Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Dünya edebiyatında aile romanlarına sıklıkla rastlanır. Thomas Mann’ın Buddenbrooklar’ı, Heinrich Böll’ün Dokuz Buçukta Bilardo’su, Orhan Pamuk’un Cevdet Bey ve Oğulları ilk elde akla gelenler. Söz konusu romanlarda bir ailenin birkaç kuşak hikâyesi konu edilir.

//php print_r ($fields); ?>
Havvacığım, daha merhaba bile demeden, gözlerinden öpüyorum.

//php print_r ($fields); ?>
Define avlarını kim sevmez? Özellikle de çocukken; bir mekandan ötekine ipuçlarını çözmeye çalışmak, sonunda bir torba dolusu şeker ya da çikolatadan oluşan “defineye” ulaşmak... Açıkçası, çocukluğumdan hatıra bu maceraları özlemiyor değilim.

//php print_r ($fields); ?>
Kültür sanat dünyasının farklı alanlardaki başarılı isimleri Fatma Barbarosoğlu, Yalın Alpay, Necip Tosun, Ali Emre, Ari Çokona, Zeynep Arkan, Sadık Usta, Gülenay Börekçi, Mustafa Çiftci, Ahmet Sarı, Okday Korunan’a 2020 yılında okudukları ve dikkat çekmek istedikleri kitapları sorduk. Şiirden düşünceye, tarihten biyografiye eserlerin yer aldığı keyifli bir toplam sunuyoruz.

//php print_r ($fields); ?>
"Acıyı gördüm. Gözlerinin ortasında bir çiçek gibi büyüyen irisin önce ağır ağır büzülmesini, ardından çığlık gibi ansızın patlamasını gördüm. Titreyen dudaklar, bal mumuna dönüşen yüzleri, çöken yanakları, irileşen elmacık kemiklerini, birer mağara gibi derinleşen göz çukurlarını, kurumuş ağızların içinde pelteleşen dilleri gördüm."

//php print_r ($fields); ?>
Köklerimizi, kendi isimlerimizin yazdığı karton kahve bardaklarında aradığımız bugünlerde masallara, masallarımızı okumaya, dinlemeye her zamankinden daha çok ihtiyacımız var gibi görünüyor. Mesafenin kaybolduğu, ben ve öteki, özne ve nesne, gerçeklik ve görüntüler arasındaki sınırların tamamıyla birbirine karıştığı günümüzde, doğru yolu, kendi yolumuzu bulabilmek çok daha zor.

//php print_r ($fields); ?>
Bin yıllar önce kendi elleriyle yarattıkları yapay zekânın kıyımına uğrayıp geri dönülemez bir sürgün ile ana yurtları Kobol’dan ayrılan 12 koloninin insanları için işler hiçbir zaman yolunda gitmedi.

//php print_r ($fields); ?>
Çizgi romanlar yaşlılarla pek ilgilenmezler. Çocuklara yönelik olarak üretildikleri uzun senelerde “dede” imgesi dışında yaşlıları pek aklına getirmiş değillerdir. Eski çocuk dergilerinde torunuyla aynı esprilere gülen dede imgesi sık başvurulan klişelerdendir. Dedelerin, torunları için dergiyi satın aldığı, onlarla ebeveynlerinden daha fazla vakit geçirdiği düşünülmüş olabilir.

//php print_r ($fields); ?>
Şişli’de bir yazıhane vardı. Caminin yan sokağında. Yakın zamana kadar köye giden otobüse oradan binerdik. Artık Topkapı otogarından biniyoruz. Yetmişlerin sonu. Hep sabah otobüsüne bilet alınıyor. Babam aydınlıkta yolculuk etmeyi seviyor olmalıydı.

//php print_r ($fields); ?>
Bir Nevi Dipnot adlı Youtube kanalının Türkçe altyazıyla paylaştığı videoda, 1957 yılında Albert Camus ile bir futbol müsabakası sırasında yapılan röportajdan kısacık bir parça izliyoruz.




_4_0_0_0.jpg)












