Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar



Libidosu yüksek ailenin romanı

Boşluğun Sesi, Batı romanındaki belli başlı kahramanları, Antalya'da, üç kuşağa ait bir aile hikayesinde misafir ediyor.



“Tek serveti güneş olan” bir başkaldıran

Ne zaman Camus’yle ilgili elimde bulunmayan ya da bulunmadığını sandığım bir kitap, belge ya da fotoğrafa rastlasam, hem kendimi hem de belgeyi ufak bir sorguya çekerim.



Ağlamak İçin Vakit Yok

Ağlamak için vakit yok. Yannis Ritsos’un Rumluk şiiri üstüne tek bir tümce kurmam istenseydi bunu söylerdim. Ritsos Rumluk’u Yunanistan’daki içsavaşa ve öncesine denk gelen 1945-1947 yıllarında yazmış.



Bay Dazuto'nun pastel umutları

Nicedir ne bu kadar uzun bir kitabı okumayı göze almıştım ne de böylesi kısa sürede son sayfaya koşa koşa varmıştım. David Mitchell gerçekten usta bir yazar. Roman son derece ilginç bir zaman ve mekan düzleminde geçen, derinden derine romantik, yine de enikonu diplomatik, üstüne üstlük bir o kadar mistik bir hikaye anlatıyor.



Darwinya: "Cennet bile yılansız değil"

Bilimkurgu ya da fantazya türlerinin uzun zamandır güncelliğini yitirmeyen "kaçış edebiyatı"nı temsil edip etmediğiyle ilgili tartışmaları yeniden üretmeden, hayal gücünün olanaklarını nasıl çoğalttığının altını çizebilmek, şimdilerde Darwinya'yı, bir zamanlar Isengard'ı ya da Simeranya'yı yaşadığımızın en önemli kanıtı gibi.



Mağlup edilmesi gereken şey kötülüktür

Paris’te, Kuzey Afrikalı Müslüman ve Yahudi toplulukların yaşadığı bir semtte işlenen vahşi bir cinayetle başlayıp ikinci nesil göçmenlerin sorunlarına açılan Arab Jazz romanında Karim Miské, suçu üreten dünyanın zafiyet ve karmaşıklığını sergiliyor.



“UZAK VE GÜZEL MAHALLE” aslında çok yakınımızda mı?

Türk yayıncılığı çeviri zenginidir. İngiltere, ABD gibi yayıncılığın öncüsü ülkelerde yabancı dillerden çeviri oranı %1’lerde dolaşırken bizde bu oran %40’lara ulaşıyor. Bu oran da ülkemizin kültürel açıdan Dünya’ya ne kadar açık olduğunun bir kanıtı. Gerçekten de her önemli eser, her çok satan türkçeye çevriliyor. Ama %40’lık oranın kendi içinde bir dengesizliği var.



Edebiyata övgü, yaşam ve düşlere güzelleme

"Onsuz edilemeyen bir şeydir şiir, ama neden onsuz edilemez bir bilsem…" Jean Cocteau

 

Bilmeyi arzulamak, kendi kimliğimizi inşa ederken, daha önce az tanıdığımız birinin tedirginliğinden halas olmak çoğu zaman. Dilin bize biçtiği türlü çeşit kimliğin içinde öz olanı, gerçek ismini anımsamak…

 



"Yıllar bütün omuzlara aynı ağırlıkta çökmez"

Aşk, varlığını kutsayarak ötekinde kendimizi sınadığımız bir bilgi. Doğanın cömertliğine, talihin lütuflarına ve diğer şeylere de âşık olabiliriz elbette. Ancak en çok ötekiyle kurulan bir ilişkide tanıyoruz kendimizi, zihnimizin ötekini tasarladığı bir evrenin içinde, bizden talep edilmeyeni vermeye gönüllü, eksik şeyleri tamamlamayı ümit ediyoruz.



Her Kadın Bir Rus Şaire Aşık Olur

Bu kitabı ne zaman, ne sebepten aldığımı bilmediğime göre muhtemelen bir idefix siparişi içine kendiliğinden girivermiş kitaplardan biridir herhalde. Bir yıla yakın süre arabanın bagajında birkaç “ihtiyaç halinde bulunsun” kitaplarından biri olarak dolandı durdu. Sonra on beş gün önce yazlıktan eve dönerken Salinger biyografisi okuyordum ama biyografi okumak bir süre sonra doğaldır ki sıktı.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.