Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Ağlamak için vakit yok. Yannis Ritsos’un Rumluk şiiri üstüne tek bir tümce kurmam istenseydi bunu söylerdim. Ritsos Rumluk’u Yunanistan’daki içsavaşa ve öncesine denk gelen 1945-1947 yıllarında yazmış.

//php print_r ($fields); ?>
Ne zaman Camus’yle ilgili elimde bulunmayan ya da bulunmadığını sandığım bir kitap, belge ya da fotoğrafa rastlasam, hem kendimi hem de belgeyi ufak bir sorguya çekerim.

//php print_r ($fields); ?>
Bilimkurgu ya da fantazya türlerinin uzun zamandır güncelliğini yitirmeyen "kaçış edebiyatı"nı temsil edip etmediğiyle ilgili tartışmaları yeniden üretmeden, hayal gücünün olanaklarını nasıl çoğalttığının altını çizebilmek, şimdilerde Darwinya'yı, bir zamanlar Isengard'ı ya da Simeranya'yı yaşadığımızın en önemli kanıtı gibi.

//php print_r ($fields); ?>
Teknoloji hayatımıza sirayet ettikçe, ondan kaçış yollarına dair anlatılara, bilimin kötü yönlerine odaklanan hikâyelere daha sık rastlar olduk; hem filmlerde hem kitaplarda. Bu ay, Netflix tarafından yayınlanan The Social Dilemma adlı belgesel hayli konuşuldu.

//php print_r ($fields); ?>
Nicedir ne bu kadar uzun bir kitabı okumayı göze almıştım ne de böylesi kısa sürede son sayfaya koşa koşa varmıştım. David Mitchell gerçekten usta bir yazar. Roman son derece ilginç bir zaman ve mekan düzleminde geçen, derinden derine romantik, yine de enikonu diplomatik, üstüne üstlük bir o kadar mistik bir hikaye anlatıyor.

//php print_r ($fields); ?>
Aile nedir? Bir savaş neden çıkar? İnsan neden asker olur? Paolo Giordano'nun Daha Yolun Başındasın romanının Egitto adlı karakterinin zihninde bu sorular dolanıyor. Yanıt bulamadığı bu soruları zihninden silmek için her gün bir antidepresan hapı yutuyor Egitto, çünkü o, genç yaşta orduya girerek Afganistan'ın Gülistan bölgesine gönderilen bir asker.

//php print_r ($fields); ?>
Hiç kuşkusuz, Rus edebiyatının dünyaya armağan ettiği en büyük isimlerden biri Puşkin; Dostoyevski’yi, Tolstoy’u, Gogol’ü etkilemiş öncü bir yazar. Şiire, yazıya ve konuşmaya daha çocukluktan olağanüstü yeteneği olan Puşkin, tarihe de meraklıydı. Örneğin İlber Ortaylı, Puşkin’in tarihe olan ilgisini şöyle anlatır: “Hicvi kuvvetliydi. Tabiatı tasviri kuvvetliydi.

//php print_r ($fields); ?>
Paris’te, Kuzey Afrikalı Müslüman ve Yahudi toplulukların yaşadığı bir semtte işlenen vahşi bir cinayetle başlayıp ikinci nesil göçmenlerin sorunlarına açılan Arab Jazz romanında Karim Miské, suçu üreten dünyanın zafiyet ve karmaşıklığını sergiliyor.

//php print_r ($fields); ?>
Türk yayıncılığı çeviri zenginidir. İngiltere, ABD gibi yayıncılığın öncüsü ülkelerde yabancı dillerden çeviri oranı %1’lerde dolaşırken bizde bu oran %40’lara ulaşıyor. Bu oran da ülkemizin kültürel açıdan Dünya’ya ne kadar açık olduğunun bir kanıtı. Gerçekten de her önemli eser, her çok satan türkçeye çevriliyor. Ama %40’lık oranın kendi içinde bir dengesizliği var.

//php print_r ($fields); ?>
Tarih 1473, yer Erzincan Otlukbeli. Osmanlı İmparatorluğu’nun İstanbul’u fethetmesinin üzerinden tam yirmi yıl geçmiş. Fatih Sultan Mehmet artık kırklarını süren, olgun ve kudretli bir padişah ve şimdi Anadolu’da birliği sağlamaya iyiden iyiye niyetli. Bu niyeti onu Akkoyunlular Devleti’nin hükümdarı Uzun Hasan’ın topraklarına kadar getirmiş.
















