Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar



NesneKitap // Kağıtlardan defterlere, defterlerden kitaplara...

Kitaba bir nesne olarak da düşkün olanların, genel olarak kırtasiyeye de hep farklı bir gözle baktıklarını iddia edebiliriz gibi geliyor bana. Tutkunun boyutu ve yönelimi farklı olabilir ama mutlaka vardır sanki.



Kelebek Etkisi // Sevgilinin adı Anne

Kırık bir kemik büyük bir azap kaynağından başka ne olabilir ki? Ama söz konusu edebiyatsa, o kırık kemikten bile sarsıcı bir eserin doğduğuna tanık olabilirsiniz.



İnsan öyküleriyle Türkiye'nin halleri

Yılmaz Güney aramıştı bir gün. Önemli bir konuyu görüşmek istiyordu. Yeni çevirmişti Umut filmini Yılmaz. Çok başarılıydı. Herkes kıskanmıştı. Geçmişini karıştırmak istiyorlar, aleyhinde kampanyalar yürütüyorlardı.

 

 

Buluştuklarında “Kardeş” dedi, “Benim için çok önemli olan bir sorun var. Bizim film Cannes’a seçildi.”

 

 



Karşılaştırmalı Eleştiri // "Tarih içinde Öykü içinde Tarih"

Bir zaman önce, tarihi romanlar etrafında dönen hararetli bir tartışma vardı.



Karne: Gündelik Felaket Teorileri, Ve Dağlar Yankılandı, Gam

GAM Hakan Yel
Altın Kitaplar Yayınevi (13,5 cm x 21,5 cm)




Seslerin en keskini

2016 yılında Bertolt Brecht’in ölümünün üzerinden 60 yıl geçmiş olacak. Kuşkusuz Almanya’nın birçok yerinde ve özellikle de Brecht’in son yıllarını geçirdiği Berlin’de heyecan verici anma etkinlikleri olacaktır. Ama onun Berliner Ensemble isimli tiyatrosu, zaten 60 yıldır onun mirasını canlı tutmakla meşgul.



NesneKitap // Nesneleşmeli bazı klasikler

2000 yılında Orhan Pamuk’un Kara Kitap’ının 10. Yıl Özel Baskısı’nı elime aldığımda çokça heyecanlandığımı hatırlıyorum. “Mecburen” beyaz renk ağırlıklı kapakla çıkmış ilk baskısına sahiptim ama şimdi, kapkara sert kapaklı haliyle, dokusu daha çok hissedilen kağıdıyla ve üstelik Orhan Pamuk’un önsözü, çizimleri ve elyazısı örnekleriyle birlikte yeniden okuma bahanem olmuştu.



Edebiyatın başına gelen en kötü şey

Barış Bıçakçı’nın yeni kitabı Seyrek Yağmur’u çözümlemek için okurların elinde şu deliller vardır: Kitap kapağı ve kitap arkası yazısı birer adet, yazarın doğduğu yer ve yıldan başka pek bir şey içermeyen özgeçmiş, Google görsel aratma algoritmaları yüzünden ebediyen yüzüne giydiği Seyfi Teoman fotoğrafı, bugüne kadar yazdığı romanlarla kurduğu edebiyat evreni, yarattığı kahramanlara k



Arturo Bandini Destanı

John Fante ile tanışma hikâyem, Salinger’in Çavdar Tarlasında Çocuklar romanıyla kavgalı olduğum günlere denk geliyor olsa gerek. Hafızam beni yanıltıyor olamaz. Sıradan bir hikâye ama bu, şöyle ki; rafta gördüğüm bir kitabın Toza Sor ismini sevdim ve alıp eve geldim. O ana kadar hakkında hiçbir şey duymadığım bir yazardı Fante.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.