Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar



Çavdar tarlasında yaşamak ve ölmek

Peşin peşin söyleyelim. Üzüntü, Muz Kabuğu ve J. D. Salinger’ın sonunda Salinger ölüyor. Katil Holden Caulfield çıkıyor ama mahkemece özgür bırakılıyor. Bir de gerçek suçlular var: Naziler, editörler, kuş gözlemcileri (yani amatör okurlar) ve teneke kulaklı soylular (yani profesyonel okur olan eleştirmenler).



Hayalî gerçekler

On dokuzuncu yüzyılın Avrupalı seyyahlarından Théophile Gautier’nin, Constantinople adlı eserinde, şehirde karşılaştığı hayal sahnesini ve kahkahadan kırılan, aralarında çocukların da olduğu izleyenleri şöyle anlattığını aktarır  Irvin Schick: “Cinsel taşkınlığın ve müstehcen tahayyülün utanmazlığının haddi hesabı yoktu.” Gautier’nin gözlemleri, sadece Viktoryen ahlakçılığını deği



Bir bozkır ve Wittgenstein: Masumlar!

 

Kuzey romanındaki bükümlü dili ve şiir-masal-felsefe karışımı örgüsüyle bir müddet önce kendisine yol açan Burhan Sönmez, şimdi Masumlar adlı romanıyla dilini iyice güçlendirir. Bozkırın ufuk açan ve modern metropolün ufuk kıran boylamlarını, farklı ülkeler ve kişiler bağlamında harmanlar; titiz bir dil zanaatına el atar.

 



İnce İşlenmiş bir Minotor labirenti

Bulgar yazar Georgi Gospodinov’un Hüznün Fiziği romanı açılırken Pessoa’ya, Gaustin’e, Borges’e, Augustinus’a, Flaubert’e, Eliot’a ve Hemingway’e selam veriliyor. İlk işaretleri almış oluyoruz böylece. Roman ilerledikçe anlıyoruz ki selam verilen her yazarın üslubundan, tarzından biraz biraz var aslında bu romanın çatısında.



Sen bu mektuba cevap verme

İnsan aşk ile yüzleşmeye başladığında, bazen sevgili sadece konsantrasyonu bozar. Sevgili, aşkın cisim kısmını temsil ederken; seven kişinin aşk hakkındaki düşüncesizliği ise zayıflığın, belki de zayıf görünmeyi tercihin önünü açıp aşka geniş bir hüzün ve sıkıntı alanı yaratacaktır. Bu hüzün ve sıkıntı alanı genellikle kamuya kapalıdır.



İlhan Berk; Son Simurg

Betonun hay huyundan uzaklaşıp ota toprağa yürüdüğünüz oluyor mu? Olmuyordur. Çünkü ot da, toprak da kalmadı; kalanlarsa ne otluğunu ne de topraklığını biliyor. Ot yozlaşmış, toprak ise çamur olarak yaşamaktan yana. Elbette kentlerden söz ediyorum, kentleşmeyi reddeden uygarlıklarda şiir ve doğa hâlâ hayata egemen. 

 



Elde var insan

Düşüncemizin sınırı dildir. Bildiğimiz yabancı diller gibi değil, ne kadar çok bilirseniz o kadar geniş düşünebilirsiniz gibi değil. Bir bilme durumundan bahsediyorum. Biz insanlar bir şeyi bilmek, bir şeyi hayal etmek, anlatmak, anlamak için dilimizle mahdut vaziyetteyiz. Adı konulmamışı düşünmek, sözlüğe girmemişi konuşmak, velhasıl dilimize düşmemişi zihnimize sokmak ne mümkün..



Güçsüze karşı şiddetin masalsı anlatısı

İnsanoğlu tarafından “yeterince” yalnız bırakılırsanız, bir müddet sonra otların sesini duymaya başlamanız ihtimaldir. Bir ot, diğer türdeşi ile yan yana geldiğinde hangi derde deva olacağını fısıldar mesela. Bir başka ot ise bir bakarsınız sizi çepeçevre sarmalamış, dünyanın geri kalanından saklıyor.



HÜMANİST ENTEL SERSERİ; ALTAYİN

Sam Savage aklı bir karış havada bir Türk yazar olsaydı da beni hümanist entel serseri bir fındık faresi kılığına sokup romanımı yazmaya kalksaydı, kitabın adını Altayin koyardı herhalde. Niye? Elbette aslına uygun olsun diye! Çünkü Savage’ın kitabının adı Firmin. E, başkahraman fare de ben olacağıma göre, kitabına benim ismimi çağrıştırmayan, tamamen farklı bir isim koyması yakışık almaz.



Roman deneme yazısı değildir

Türkiye edebiyatının son zamanlarda bir hayli örselenmiş olan romancılığına merak salmış Nükhet Eren'in ilk romanı, geçtiğimiz yaz aylarında matbaadan çıkmıştı; okuruna kavuşmuş olmasını dileriz. (Eren, daha önce Saflık Örtüsü başlıklı bir hikaye kitabı, daha sonra da Mayıs Falı başlığı altında şiirlerini yayımlamıştı.)

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.