Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar



Dracula’nın yaratıcısı hakkında az bilinen 10 gerçek

Kitabıyla ya da hiç değilse filmleriyle hemen hemen herkesin hayatına giren Dracula, geçtiğimiz mayıs ayında ilk baskısının 118. yılını kutladı. Telegraph da bir asırı çoktan deviren bu güzide eseri yazan ve bir dönem Daily Telegraph’ta da çalışan Bram Stoker hakkında hem hafızaları tazelemek hem de yazarı anmak için bir liste hazırladı.



Hemingway'den genç yazarlara 7 öneri

Amerikan edebiyatının en köklü isimlerinden Ernest Hemingway konu edebiyat olduğunda oldukça zor beğenen ve yüksek standartlara sahip bir yazardı. Yine de genç yazarlara yol göstermek konusunda bir hayli yardımsever olduğunu da es geçmemek gerek. İşte Ernest Hemingway'den genç yazarlara 7 öneri:

 

1. Yazmaya doğru bir cümleyle başlayın.



Ünlü yazarların günlük ritüelleri

Günlük ritüeller dendiğinde kimimiz her sabah aynı saatte kalkmayı anlıyor, kimimiz evden muhakkak sağ ayakla çıkmak gibi daha çok takıntıya yaklaşan şeyleri. Bazı ritüellerin yaratıcılıkla bir bağı olduğu ve ritüelleri uygulamanın yaratıcılığı tetikleyebileceği de son yıllarda sıkça gündeme gelen iddialardan.



Çocukların kitabı ama büyükler için bile fazla

Booker ödüllü yazar A. S. Byatt’ın Çocukların Kitabı’nın adı çocuklar için de büyükler için de fena halde yanıltıcı. 20.



Sokaktan // Bozkırınız politiktir efendiler

Dümdüz bir çizgi çek, bak bozkır. Sonra çizgi yükselecek, bir ovaya denk düşecek, al sana Haymana. Bozkırın ayazında bir ova, ovanın başında bir mahpushane. Haymana Cezaevi'nden Ulucanlar'a bozkırın alameti teğet geçer bu çizgide. Karanfil Sokağı bürokratik olarak anılır, politiktir aslında. Ankara'lı siyasi meseleler üzerine akıl yürütmek için doldurmuş heybesini.



Dedektif yazarlar

İyi bir dedektif romanından eminim herkes keyif alır; inandırıcı olduğu kadar, gizem unsuru da sağlam kurulmuş bir dedektif romanı özellikle... Ne de olsa hiçbir okur, katilin kim olduğunu anında tahmin edebileceği bir kitap okumaktan istemez. Bu sebeple polisiye roman yazarları, birer suçlu gibi düşünmeyi öğrenmelidirler.



1001 kere, 1001 ülkede

Korkunç derecede cinsel ifadeler, ahlaksızlık, sefahate davet, müstehcenlik ve dine iftira... Bir kitap düşünün “bir dizi tecavüze neden olabilir, insanları cinsel saldırganlığa yönlendirebilir, aman dikkat”  diye yasaklansın. Hem de sadece öyle bir iki ülke de değil. Hem de sadece Doğu’da ya da ne bileyim üçüncü dünya ülkelerinde değil.



“Soğukkanlılıkla”nın gölgesinde

Edebiyat tarihinden, yazarlarını gölgede bırakan karakterlere dair çok sayıda örnek sıralanabilir. Örneğin Oblomov ismi, bize Gonçarov isminden daha aşina gelir. Robinson Crusoe’nun –ve elbette Cuma’nın– hayat hikâyelerini Daniel Defoe’nunkine göre çok daha ayrıntılı biliriz mesela.



Şair Ceketli: Kazım Koyuncu

Bir ceket yaptırmak istemiş, şair ceketi. Benim de yok, olsaydı çıkarıp ona verirdim. Ben de bir ceket istemiştim, doçent ceketi, hani şu fitilli kadifeden olan. Geçen yıl oldu, geçen kışı fitilli kadifeden, yeşil doçent ceketimle geçirdim. Şair ceketi nasıldır bilmem, siyah mıdır, eski midir, modası geçmiş midir, görenler "bak şair geçiyor" mu derler, bilemem.



Edebi hayvanlarla tanışma vakti

Bir kitabı elimize aldığımızda tanışacağımız karakterlerin insani özelliklere sahip olmalarını bekleriz. Hayvanlar ise bu konuda çoğunlukla arka plana itilirler çünkü hayvani özellikler daha çok metaforlar aracılığıyla anlatılır. Bu yüzden onları sadece fabllara, masallara ya da çocuk edebiyatına ait karakterlermiş gibi zannedebiliriz. Ancak durum pek de sandığımız gibi değil.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.