Eleştiri Arşivi

Eleştiri // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Alice, harika sandığı dünyaya uzanan macerasında simetrinin tüm nimetlerinden yararlanır; karşılaştırma ya da yüzleştirme kimyası diyemeyeceğimiz, izotop olmayı reddedip izomerlik seviyesinde bir kafa bulantısı yaratma ve buradan elde edilen hayal paradokslarıyla “gerçek hakkında bilemediklerimiz” listesi oluşturma çabası, Alice’i bin türlü acayip yaratıkla buluşturur.

//php print_r ($fields); ?>
Yazarlığının yanı sıra müzisyen kimliği ile de tanınan Avusturyalı Constantin Göttfert 1979 doğumlu. Viyana Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirmiş.

//php print_r ($fields); ?>
Asık suratlı mıyız? Erkek miyiz, dişi mi; olup bitenin karşısında? Erkek olduğumuz için mi kaşlarımızı çatıyoruz, yoksa mağrur muyuz? Yeryüzünde sürekli hadım, idam, kanibalizm, insan kanı dökme ayinleri ya da canlıların kadavraya dönüştürülmesi eylemlerinin modern ve modern olmayan toplumlarda bile gerçekleştirildiğini mi düşünüyoruz?

//php print_r ($fields); ?>
Milliyet Sanat Dergisi ve Milliyet Kitap Eki’nin yayın yönetmenliğini sürdüren Filiz Aygündüz’ün lk romanı “Kaç Zil

//php print_r ($fields); ?>
Yazılan her öykü, aslında bin bir zorlukla yaratılan şiirden hareketle çekilmiş bir filmin özetidir deseler, kaç kişi yeryüzünü terk etmek için hemen harekete geçer? Kâğıda geçirilmiş bu öyküler, şiir ile sinemanın arasını düzeltmek için, hatta aralarını bulmak için tasarlanmıştır.

//php print_r ($fields); ?>
Son iki yüzyılda sanat tarihi, tüm zamanların çok ötesinde bir anlam kazandı, Batıcı bir anlayış içerisinde kanonlaşma fırsatı bulabildi. Bu batı odaklı yaklaşım, sanat tarihinin alt başlıklarında da kendini fazlasıyla hissettirdi; bu yaklaşım içerisinde, canlandırmacılıkla yükselişe geçen mimarlık tarihi çalışmaları, teorik ve pratik alanlarda hızlıca gelişme yoluna girdi.

//php print_r ($fields); ?>
Paolo Giordano, yeni romanı Aileden Biri'ni bir kayıp, bir yitişle açıyor. Sonda söyleyeceğini başta söylüyor bir anlamda; denklemi tersine çeviriyor. Nora ile kocası, ev işlerinde yardım etmesi ve küçük oğulları Emanuele ile ilgilenmesi için evlerini A. Hanım'a açıyorlar. Cimri, inatçı, hiçbir şeyi değiştirmeyen, değişimden hoşlanmayan ve gözleri her şeyi gören bir kadın A. Hanım.

//php print_r ($fields); ?>
Günümüzde bir kitabı okuyup bitirdikten sonra etkisinde kalmaya devam etmek, okuduklarımızın gerçekliğini düşünmek, gündelik hayatımızın normalde inanmadığımız ayrıntılarını, tesadüf diye geçiştirdiğimiz tuhaflıklarını sorgulamak sıklıkla deneyimlediğimiz bir durum değil. Adı Tekinsiz Kitap olan bir kitapsa bize bunları yaşatabilen bir eser.

//php print_r ($fields); ?>
“Aforizma,” Yunanca “aphorismos” (kısıtlama) sözcüğünden türemiştir. Sözlük şöyle tanımlar: “Bir düşünceyi, bir duyguyu, bir ilkeyi kısa ve kesin bir biçimde anlatan, genellikle kim tarafından söylendiği bilinen özlü söz.” Felsefe tarihine baktığımız zaman da kimi düşünürlerin düşüncelerini aktarmak için aforizmayı bir yöntem olarak seçtiğini görürüz.

//php print_r ($fields); ?>
Herakleitos, Hegel ve Marx üçgeninde geziniyor Orhan Koçak. Diyalektiğin içiyle bire bir temas kuruyor. Herakleitos’un diyalektiğiyle tartışmacı ve dönüşüme açık, Hegel’in diyalektiğiyle 'oluş'a hareket alanı açan, Marx’ın diyalektiğiyle de maddenin görüntüsüne odaklanan bir bakış açısıyla yapıyor bunu. Eleştirinin devinimini, bu üç filozofun ortasından geçiriyor.















