Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Sevgili Sabit Fikir okurları, bu ay kitapların alternatif dünyasında çıktığım yolculuk her zamankinden de daha ilginçti. Artık bu konuya iyice hassaslaştığımdan mıdır nedir, sanki hepsi sözleşip özellikle bir araya gelmiş, aralarındaki fısıldaşmayı da bir tek ben duyayım istemişler gibi geldi bana.

//php print_r ($fields); ?>
Bundan tam 11 yıl önce, İstanbullu sinemaseverlere bir alternatif oluşturmak, izleyiciyle merak edilen filmleri, vizyon sırası ya da İKSV'nin film festivalini beklemeden kavuşturmak amacıyla, dünya çapında bağımsız festivallerden topladığı ilgi çekici filmlerden oluşan bir programla başlamıştı yolculuğuna, !F İstanbul.

//php print_r ($fields); ?>
Bir yazarın evi, ister koca bir köşk olsun isterse yıkık dökük bir kulübe, o yazarın bir parçasıdır. Bir yazarın yaşadığı ev fiziksel ayrıntılarıyla olmasa bile havasıyla, ruhuyla, yarattığı duygu durumuyla yazarın eserlerine sızar, kendini hissettirir. Bu yüzden de yazarların bizi kendilerine hayran bırakan eserlerini yazdıkları yerler her daim bir merak konusu olmuştur.

//php print_r ($fields); ?>
İsveçli kimyacı Alfred Nobel anısına 10 Aralık 1901'den beri ödül dağıtan İsveç Akademisi, Leo Tolstoy, James Joyce, Virginia Woolf, Mark Twain, Joseph Conrad, Anton Chekhov, Marcel Proust, Henry James, Henrik Ibsen, Emile Zola, Robert Frost, W.H. Auden, F. Scott Fitzgerald, Jorge Luis Borges ve Vladimir Nabokov'u atladığı için eleştirildi.

//php print_r ($fields); ?>
Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. Öyleyse soruyoruz: Siz Roberto Bolaño'yu niçin okuyorsunuz?

//php print_r ($fields); ?>
“Bir akşam, dalgın dalgın hoş bir kitabı karıştırırken, bir an bile duraksamadan: ‘Tutkulu ruhların çoğunda olduğu gibi, yaşamdaki inancının tükendiği an gelmişti’ cümlesini okudum. Bir saniye sonra, cümle içimde bir kez daha yankılanıyordu ve gözyaşlarına boğulmuştum.”
Albert Camus

//php print_r ($fields); ?>
Alkolün sağlığa zararları artık hepimizin malumu. Peki, yazma süreci üzerindeki tesiri sanıldığı gibi bunun tam tersi mi gerçekten?

//php print_r ($fields); ?>
Bize sorsanız, hiçbir şey korkunç bir biçimde rayından çıkmış değildi ya, pek de yolunda değildi işler. Eskiye göre kat be kat fazla sayıda kitap basılıyordu. Ama bunu pek bilmiyorduk. Yayıncılarımız çoğalıyordu. Tam da göremiyorduk. Yayıncılar, beklenenin aksine tek bir birlik altında toplanmamıştı. Yasaklar, sansürler, tartışmalar, belki normalden fazla değildi ya, bitmemişti de.

//php print_r ($fields); ?>
Eserleri elliden fazla dile çevrilmiş, 500 milyonun üzerinde satmış, romanlarının pek çoğu beyazperdeye de aktarılmış, bazılarını bir gün içinde dahi tamamlayabildiği söylenen bir yazar Georges Simenon.

//php print_r ($fields); ?>
Memleketin kuşkusuz en önemli sinema festivallerinden biri olan Filmekimi, 28 Eylül- 6 Ekim tarihlerinde 12. kez seyirciyle buluşacak. Yaklaşık 40 filmi sinemaseverlerle buluşturacak festivalde bu yıl edebiyata da yer var!
La Vie d'Adèle (Adele’in Yaşamı)
















