Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar



Kursağımızda kalan heveslerin romanı

Külliyat okuması yapmak, bir yazarın yazarlık serüvenine şahitlik etmenin en doğru yoludur belki de. Yazarın kitaplarının kronolojik sırayla okunması, okuyucu olarak dildeki ve temalardaki değişimi, hikayenin içerisindeki patikalarda meydana gelen çeşitlenmeyi görmek için önemli imkanlar sunar. Aslında bu kazanımlar, işin edebi yönüyle ilişkili.



Hayatı olduğu gibi kucaklamak

Jaguar, bir başyapıtla daha tanıştırdı bizi: Çağdaş Çin edebiyatının önemli yazarlarından Yu Hua’nın, basıldığı yıl Çin’de yasaklanan ve ardından dünyada büyük bir karşılık bulan, çok sayıda dile çevrilmiş, ayrıca bir filme de konu olmuş, tartışmalı eseri Yaşamak.



Bir Alman meselesi

“Romantik misiniz?” bu cevabı hemen verilebilecek türden öyle herhangi bir soru değil. Çünkü romantik, bir ruh hali olarak duygusallığı çağrıştırsa da kültürel anlamıyla sadece budnan ibaret değil.



Sinema endüstrisinin yeni İncil’i

“İnsanoğluna ilişkin iki ya da üç öykü var ve daha önce hiç yaşanmamış gibi tutkuyla kendilerini yineliyorlar”

Willa Cather



Benim adım okur

 

“Gâh kar yağıyordu, gâh karanlık” - Şeyh Galip



Demir Perde'nin gölgesinde

Yazarın patronajla netameli ilişkisi edebiyat tartışmalarının tahtında uzun süre hüküm sürdü malumunuz. Postyapısalcıların yazarın ölümünü ilanına ve suçu da tahakküm edici iktidarlara yüklemesine müteakip, edebiyat cephesi de türlü manevralarla ya bu cinayetten kaçmaya yahut nefsi müdafaa çalışmalarına girişti.



Bir Yeryüzü Eşiği: Şahdamar-Körfez-Sesler

Sarsıcı ve ters yüz edici bir modernleşme tezgâhından geçen toplumlarda, gelenek en çok tartışılan kelimelerden biridir. Kimi, geleneği günü geçmiş, köhnemiş bir olgu diyerek elinin tersiyle iter; kimi de geleneği bir anakronizm tuzağına düşerek biçimsel bir oyuna dönüştürür. Bu köklerini unutan tarihsizlikten, bu biçimsel ve hamasî şiir akrobasilerinden geriye ne kalabilirse artık.



Bütün iç savaşların romanı

Bu romanı bir başkası yazabilir miydi? Sorunun yanıtı hayır ise sözcüğün gerçek anlamıyla bir edebiyat eseri ile karşı karşıyayızdır. Elbette bazen yanıtın şöyle olduğu da olur: "Hayır, kimse bu kadar kötü bir şey yazamaz!" Yanıtın evet olduğu durumlarda bir roman hakkında yazmak çok zor değildir. Edebiyat kisvesi altında en fazla rastlanan olgu olan berbat romanlarda da işiniz kolaydır.



Romanda ve tiyatroda 'onca yoksulluk vardı'!

 

 

 

 

(Yazarın adı isteği üzerine kaldırılmıştır)

 

 


 

Romain Gary’nin, Émile Ajar takma ismiyle yazdığı Onca Yoksulluk Varken adlı romanı 2009 yılında okurken gerçek bir dünyadan çıkıp daha bir gerçeğin içine doğru yolculuk yaptığımı anlamıştım.



Yeni Demokritos melankoliyi anlatıyor

17. yüzyılda yayımlanan ve kendinden önceki iki bin yılda melankoliye nasıl bakıldığını anlatan bir kitap düşünün. Bu kitap bir roman değil, bir şiir, bir hikaye hiç değil.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.