Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Berduş Kediler Kırnavalı - Bir İmge Sarmalı’ndaki anlatı gerçekliği, seksenlerden bu yana süre gelen dış gerçekliği esas alıyor.
Her bir anlatı, yazarın muhalif doğasını; zekâ, duyarlılık, soğukkanlılık, saçmayı ayırt etme gibi özelliklerini ele veriyor.

//php print_r ($fields); ?>

//php print_r ($fields); ?>
Konu aşk olunca kimin ilgisini çekmez ki? Hele bir de aşktan ikmale kalmaktan söz ediliyorsa... Çünkü ikmale kalıyorsanız, geçme umudu da var demektir ki gene herkesi ilgilendirir. Gerçekçi olalım: Romanlarda, filmlerde rastladığımız kusursuz aşka hep imreniriz ama bunu yaşayabilmiş kaç kişi vardır? Hep bir yerlerde sorun çıkmıştır.

//php print_r ($fields); ?>
Kimi zaman romanlar hayata benzemekte oldukça ısrarcı. Hayli umutlu ve serüvenci başlayıp sıradan ve izsiz biten hayatlara. Konularıyla değil kurgularıyla. Uyandığında, Amerikalı yazar Hillary Jordan'ın Türkçeye çevrilen ilk, yazarlık serüveninin ise ikinci romanı.

//php print_r ($fields); ?>
Yetişkin sıfatı topluma adapte olmuş, ona göre ve hatta onun tarafından şekillenmiş fikirler ve duygularla beraber gelir. Gençliğin belki de en güzel yanı, bu adaptasyon sürecinin henüz tamamlanmamış olmasıdır. Öğrenilmiş tepkiler değildir verilen, duygular henüz keşfedilmekte olduklarından daha saf yaşanır.

//php print_r ($fields); ?>
Biraz kişisel olacak ama bir bağı var diye anlatacağım.

//php print_r ($fields); ?>
Markiz, tarihin gölgesinde kalmış, ikincilleştirilmiş kadınların hikayelerini kurmacalaştırarak onlara söz hakkı tanıyan, bir kadın olarak yaşadıkları öznel deneyimi aktarmaları için alan açan Sibylle Knauss’un dilimize çevrilen ilk romanı.

//php print_r ($fields); ?>
Boşluğun Sesi, Batı romanındaki belli başlı kahramanları, Antalya'da, üç kuşağa ait bir aile hikayesinde misafir ediyor.

//php print_r ($fields); ?>
Gerçekçi edebiyatın karşısında son iki yüzyıldır büyük bir edebi yer kaplayan, ancak hem gerçekçilerin yukarıdan bakışı hem de ticari kaygıyla üretilen örnekleri nedeniyle ciddiye alınmak için uzun süre beklemek zorunda kalan polisiye, gotik, bilimkurgu ve fantezi edebiyatı gibi türler, özellikle 1980’lerden sonra daha geniş çevrelerce benimsenmeye başladı.

//php print_r ($fields); ?>
İki yazarın birlikte kaleme aldıkları roman sayısı azdır. Daha baştan deneysel bir metin üretildiğini düşünürsünüz. “Kırmızı Balık Cinayeti”ni okuduğunuzda, düşüncenizde haklı olduğunuzu anlayacaksınız. Andrea Camilleri ve Carlo Lucarelli’nin 2005 yılında bir belgesel çekimi için biraraya geldiklerinde doğmuş böyle bir polisiye yazma fikri.

















