Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
bir cümlecik yer aldığı mecraya göre anlam değiştirebiliyor. sabit fikir’in geçen sayısının kapağındaki 'kadının kalemle imtihanı' sözü de bana nihan kaya’nın aynı başlıklı makalesinden çok farklı şeyler düşündürüp zihnime bir sürü isim üşüştürdü.

//php print_r ($fields); ?>
Otuz yıllık yaşantısıyla Rus edebiyat tarihine adı “holigan şair” olarak geçmiş olan Sergey Yesenin köylü bir ailenin çocuğuydu. Yüzyılın en büyük olaylarından biri olan 1917’deki Rus Devrimi’ni, içlerinden yetiştiği köylülere daha iyi bir hayat getireceği umuduyla ve coşkusuyla karşılamıştı.

//php print_r ($fields); ?>
Tarih 1473, yer Erzincan Otlukbeli. Osmanlı İmparatorluğu’nun İstanbul’u fethetmesinin üzerinden tam yirmi yıl geçmiş. Fatih Sultan Mehmet artık kırklarını süren, olgun ve kudretli bir padişah ve şimdi Anadolu’da birliği sağlamaya iyiden iyiye niyetli. Bu niyeti onu Akkoyunlular Devleti’nin hükümdarı Uzun Hasan’ın topraklarına kadar getirmiş.

//php print_r ($fields); ?>
“Divanımdaki Erkekler, bilimsel bir çalışma değil. Bir kişisel gelişim kitabı değil. Listeler, alıştırmalar ya da beyanlar içermiyor. Hikâyeleri okuyacak, içlerinden istediklerinizi alacak ve kendi kararlarınızı vereceksiniz."

//php print_r ($fields); ?>
2013, bu satırların yazarı gibi polisiye sevenler için bereketli bir yıl oldu.

//php print_r ($fields); ?>
Çağdaş Türk Edebiyatı’nın önemli kalemlerinden Cemil Kavukçu’nun ilk gençlik romanı olan Yolun Başındakiler, dili, anlatımı ve yarattığı atmosfer açısından her yaş grubuna seslenmeyi başarıyor.

//php print_r ($fields); ?>
İsveçli yazar Stjernström 1960 doğumlu. Ancak edebiyat dünyasına katılması 2003 yılını bulmuş. Gecikmenin nedeni, Stjernström'ün finans dünyasında geçirdiği uzun yıllar. Sıkıldığını, yaratıcılığının boğulduğunu fark ettiğinde, aniden kariyerini terk etmiş ve ilk romanı Enn Mann’ı yazmaya koyulmuş.

//php print_r ($fields); ?>
Kafka’nın çığlığı gökkubede yankılanmaya devam ediyor. Gökkubbe soğukkanlılığından ödün vermese de, modern zihnin ve onun türettiği dünyanın bunaltılı yazarlarının çığlıklarından oluşan o akordsuz koro giderek genişliyor.

//php print_r ($fields); ?>
Erkek romancılar tarafından yazılmış, zengin hayal gücünün ürünü, muhteşem kadın kahramanlardan yana bir kıtlığımız yok (Gustave Flaubert’in Madam Bovary’sini, Henry James’in Bir Kadının Portresi’ni, Norman Rush’ın Çiftleşme’sini veya Ian McEwan’ın Kefaret’ini düşünelim mesela) ama kadın kahramanlar hakkında yazmak hakkında yazan erkek romancı örneği az.

//php print_r ($fields); ?>
1 Kasım 1972 sabahı Milan'daki Piazza Santa Babilia'nın mermer bloklarına şöyle bir tablet asılmıştı: ''Ezra Pound öldü. USURA'ların istila ettiği dünyada faşizmin tarafını seçen adam.'' Davit Heyman, Pound üzerine hazırladığı kitabında yer verdiği bu tabletin son cümlesi faşist şairin en başından beri bildiğidir: ''Ezra Pound yaşıyor.'' 87.












