yaşamın vazgeçilmezi. Bu veri bile Oodi gibi modern bir kütüphane-yaşam alanının niçin bu ülkede olduğunun bir göstergesi.

//php print_r ($fields); ?>
Yeni bir yıl, yepyeni bir yıl… Başlangıçlar önemlidir ve nasıl başlarsan öyle gider. Her pazartesi başladıkların küçük bir adımdır ama ocak ayında yaptığın başlangıçlar daha büyüktür. Geçen yılı unut, kaç yaşında olduğunu da… Pırıl pırıl bir yıl var önünde… 365 gün, 12 ay, 52 hafta, 8.760 saat, 525.600 dakika… Bunları, seni sayılarla sıkmak için söylemiyorum.

//php print_r ($fields); ?>
J. K. Rowling, Harry Potter ve Felsefe Taşı’nı 1997 yılında yayımlama şansı bulduysa, bunu bir ölçüde Bloomsbury’deki yayıncısının kızına, roman taslağının ilk bölümünü okuduğu sırada 8 yaşında olan Alice Newton’a borçlu.

//php print_r ($fields); ?>
Hilmi Ziya Ülken (1901-1974), Türkiye’de sosyolojik düşüncenin evriminde çok kıymetli bir isim. Eserlerinde, sosyolojinin ne olduğunu, diğer bilimlerden nasıl ayrıştığını kanıtlama çabasını izleriz. Sosyolojinin epistemolojik temellerini, yöntemsel araçlarını, kavramlarını oturtma, kurumsallaştırma derdinde olmuştur. Sosyolojiyi, felsefi dönüşümün içinde açıklamaya çalışır.

//php print_r ($fields); ?>
Kelimelerle ilişkim bir okuyucu olarak iyi olsa da bir anlatıcı olarak güçlü sayılmaz. Belki de bu yüzden, konuşulmadan anlaşılan başka bir dile, yani görüntü diline ilgi duydum.

//php print_r ($fields); ?>
Doğunun son birkaç yüzyıldır tarih sahnesinden çekilip deyim yerindeyse tatile çıktığını söyleyen Daryush Shayegan’a göre; Rönesans’ın başlattığı süreç beraberinde getirdikleriyle -bir çeşit “Asyalılık” kimliğiyle tanımladığı- Doğuluları “yaralı bilinç”lere dönüştürmüştür.

//php print_r ($fields); ?>
Büyük laflar etmiyor Gülçin Durman. Küçük, sade, yalın, samimi, sıcak hikâyeler anlatıyor. Başıma Gelenler Hep Senin Yüzünden, Durman’ın Kent Masalları ve İnşallah’tan sonra yayınlanan üçüncü hikâye kitabı. Durman’ın hikayelerinin hem belge değeri var hem de nostalji değeri. Daha da önemlisi güzel bir hikâyeyi okumanın keyfini yaşıyoruz okurken.
