Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar



George Eliot'a Göre Kadın Olmak

Middlemarch klasik bir roman, bir başyapıt. 1871 yılında yayımlanmış. Rahatlıkla Anna Karenina’nın, Madam Bovary’nin, Kızıl ile Kara’nın yanına konulabilir.

 



Yine Kazacağız, Yine Kaçacağız!

12 Eylül hapishanelerinden tünel kazarak kaçmak! Dönemi kıyısından köşesinden de olsa bir nebze bilenler için düşünülmesi, hayal edilmesi bile olanaksız, “hadi canım sen de!” denilecek, gülünüp geçilecek bir proje. Çok sıkı güvenlik önlemleri, günün her saatine yayılan, işkencehaneyi ayrı bir yer olmaktan çıkarıp hapishanelerin tümüne, koğuşlara yayan akıl almaz bir baskı sistemi...



Post mortem yazı, bir diriliş öyküsü

19. yüzyılda Avrupa ve Amerika'da yaygın bir gelenekti, post mortem fotoğraflar çekmek. Ölen kişi özene bezene giydirilir, süslenir, bazen aile yakınları da yanında poz verir, ölen kişinin son kareleri böylece çekilirdi. Amaç onlardan son bir hatıra bırakmak, belki de deklanşörün patladığı o son anda, onları ölümsüz kılmaktı.



Bir avuç meczup

Mizahın ve yalakalık yapmayan, yani gerçek karikatürün, itinayla tu kaka edilmeye başlandığı bugünlerde, elimizden ağız dolusu eleştiri ve güldürüyü almaya yeltenenler var. Haybeye uğraştıklarını söylemek gerekiyor mu, bilinmez. Onlar tüm ucubeliğiyle ortalıkta fink atadursun, mizahı cesaretle savunanlar da yoluna devam ediyor. Bunlardan biri de hiç kuşkusuz Birol Bayram.



g e z e g e n t a r u m a r o l a c a k

Bir sabah uyandığınızda kıyametle karşılaşabilirsiniz; bu curcuna dinsel kaynaklı da olabilir, tamamen astrolojik yahut çevreci nedenlerle de. Şaşırmamak gerek: İnsanın bulunduğu her yerde, her zamanda kıyamet bir lanetten çok neticedir. Düşüncenin kıyametle akrabalığı etin sinirle dostluğu kadardır çünkü. Şiddet yaratıldığı, akla uygun hale getirildiği derecede katlanılırdır.



Arka bahçelerden dolaşmadan

İçine düştüğümüz küçük veya büyük bataklıkların farkına varabilmemiz için, "içeride" ama "dışarı"dan bakan gözlere ihtiyacımız var. Ursula K. Le Guin'in gözleri gibi. Duvar, sınır, tanıdık-yabancı, erkeklik-kadınlık, kapitalizm, meta fetişizmi, evlilik, cinsellik... O kadar çok bataklık var ki. Gözetim mekanizmaları, kapatılma, özgürlük, biz-onlar...



''Farklı alanlarda da kitap yayınlamayı hedefliyoruz''

Yayın dünyasıyla ilişkiniz nasıl başladı?

 



Rappaccini’nin kızı Havva ise…

Nathaniel Hawthorne’un 1844 yılında yayımlanan Rappaccini’nin Kızı isimli uzun öyküsü (novella mı demeli?) üzerine yapılan yorumlarda okur ikiye ayrılıyormuş. Bir kısmı bu hikayenin kadın-erkek ilişkileri hakkında olduğunu söylerken, diğer kısmı Hıristiyanlık alegorisi olduğunu söylüyormuş. Bana öyle geliyor ki, ikisi de... 19.



İlişkiler için bibliyoterapi desteği

Aşkın nasıl bir duygu olduğunu tarif et, deseler, oldukça “cilalı” bir duygu olduğunu söylemekte bir sakınca görmezdim. Zira her şeyi olduğundan daha parlak gösterdiği kesin. Peki bu sonsuza dek sürüyor mu? Elbette hayır. Hatta bazı kişiler tarafından aşka çeşitli sürelerde ömür bile biçiliyor. Bir son kullanma tarihi var!



Şüpheli asker ölümlerinin hikaye hali

Asker Sevag’ın acı hikayesini hatırlarsınız. Bundan iki yıl önce çok manidar bir tarihte,  Ermeni soykırımının yıl dönümü olan 24 Nisan’da "kazara ölmüştü".

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.