Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Temmuz 2014’te kaybettiğimiz, apartheid rejimi karşıtı edebi bilincin en verimli temsilcilerinden Nadine Gordimer, şiiri ve kurmaca düzyazıyı “içeriden tanıklık” olarak tanımlar.

//php print_r ($fields); ?>
Kimileri yaz aylarını kitapla bir vicdan sorunu haline getirir ve bütün bir yılın günahını üstünden atarmışçasına okumaya başlar; çünkü zaten alışılagelmiş bir şeydir ‘boş vakitlerinde kitap okumak’. Kimse boş vakitlerinde çalışmaz, sevişmez, öğrenmez; boş vakitler, sanata ayrılmasıyla stratejik önem taşır nedense.

//php print_r ($fields); ?>
Bir okur olmaya uğraşırken Mario Vargas Llosa'nın kısa süren siyaset yaşamından hep memnuniyet duydum. Yayımlanan her romanını, ağzından çıkan her lafı ve giriştiği pek çok eylemi büyük bir dikkatle takip ettim. Ne mutlu ki Llosa bunların hiçbirinde beni hayal kırıklığına uğratmadı.

//php print_r ($fields); ?>
Pek çok açıdan Henry James’ın bugün yazılan gerçekçi romanların tekniklerini ve “gerçeklik” anlayışlarını en yoğun biçimde belirleyen yazarlardan biri olduğu söylenebilir.

//php print_r ($fields); ?>
Burhan Sönmez ilk romanı Kuzey’i 2009, ikinci romanı Masumlar’ı 2011 yılında yayımlamıştı. Şimdilerde de, dört yıllık bir aranın ardından, yeni romanı İstanbul İstanbul ile okuyucuların karşısına çıktı.

//php print_r ($fields); ?>
Zaman akıp giderken yaşananların, o anda yazılıp yayımlananların farkına varmak ya da onların anlamını kavramak pek mümkün olmayabiliyor. Biraz vakit geçince birileri, kıyıda köşede kalmışların eserlerini dirilttiğinde her şey yerine oturuyor ve belki de yapboza yeni parçalar eklenebiliyor. Var böyle vaziyetler.

//php print_r ($fields); ?>
“Yakama hiçbir zaman çiçek takmadım. Ama Çiçek Pasajı’nın bizleri takındığı yeni koparılmış çiçekler gibiydik. Bin dokuz yüz altmışlardaydık.” Bir otobiyografik metinde böyle yazar Cansever, 70’li yılların sonuna doğru.

//php print_r ($fields); ?>
'Dostlarım bana her zaman Vlad der.' Carlos Fuentes ile Kaygı Veren Dostluklar.

//php print_r ($fields); ?>
Şey nedir? Evet şey. Bir sözcük. Ben yazdım, siz okudunuz ve aklınızda bir imge belirdi. Eşya canlı üçüncü tür varlık ıslak beşinci boyut iğrenç tanıdık mavi korkunç kocaman boşluk zerre gaz toz bulut ağır. Hiçbir kısıtlaması yok şey olmanın. Tarif etmeniz de gerekmiyor.

//php print_r ($fields); ?>
Günümüzde şiirin okur kaybettiğine inanmadığım gibi, şiirin bir sıkışmışlık hali içinde olduğunu iddia eden ediplerin de, asıl kendilerinin iki arada bir derede sıkışayazdığını düşünüyorum. Şiir okur kaybetmedi, çünkü (manzumeleri saymazsak) şiir okuru üç aşağı beş yukarı hep bu kadardı zaten; ihtiyati tarih sürecinde. Biz, karşıdan karşıya geçmeyi beceremiyorsak, suç kimde?
















