Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Kasabanın laneti, denizden gelen dehşet, delirmek ile ölmek arasında sıkışıp kalan kahramanlar, ihtişamlı geçmişin modern zamanlardan aldığı intikam… Bunların hepsi, H. P. Lovecraft’ın eserlerine, en azından Innsmouth’un Üzerindeki Gölge ya da Cthulhu’nun Çağrısı gibi önde gelen öykülere aşina okurlar için anahtar başlıklar.

//php print_r ($fields); ?>
Amin Maalouf, Türkiye’de çok az yazara nasip olabilecek bir sevgi halesiyle sarmalanmış bir yazar. Her kitabı sadece çok okunmakla kalmıyor aynı zamanda edebi çevrelerde tartışılmaya değer görülüyor. Hatta edebi çevrelerin dışına çıkıp düşünce dünyasına da ilham veriyor. Eleştiriler de ardından geliyor tabii ki.

//php print_r ($fields); ?>
Zifiri karanlık bir gelecek tasviri, yozlaşma içindeki kaotik şehirler, teknolojinin yetişilemez hızıyla, insan olmaya, hakikate, dünyadaki varoluşumuza dair tüm tanımların sürekli yeni baştan yazıldığı kaygan bir zemin... Richard K.

//php print_r ($fields); ?>
Emin Gürdamur, ilk öykü kitabını, 2017’de, otuz yedi yaşında iken neşretti. İlk kitabına giden yolda uzun emekler verdiği, yazıyı bir hayat memat meselesi yaptığı anlaşılıyor. Ki, 2017’de çıkan Atları Uçurumlara Sürmek ve 2019’da çıkan Herkesten Sonra Gelen kitapları okunduğunda vasat okurun işini çokça zorlaştıracak, künhüne erilmesi zor, kavranılması müşkül metinler yazdığı görülecektir.

//php print_r ($fields); ?>
Yayın sektörünün içinden biri misiniz? Biraz kendinizden bahseder misiniz?

//php print_r ($fields); ?>
Çocukluğumun üç senesi Sivas’ın Gürün ilçesinin Çelikhan/Yazyurdu kasabasında geçti. Sekiz ile on yaşlarımdı bunlar. 1982-1985. Bunun öncesinde veya sonrasında köy, kasaba gibi yerlerde yaşamamıştım. Dolayısıyla hayatımın bu üç senesi, bana her zaman olağanüstü gelmiştir. İnanılmaz. Uzak. Yaşanmamış gibi. Ürkütücü. Masalımsı. Büyülü. Zorlu.

//php print_r ($fields); ?>
İmkânsızın Şarkısı’nı okuduğumda içim kalp ağrılarıyla dolmuştu. Murakami’yi ilk o zaman tanımıştım. Sonra bir-iki kitabını daha okudum ama ilk okunan kitaplar bazen her şeydir, benim için de öyle oldu. Romanları dışında düz yazıları da var, ama onların verdiği tat da daha az değil. Koşmasaydım Yazamazdım da bunlardan biri.

//php print_r ($fields); ?>
Ne zaman bilimkurgu bir roman veya öykü okuyacak olsam, kitabın kapağını büyük bir beklentiyle açarım. Beni yarattığı dünyanın içine çekebilmesi, kendi içinde anlamlı bir âlem kurması, hayal gücünü zorlayan bir teknoloji, gelecekteki toplumsal sorunlar, distopik manzaralar, uzay gemileri, ışın kılıçları, dünyayı ele geçiren robotlar... Bunların olup olmaması inanın hiç ilgimi çekmez.

//php print_r ($fields); ?>

//php print_r ($fields); ?>
Kenar mahallelerden birinde büyüdüm, üzerinden seneler geçti; insan, insanın muallimi olmaya teşnedir, bir abimiz, biz çocuklara şöyle demişti, sigarasını somurarak: “Aşkını anlatan yavşaktır.” Çocuksun, dinliyorsun. Anlatmak istediği, kadının illa ki korunup kollanmasıydı. Erkek, çapkın sayılır, maşuk olur ama iş sevdiceğine gelince ve olur ya vuslata erilmezse, kadın "hoppa" sayılırdı.

















