Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Dil ve edebiyat ayrılmaz ikili. Biz ölümlüler dili hırpaladıkça, edebiyat iyileştirmeye çalışıyor. Galat-ı meşhurlar, küreselleşme, çeviri, ideoloji, sokak, y nesli, teknoloji dili dönüştürüyor. Hayat, her sabah yeni bir sözcük eklediğimiz koca bir sözlük. Bir yandan sözlükler yazıladursun, dilbilimciler sonuçlar çıkarsın ama aasıl eğlenen yazarlar.

//php print_r ($fields); ?>
Gençlerin kendilerine sadece meşgale olarak değil, kariyer olarak da yazarlığı düşündüğü bir çağda yaşıyoruz; her daim geçerli olan “yazmasaydım çıldıracaktım” halini de unutmamalı tabii. Elbette yazarlık, birkaç büyük kariyer dışında, pek de kolay bir ekmek teknesi değil. Yazmanın güçlüğü bir yana, çok uzun bir süre boyunca alıcı bulmak da mümkün olmayabilir.

//php print_r ($fields); ?>
Hayat, büyülü gerçeklikten önce mi var sonra mı? Aysu Önen Kararsız Okur'da, Latin Amerika edebiyatına giden yolun kapılarını araladı, Sedat Girgin çizdi.

//php print_r ($fields); ?>
Yumuşak Makine, Nova Ekspresi, Junky gibi kitapların ABD'li yazarı William Burroughs, 100 yıl önce bugün doğdu. Guardian da bu vesileyle yazarın fotoğraflarını yayınladı.

//php print_r ($fields); ?>
Kitabın “İçindekiler” kısmına göz attıktan sonra, “Film Türlerine Göre Film Müziği” başlıklı bölümün olduğu sayfaları açıyorum öncelikle. Şu cümlelerle başlamış yazar: “Tür filmleri incelenirken genelde müzik unsuru en arka plana atılır. Oysa film müziği tam tersine, türün tür olmasında ‘olmazsa olmaz’ diyebileceğimiz bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır.

//php print_r ($fields); ?>
Hem daha önce bu sayfalarda bir süre izini sürdüğümüz “Yarım Kitaplar”a hem de ünlü yazarların ünlü eserlerinin gölgesinde kalmış “diğer” kitaplarına, “Gölgede Kalanlar”a bir örnek Suikast Bürosu.

//php print_r ($fields); ?>
Şehir yazılarının tarihi çok eskilere dayanır. Gezmek, görmek ve seyahatten geriye kalan izlenimlerini paylaşmak insanın doğasında olan bir özelliği gibi aslında. Gezmek, ruha şifa olduğu kadar kelimelere de bir canlılık katıyor.

//php print_r ($fields); ?>
Bugün polisiye roman dendiğinde akla gelen ilk isimlerden biridir hiç kuşkusuz Agatha Christie. "Cinayetler kraliçesi" olarak anılan Christie'nin sadece kitapları değil, hayatı da bazı gizemler içeriyor. 1926’da 11 gün boyunca kaybolmuştu örneğin. Bütün aramalara rağmen bir sonuç alınamamış, arabası ağaçlara çarpmış ve terk edilmiş biçimde bulunmuştu.

//php print_r ($fields); ?>
“İlk örnekleri şöyleydi”, “evvela Avrupa’da başladı” filan diyerek lafı çevirsek de şu gerçeği değiştiremeyiz: Çizgi roman, hemen tüm popüler sanatlar gibi Amerikalıdır, o etkiyle yaygınlaşmıştır.

//php print_r ($fields); ?>
Andy Weir aslında bir programcı - birçok şirkette yazılım mühendisi olarak çalışıyor. Hayat hikayesinin bizi ilgilendiren kısmı ise, çocukluğundan beri bilimkurgu edebiyatına tutkun olması. Yazıp çizmeye de genç yaşta başlıyor... Tamamladığı ilk roman taslağı birçok yayınevinden ret cevabı alınca; bu kitabı bölümler halinde kendi sitesinde yayımlıyor.

















