Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Tek kollu bir resim öğretmeni sürekli aynı kadının portresini yapıyor. Kadın, koynuna yolladığı genç kızın bedeni üzerinden, uzaktan birleşiyor tek kollu resim öğretmeniyle. Kadının ölü nişanlısı, başka erkeklerin hayatında yaşamaya devam ediyor. Bir genç kız, öğretmenleri hakkında yalan aşk mektupları yazıyor ve onları kayalıklara saklıyor. Erkeklerle kızların arasına bisikletler giriyor.

//php print_r ($fields); ?>
Bir zamanlar Roll dergisi vardı. Çıktığından kısa bir süre sonra anladık ki meğer hayatımızda koca bir müzik dergisi boşluğu varmış. Kapandığında ise artık bu boşluğu daha iyi tanıyorduk ve dedik ki: “Yine mi sen?”

//php print_r ($fields); ?>
Horacio Castellanos Moya... Orta Amerika’nın çılgın yazarı; o öfkeli coğrafyadan daha kızgın ve acımasız biri. Ama bunu kalemiyle dışavuruyor. Hiçbir zaman doğru bildiğini yazmaktan sakınmayan Moya, epey bir soruşturma ve kovuşturmayla cebelleşmiş bu yüzden. Bunun yanında, kendi coğrafyasındaki çöküntüleri ve kirli ilişkileri resmeden Moya’nın gözlemciliği kuvvetli.

//php print_r ($fields); ?>
Mervyn Peake’in fantastik sayılamayacak, ama fantastik edebiyat okurları tarafından çok sevilen serisi Gormenghast’ın kahramanının adı her ne kadar Titus Groan olsa da, romanlardaki öykünün arka plandaki gerçek kahramanı, Gormenghast’ın kendisidir; gizemli bir şatodur, kendisine has ritüelleri olan bir yapıdır, bütün yolların oraya çıktığı bir başlangıç ve bitiş noktasıdır.

//php print_r ($fields); ?>
Aforizmaları, değinileri, polemikleri, anektodları içeren, yine bin maddeden oluşan Kitap İçin 2, birincisinden dört yıl sonra yayınlandı. Selçuk Altun bu kitapta, keşif çalışmalarını daha da derinleştirip genişleterek okurlarıyla paylaşıyor.

//php print_r ($fields); ?>
Peter Carey’i, Oscar ve Lucinda ile Kelly Gang’ın Gerçek Hikâyesi gibi kitaplarıyla tanıyoruz. J.M. Coetzee ve Hilary Mantel ile birlikte Man Brooker ödülünü iki defa kazanmayı başarmış üç yazardan biri olan olan Avustralyalı edebiyatçının on ikinci kitabı Gözyaşının Kimyası, Ayrıntı Yayınlarınca geçtiğimiz günlerde ülkemiz okuyucusunun beğenisine sunuldu.

//php print_r ($fields); ?>
Eğer dünyaya gelişimizin bir amacı bulunsaydı, bence bu mutlaka kendimizi tanımak olurdu; yüreğimizde uyanan her duyguyu şefkatle kabullenmek ve belki de en önemlisi, yüreğimizin gerçek kapasitesini gerçekleştirerek neşeyle kanatlanabileceği bir hayat yaşamak...

//php print_r ($fields); ?>
‘Kendi için okuma’ da ne demek, ‘başkası için’ okuma mı olurmuş ki, böyle bir şey nasıl olur da e-kitap satışlarını yaygınlaştırabilirmiş ki diyecekleri, biraz sabır göstermelerini rica ederek yanıtlayayım: Evet, oluyor, hem de, en sadık ve kararlı kitap okurları olan kadınlar bunu yapıyor.

//php print_r ($fields); ?>
Haydi, gelin itiraf edelim; ekonomi denen iblisten çoğumuz hiçbir şey çakmıyoruz. Ufak tefek terimler hakkında selin içerisinde beliren kaya parçaları gibi zihnimizde soluk ışıklar yanıyor ama, iş bütüne gelince Pandora gibi kutuya yaklaşmaktan korkuyoruz. Ya içinden çıkamayacağımız bir labirente girmekten çekiniyoruz, ya da çıksak bile harcanan emeğin bir getirisi olmayacağına inanıyoruz.

//php print_r ($fields); ?>
Doctorow'un 1975 tarihli romanı Ragtime, Amerikan edebiyatının tatlı esintisini, Tomris Uyar'ın çevirisinin de etkisiyle gıdıklayan, hafifleten ama zaman zaman da ürperten duygusunu okura hissettiriyor.















