Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
John Le Carré –Türkçeye ilk kez çevrilen– Cinayetin Parıltısı romanını şu sözlerle tanımlıyor: "Acımasız ve aynı zamanda gülünç bir sosyal yaklaşımın gölgesinde kalmış, kusurlu bir polisiye roman." Bu açıklama, ilk basım yılı 1962 olan romanın arka sayfalarına 1989’da eklenen sonsözden. Bir romanın bitiminde bir “sonsöz”e rastlamak şaşırtıcı.

//php print_r ($fields); ?>
Cenazelere her zaman saygı gösterilir. İnsanoğlu bir gün sıranın kendisine geleceğini bildiği için, en azından bu nedenle, cenazelere saygı gösterir. Toplumlara göre bu törenler birbirinden çok farklı olabilir. Bazıları sessizlik içinde geçer, bazılarında ise müzik vardır; bazense her ikisi birden.

//php print_r ($fields); ?>
Karl Ove Knausgaard, Kavgam’da, annesiyle babası boşandıktan sonra bir zamanlar ailece yaşadıkları evin annesinde kalmasının kararlaştırıldığını fakat annesi babasının hisselerini satın alacak parayı toplayana kadar babasının yılın belli bir bölümünü evde geçirmeyi sürdürdüğünü yazar.

//php print_r ($fields); ?>
Öykünün bir tür olarak okur üzerinde bırakmasını hayal ettiğim bir etki var. Her okuduğum öyküde izini sürdüğüm, bulunca da ferahladığım bir şey bu. Edebiyat terimleriyle açıklayamayacağım, ki edebi zekamın zaten yetmeyeceği, ancak sezgisel olarak bilebileceğim, bir nevi kokusunu alacağım, o vakit bir okur olarak o öyküyü bir daha kolay kolay unutmayacağım bir şey.

//php print_r ($fields); ?>
Sayısız eseri arasında galiba en çok Gömülü Çocuk, Vahşi Batı, Aç Sınıfın Laneti, Aşk Delisi oyunlarıyla tanıdığımız ve geçen yaz kaybettiğimiz Amerikalı yazar, aktör ve yönetmen Sam Shepard, ölümünden kısa bir süre önce son bir metin bıraktı bize.

//php print_r ($fields); ?>
Kobayaşi Takici, Japonya’da işçi edebiyatının başlangıcı sayılan Yengeç Konserveleme Gemisi romanında güç koşullar altında av yapan bir gemi mürettabatının isyanını anlatıyor.

//php print_r ($fields); ?>
Tarih, coğrafya, biyoloji, antropoloji, astronomi, matematik ve daha fazlasının, -bir de tabii ki, Türkiye’nin son iki haftasına damga vuran 10 yaşındaki kristal çocuğumuz Atakan’ın deyimiyle tüm bilimlerin babası olan felsefeyi unutmayalımbir araya gelip, gidişattan her dem muzdarip kehanetlerle kâinatı yorumlamadıkları bir gün bile olmamıştır muhtemelen.

//php print_r ($fields); ?>
Gipi, 1963 doğumlu ünlü bir İtalyan çizgi romancı. Asıl adı Gian Alfonso Pacinotti. Sinemaya olan yakın ilgisi, yönetmenliği, dokunaklı grafik romanları, akıllı sözleri, büyülü renkleri, ilginç ardışıklığı onu son on yılın en çok merak edilen Avrupalı üreticilerden biri yaptı.

//php print_r ($fields); ?>
19. ve 20. yüzyıl başında yazılmış Türkçe klasik eserlerin Latin harflerine aktarılarak yayımlanması son zamanlarda hız kazanarak devam ediyor. Birçok yayınevi klasikleri gündeme taşımaya başladı. Bu eserlerin bugünün okuru için nasıl yayıma hazırlanacağı da yavaş yavaş bir tartışma konusu halini aldı.

//php print_r ($fields); ?>
Dünya yolculuğunun ara durakları var ve biz ana rahminden sonraki duraktayız. Dünyada. Şair, “insan nerenin yerlisidir?” diye soruyor. Çünkü insan yerleşmeye eğilimli, buna ihtiyaç duyan bir varlık. Bir yere yerleşti mi hemen ora ile ünsiyet kuruyor ve bir daha ayrılmak istemiyor.
















