Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar



Bir edebi mücevher veya bir edebiyat mücevheri

Ey okur! Bugün size bir masal kahramanını, bir modern zaman ozanını, bir yazı büyücüsünü, bir ustayı, kendi ustamı anlatıyorum.



HÜMANİST ENTEL SERSERİ; ALTAYİN

Sam Savage aklı bir karış havada bir Türk yazar olsaydı da beni hümanist entel serseri bir fındık faresi kılığına sokup romanımı yazmaya kalksaydı, kitabın adını Altayin koyardı herhalde. Niye? Elbette aslına uygun olsun diye! Çünkü Savage’ın kitabının adı Firmin. E, başkahraman fare de ben olacağıma göre, kitabına benim ismimi çağrıştırmayan, tamamen farklı bir isim koyması yakışık almaz.



Elde var insan

Düşüncemizin sınırı dildir. Bildiğimiz yabancı diller gibi değil, ne kadar çok bilirseniz o kadar geniş düşünebilirsiniz gibi değil. Bir bilme durumundan bahsediyorum. Biz insanlar bir şeyi bilmek, bir şeyi hayal etmek, anlatmak, anlamak için dilimizle mahdut vaziyetteyiz. Adı konulmamışı düşünmek, sözlüğe girmemişi konuşmak, velhasıl dilimize düşmemişi zihnimize sokmak ne mümkün..



Gotik bir trajedi

Timsah Park, 1981 doğumlu Karen Russell’ın dilimize kazandırılan ilk eseri; bu yüzden öncelikle Russell’dan kısaca bahsetmekte yarar var. 2003’te Northwestern Üniversitesi’nin İspanyolca bölümünden mezun olan Russell, 2006’da da ABD’nin saygın üniversitelerinden Columbia’dan MFA diploması almış.



Yalnızlığa övgü

Cem Selcen, yeni romanı Tek Kişilik Din’de, polisiye bir kurgu kullanarak yalnızlık üzerine felsefi bir tartışma açıyor. Diğer romanlarında da kullandığı bu kurgu, hikayeye biraz lezzet ve heyecan katmak için.



Her şeyi, en küçücük şeyi görürler de beni görmezler

"Görülmeyen adam"ı biz Türkiye'de çok gördük. Yalnızca erkek değil, kadın olanını da. Esmer tenli olduğunu, adabımuaşeret dediğimiz şeye istediğimiz gibi uymadığını ya da yolda yürümeyi bilmediğini söyleyerek ona isimler taktık.



İnce İşlenmiş bir Minotor labirenti

Bulgar yazar Georgi Gospodinov’un Hüznün Fiziği romanı açılırken Pessoa’ya, Gaustin’e, Borges’e, Augustinus’a, Flaubert’e, Eliot’a ve Hemingway’e selam veriliyor. İlk işaretleri almış oluyoruz böylece. Roman ilerledikçe anlıyoruz ki selam verilen her yazarın üslubundan, tarzından biraz biraz var aslında bu romanın çatısında.



“Yavaş ye oğlum, boğulacaksın!”

“Yavaş ye oğlum, boğulacaksın!” uyarısına aldırmadan yeterince çiğnemeden yuttuğum lokmalar, o zamanlar hemen yağa dönüşmüyordu anlaşılan. Hızlı yediğim kadar hareketler, vücudun kendi işleyişi de hızlıydı demek. Üstelik, bir an önce sokağa fırlayıp top peşinde koşturmaya başlamak için ağzıma tıkıştırdıklarım birer anne yemeğiydi ne de olsa.



İshak’ın sineması

"İçimde o bilinen üçlemenin, –gitsem... gitmem gerek... gidiyorum– yani kararların en yumuşak ve kesin olanının yankısını duydum. Artık başka ne yapabilirdim? Masaya eğilmiş, lamba ışığındaki resimlere bakan dalgın çocukların yıllarca biriktirip durdukları o kıvamlı duygu içime doluyor (…)" (Onat Kutlar, Çatı)

 



100+ retweet alacak cümleler…

Yekta Kopan, son kitabı Kediler Güzel Uyanır’da usta bir ‘an fotoğrafçısı’ gibi kalemiyle bol bol deklanşöre basıyor. Anlar yığılıyor; bireysel ve toplumsal belleklerimizde. Pat yakalıyor bir anı, sonra bir diğerini. Geçmişimizden, bilinçaltımızdan, gelecek endişemizden ve nadiren de bugünün ruhumuza yansımasından doğanların fotoğrafları yakalıyor.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.