Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Kate Chopin'in 1899 tarihli, 115 yaşındaki romanı Uyanış, daha on beşinden gün almamış gibi taptaze, yepyeni. Sorduğu sorular zerre kadar eskimemiş, feminist düşüncenin en güncel düşünürlerine taş çıkaracak kadar çetin.

//php print_r ($fields); ?>
Baştan söyleyeyim, benim kahramanım Chopin. Onun parçalarını dinlerken aldığın keyfin haddi hesabı yok. Ama eğri oturalım doğru konuşalım, Johann Sebastian Bach müziği okuyup üfleyenlerin üzerinde hemfikir olduğu bir dahi.

//php print_r ($fields); ?>
"Ah sanatçı olmak vardı aslında
Dünyayı baştan yaratmak için
Anarşist olup bir yandan da
Milyonerler gibi yaşamak için!"

//php print_r ($fields); ?>
Geçtiğimiz aylarda Harvard Üniversitesi Yayınevi’nden Orhan Pamuk’un The Naïve and The Sentimental Novelist başlıklı bir kitabı yayımlandı. Kitap, Orhan Pamuk’un 2009 yılında Harvard Üniversitesi’nde verdiği Norton Konferansları’nın metni. Bu konferanslar 1925'den beri her yıl önemli bir yazar tarafından verilir.

//php print_r ($fields); ?>
Yaşamak bazen öyle bir illettir ki insanın tek kurtuluşu uykudur. Bu yüzdendir ki depresif insanlar çok uyur. Buradaki amaç hayatın yükünü rüyaların hafifliği ile bastırmaktır bir nevi. Bu noktadan bakınca Pınar Sönmez'in ilk öykü kitabına Uyku Kaçsa Rüya Kalsa adını vermiş olması daha dikkat çekici bir hal alıyor.

//php print_r ($fields); ?>
Thomas Bernhard novellası, sert tek espresso gibi. Amras ve Watten’i okuduktan sonra koyu, şekersiz, rehavetsiz bir lezzet kaldı damağımda. Bu lezzet bana, edebiyatı da, Thomas Bernhard’ı da yanlış anladığım bir yaz ayını hatırlatıyor.

//php print_r ($fields); ?>
Geceler aşk hakkında konuşmaya başladığında, sevgililerin susmaya karar vermesi kaçınılmazdır. Geceler aşk hakkında her şeyi bilir ve sır tutamazlar. Sevgililer konuşurken gecelerin saklanması ondandır. Kabahat işlemiş çocuk gibi evin içinde bir yerlere kaybolurlar.

//php print_r ($fields); ?>
Çocuk ile hayal gücü arasında nasıl bir arkadaşlık olabilir: Basit bir söyleyişle, çocuk zaten hayal gücünün sonucu değil midir? Yani çocuk, hayal gücünün merkezinden gelmiştir dünyaya ve hayal ile güç arasında bir denge unsurudur. Güce dayanan hayalin sadece çocuğa teslim edildiği tek gezegen dünyadır.

//php print_r ($fields); ?>
"Ben HIV pozitifim!" Kulağa korkunç geliyor... Ama bu cümle, her şeyin bitmek üzere olduğunu değil, yeni bir dönemin başladığını haber veriyor artık.

//php print_r ($fields); ?>
Kahramanlarının gölgesinde kalmış yazarlar vardır, sözgelimi, Tom Sawyer biraz öyledir bana göre. Kimi zaman, sevdiğim yazarlar sorulduğunda şaşırır, “Tom Sawyer,” deyiveririm. Onun kadar olmasa da, John Silver da benim için öyledir.

















