Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar



Hayat size yerleşirken

Yakın bir zaman önce yayımlanan Dönüş kitabı, Avustralya’nın en önemli yazarlarından kabul edilen Tim Winton’ın on yedi öyküsünden mürekkep.



“Bir mekan kullanıcısının günlüğü”

Dünya üzerindeki Türkiye ülkesinin İstanbul şehrine bağlı Kadıköy ilçesinde bulunan bir apartmanın birinci katındaki bir dairede yaşıyorum. Dairenin üç odası, bir salonu, bir banyosu ve bir mutfağı var. İki yıl kadar önce, bu daireye ilk kez girdiğimde onun her köşesini dikkatle inceledim.



Bir günah çıkarma öyküsü

“Ardıç ağacı kutsal kabul edilmiş bir bitkidir, uzun ömürlüdür. Tohumu nice hastalığın tedavisinde ve yemeklere koku ve tat vermek amacıyla da kullanılır…” gibi bir sözlük tanımıyla açılıyor Selçuk Altun’un Ardıç Ağacının Altında başlıklı yeni romanı. Kapağında ise, arka planında bir ardıç ağacı bulunan,  Da Vinci imzalı bir portre olan Ginevra de’ Benci yer alıyor.



Beckett, neşeli melankolik…

Samuel Beckett, 13 Nisan 1906’da doğdu, 112 yıl önce… İlk romanı Sıradan Kadınlar Düşü’nü 1932 yılında yazmıştı, 86 yıl önce; Türkçede ancak 2013’te okuyabilmiştik...



Sherlock Holmes, Abdülhamit’in hayatını kurtarıyor

Sherlock Holmes, pek çoğumuzun hayran olduğu bir çıkarım sanatı ustası. Mevzubahis Sherlock’un bakış açısı olduğunda, onun eline bir kere düşen bir daha kolay kolay kurtulamıyor.



Eksik aile resmi tamamlanacak mı?

Nicolas Herpin ile Nicolas Jonas, Amerikan sosyolojisini anlatırken kitaplarını (La sociologie américaine, 2011) dört temel üzerine inşa ederler: Şehir, iş hayatı, aile ve kültür.



Seçkin ve ayrımcı bir toplum yaratmak

John Le Carré –Türkçeye ilk kez çevrilen– Cinayetin Parıltısı romanını şu sözlerle tanımlıyor: "Acımasız ve aynı zamanda gülünç bir sosyal yaklaşımın gölgesinde kalmış, kusurlu bir polisiye roman." Bu açıklama, ilk basım yılı 1962 olan romanın arka sayfalarına 1989’da eklenen sonsözden. Bir romanın bitiminde bir “sonsöz”e rastlamak şaşırtıcı.



Her Dem Yeni Son İyi Şeyler

ER “Başka nasıl anlatmalı?” Eğer Son İyi Şeyler hakkında bir yazı yazılacaksa bu sorudan başlamakta fayda var. “Kitaptaki üç öykü bu soru üzerine bina edilmiş” desek hiç de abartılı olmaz? “Bina” mı dedim? Bir inşaat var gerçi ama “bina” kelimesi bu kitap için hiç de uygun olmadı. Neden mi?



''Okurun Çizdiği Patikayı Asla Takip Etmem''

Şaka bir üstkurmaca anlatı olarak değerlendirilebilir. Daniele Mallarico, kitabınızın ana karakteri, ve kitaptaki illüstrasyonlar, künyede de belirtildiği gibi, Dario Maglionico adlı bir illüstratöre ait. Bu küçük şaka aklınıza nerden düştü?

 



BirKlasik // Yazar olacak delikanlı!

Bugün uluslararası bir şöhret sahibi olan Haruki Murakami, Rüzgârın Şarkısını Dinle’de yazarlığa adım atışının hikayesini anlatıyor. Kısa ve sıcak bir anlatı.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.