Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar



Niçin hâlâ "Vardapet"i öğrenemedin?

Yeni yüzyılda kamuoyunu en çok meşgul eden konulardan birisi tarihimizdeki Ermeni yarası. Son tahlilde sanırım kimsenin bir "yara" olduğunu inkar edecek hali yoktur. Tartışma bu yaranın neden, niçin, nasıl açıldığı çerçevesinde sürüyor.



Uzaklık Yaralar Yakınlık Yorar

Ali Işık üçüncü öykü kitabını neşretti: Uzaklık Yaralar. Özellikle ikincisine göre bu kitabının postmodern uygulamalar anlamında daha “seyrelmiş” olduğunu gördüm. Görece daha serbest, daha sade bir anlatıma sahip Uzaklık Yaralar.

 



Seçmediğin hayat da senindir

Oscar ödüllü yönetmen Neil Jordan, film kariyerine atılmadan önce anlatı sanatıyla uğraşan tüm genç İrlandalılar gibi kendine bir edebiyat kariyeri çizmek istiyordu.



Fuzuli Ne Demek İstedi: Doğru Anlamak Mı Yanlış Anlamamak Mı?

10 Temmuz 2011… İstanbul/Balmumcu… Dünya Bülteni’ndeki ofisinde Akif Emre bir kitap uzattı… Kitap o dönem Klasik Yayınları’ndan çıkan İhsan hocanın Fuzûlî Ne Demek İstedi? kitabı... “Oku, konuşalım” dedi. Fuzûlî’nin bir şiirinin şerhini İslam düşünce geleneği içinde dolaşarak okuyordum adeta.



Sür!

Karmaşaya gerek yok, sadece okumak için; hatta düşünmeye gerek yok, biraz yaşamak için. Yazar James Sallis’in 2005 yılında yazdığı Sürücü (Drive), şimdi bizimle. Öyle çok fazla marifetli kitaplar yok, hakkında sayfalarca konuşmak yerine sadece okumanız gerektiğini söyleyebilecek. Bu bir marifet değil, bu bir seçim.



Kafkaesk bir polisiye

Amerikalı yazar Jedediah Berry’nin 2009 tarihli ilk ve tek romanı Hafiyenin El Kitabı geçtiğimiz günlerde Siren Yayınları tarafından Türkçeye çevrildi. Bay Berry de söz konusu eseriyle Hammett Amerikan polisiye yazını ve Crawford fantazi yazını ödüllerinin sahibi oldu.  

 

 



Öteki ya da hidayete doğru

“Bir kızla öpüştün mü hiç?”
Kübra irkildi. Beklemediği bir soruydu. Esin’in dini hayata dair meraklarına alışkındı, ama böyle bir konunun dile getirilmesinden tedirgin olmuştu.
“Ha... Hayır” diyebildi.



Edebiyatla mayalanan bir dostluk hikayesi…

Marcel Proust, Okuma Üzerine adlı eserinde "Bize yaşanmamış gibi gelen çocukluk yıllarımızda, çok sevdiğimiz bir kitapla geçirdiğimiz günler kadar dolu dolu yaşanmış başka bir zaman belki yoktur," der. Peki ya çocukken çok sevdiği bir kitabı olmamışsa insanın, kitaplarla bir dostluk kuramamışsa?



Bizim gülünç kıymetsizliğimiz

Michael Foley’in Saçmalıklar Çağı kitabını okumayı bitirir bitirmez başlasaydım bu yazıya, insanlık hallerini deşifre eden ironik bir zeitgeist anatomisi diye tarif edecektim coşkuyla. Üşendim, erteledim, kitap mayalandı, kendi kendini doğrulayan bir kehanet gibi, koca bir saçmalıklar kitabına dönüştü.



"Susulması gereken konularda çok konuşmalı"

Öğrencilik yıllarımda karşısına oturup özellikle Ortaçağ üzerine birkaç kez sohbet etme fırsatı bulduğum Umberto Eco'nun bir derya olduğunu düşünmüştüm. Bu düşüncemde hiçbir değişikilik olmadı. Eco'nun neredeyse her yıl Türkçeye çevrilerek yayımlanan kitapları da yalnız olmadığımı gösteriyor.

 

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.