Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Bir Can Yücel şiirinin adıydı mesel. Öyle öğrendim. Eğitici, ders verici hikâye. Kutsal kitaplarda anlatılan türden. Saramago’nun Kabil’ini okurken hatırladım. Baksanıza kuzum aşağıdaki dizelere, sanki şair de okumuş da yazmış.
Ters bir nota verdi Tanrı Elçisi:
Zaptiyelerdeydi en büyük hata!
Denize dökünce Marx’ı, Engels’I,

//php print_r ($fields); ?>
1970’lerde Tutunamayanlar yayımlandığında edebiyat kamuoyunda derin bir sessizlikle karşılanmıştı. Bunun nedenleri epeyce tartışıldı ancak şurasını hatırlatmakta fayda var: Kalbi bu dünya için fazla hassas olanların sayıca artıp toplumda daha görünür olduğu dönemler ile Oğuz Atay’ın kitabının tanınıp bilinirliği arasında doğrudan bir ilişki var.

//php print_r ($fields); ?>
“Ve günler yürümeye başladı. Ve onlar, günler bizi yaptı. Ve bu şekilde doğduk biz, yani günlerin çocukları, sorgulayıcılar, yaşamı arayanlar.” (Mayalara göre Yaradılış)

//php print_r ($fields); ?>
Uzanmış koca burun açık denize doğru,
Lacivert ve gri gecenin değerinde.
Karanlıkla başlar bir dünya sevgisi,
Deniz Feneri parlar,
Talihe aldırmadan kayalar üzerinde.
(...)
"Deniz Feneri", Fazıl Hüsnü Dağlarca

//php print_r ($fields); ?>
Başucu kitabım Kurtlarla Koşan Kadınlar’da Clarissa P. Estes, kadının ruhundaki iki farklı doğaya işaret eder; Mavisakal’ın bir “yok edici” olduğunu anlamaktan uzak “safdil” psişe ile sezgileri güçlü vahşi psişe. Aslında, der yazar, her kadının sezgisel gücü doğal olarak vardır. Ancak bazıları bu gücünün farkında değildir ve onu bastırmıştır.

//php print_r ($fields); ?>
Stephen King’in Kubbe’nin Altında (Under The Dome) adlı romanı 2009’un sonuna doğru Amerika’da yayımlanmıştı. Hemen hemen bir buçuk yıl sonra dilimize de kazandırıldı. Kitapla ilgili kulağımıza gelen ilk iki haber, sayfa sayısının bini aşkın olduğu ve kimi okur ve eleştirmenlerce King’in başyapıtı olarak görülen Mahşer’e rakip bir romanla karşı karşıya bulunabileceğimizdi.

//php print_r ($fields); ?>
Halil Cibran’ın ‘Kâfir Halil’ adlı uzun öyküsü, Ekim 2009’da, Yaba Sahaf Cep Kitapları tarafından yayımlandı.

//php print_r ($fields); ?>
Masallar, çocuklara -bazen büyüklere- içinde yaşadıkları kültürü ve bu kültürün değer yargılarını, dünya görüşünü, anlayışını öğretmeyi amaçlar. Bu nedenle genellikle didaktik olmalarıyla ön plana çıkarlar. İçinde yaşadıkları kültürün doğrusu / yanlışı neyse çocukları da o konuda "bilinçlendirme" yoluna giderler.

//php print_r ($fields); ?>
Çocukların okumayı söküp kendi kendilerine kitap okumaya başladıkları dönem oldukça önemli ve sevimlidir. Bir şeyleri başarmış olmanın verdiği haz bir tarafa çocuğun o yaşlarda okuduğunu anlayıp sevmesi, kitapla kuracağı bağı güçlendiren bir şeydir. 23 Nisan Çocuk Bayramı’nı karşıladığımız bu güzel nisan ayında üç güzel kitapla selamlayalım çocukları.

//php print_r ($fields); ?>
Bu ay yayımlanan bir kitap zamanın nasıl da hızlı aktığını hatırlattı bana. Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna'sından söz ediyorum.

















