Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Andy Weir aslında bir programcı - birçok şirkette yazılım mühendisi olarak çalışıyor. Hayat hikayesinin bizi ilgilendiren kısmı ise, çocukluğundan beri bilimkurgu edebiyatına tutkun olması. Yazıp çizmeye de genç yaşta başlıyor... Tamamladığı ilk roman taslağı birçok yayınevinden ret cevabı alınca; bu kitabı bölümler halinde kendi sitesinde yayımlıyor.

//php print_r ($fields); ?>
F. Scott Fitzgerald dendi miydi akla ilk gelenin Muhteşem Gatsby olması ya da Herman Melville'in adını duyar duymaz Moby Dick'i hatırlamak oldukça normal ve anlaşılabilir. Fakat bu usta isimlerin bu ünlü eserlerinin gölgesinde kalmış, öne çıkma fırsatı bulamamış kitapları da var. İşte pek çoğunu yakından tanıdığımız, ünlü yazarların gölgede kalmış eserleri:

//php print_r ($fields); ?>
Naipaul şöyle demişti de hepimiz kızmıştık: “Bir iki paragraftan sonra, bir yazı, bir kadın tarafından mı yazılmış, anlarım. Ve benimle eşit olmadığını düşünürüm.” Cinsiyet vazgeçilmesi, saklanması gereken bir şey midir? Yoksa duyurulması gereken bir ses, kuşanılması gereken bir kılıç mıdır? Yazarken? Okurken? Önkabullerle yaklaşabilirsiniz.

//php print_r ($fields); ?>
Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. İlk soruyu da o yazar üzerine çalışmalar yapmış bir isme yönelttik. Öyleyse soruyoruz: Siz Homeros'u niçin okuyorsunuz?

//php print_r ($fields); ?>
Hayat, büyülü gerçeklikten önce mi var sonra mı? Aysu Önen Kararsız Okur'da, Latin Amerika edebiyatına giden yolun kapılarını araladı, Sedat Girgin çizdi.

//php print_r ($fields); ?>
“İlk örnekleri şöyleydi”, “evvela Avrupa’da başladı” filan diyerek lafı çevirsek de şu gerçeği değiştiremeyiz: Çizgi roman, hemen tüm popüler sanatlar gibi Amerikalıdır, o etkiyle yaygınlaşmıştır.

//php print_r ($fields); ?>
Bugün polisiye roman dendiğinde akla gelen ilk isimlerden biridir hiç kuşkusuz Agatha Christie. "Cinayetler kraliçesi" olarak anılan Christie'nin sadece kitapları değil, hayatı da bazı gizemler içeriyor. 1926’da 11 gün boyunca kaybolmuştu örneğin. Bütün aramalara rağmen bir sonuç alınamamış, arabası ağaçlara çarpmış ve terk edilmiş biçimde bulunmuştu.

//php print_r ($fields); ?>
Edebiyat ve müzik arasında ilişkinin en güçlü olduğu ve iç içe geçtiği coğrafyalar, hikaye anlatma geleneğinin, bir başka deyişle sözlü geleneğin yaygın olduğu yerler hiç kuşkusuz. İzlanda da böyle bir coğrafya. Uzun kış geceleri, pagan mitoloji, buzullar ve hayatta kalma mücadelesinin üstünde yükselen bir kültür.

//php print_r ($fields); ?>
Dil ve edebiyat ayrılmaz ikili. Biz ölümlüler dili hırpaladıkça, edebiyat iyileştirmeye çalışıyor. Galat-ı meşhurlar, küreselleşme, çeviri, ideoloji, sokak, y nesli, teknoloji dili dönüştürüyor. Hayat, her sabah yeni bir sözcük eklediğimiz koca bir sözlük. Bir yandan sözlükler yazıladursun, dilbilimciler sonuçlar çıkarsın ama aasıl eğlenen yazarlar.

//php print_r ($fields); ?>
Yumuşak Makine, Nova Ekspresi, Junky gibi kitapların ABD'li yazarı William Burroughs, 100 yıl önce bugün doğdu. Guardian da bu vesileyle yazarın fotoğraflarını yayınladı.

















