Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

12'den 12'ye Düşünce ve İfade Özgürlüğü


İyi
Toplam oy: 810

Dün gerçekleşen 12'den 12'ye Düşünce ve İfade Özgürlüğü Sempozyumu'nda yazar, çevirmen, eleştirmen ve yayıncılar bir bildiri yayınlayarak, yazar, gazeteci ve akademisyenlerin tutuksuz ve adil yargılanmaları gerektiğini belirttiler.

 

12'den 12'ye Düşünce ve İfade Özgürlüğü sempozyumu yazar, şair, avukat ve gazetecilerin katılımı ile gerçekleşti.

Söze afişte ve yanlarında bulunan boş sandalyenin hapishanedeki arkadaşlarını simgelediğini söyleyerek başlanan sempozyum, PEN Uluslararası Başkanı John Ralston Saul'dan gelen mesajın okunması ile  devam etti. Mesajında "milliyetçilik ve din istismarının veya terör korkusunun ardına saklanabileceklerini sanan" iktidar sahiplerinin yanıldıklarını dile getiren Saul'dan sonra söz, Uluslararası Yayıncılar Birliği adına Norveç'ten gelen William Nygaard'a devredildi. Nygaard, konuşmasında Zarakolu'nun durumu, neden hapiste olduğu, Türkiye'de yayın ve yayınlama özgürlüğüne değindi.

 

 




 

 

Konuşmacılar tarafından, Ahmet Şık ve Nedim Şener'in özgürlüğüne sevinilmemesi aksine utanılması gerektiği çünkü hayatlarından bir sene çalındığı vurgulandı.


Sempozyum, Büşra Ersanlı, Ragıp Zarakolu, Muharrem Erbey, Soner Yalçın, Mahmut Alınak'ın da aralarında bulunduğu hapishanedeki yazar ve gazetecilerin mesajlarının iletilmesi ile devam etti.


Sempozyumun ilk oturumunda söz alan avukatlar Fikret İlkiz, Sabri Kuşkonmaz ve Turgut Kazan, hukuki açıdan düşünce ve ifade özgürlüğünü ele aldı.

12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 askeri darbesinden bugüne kadar ifade özgürlüğü ile ilgili açılan absürd davalara dikkat çeken avukat Fikret İlkiz'den sonra Avukat Turgut Kazan, ifade özgürlüğünü kısıtlayan yasa ve özel yetkili ağır mahkeme (ÖYM) sistemini ele aldı.

 

 

"İlk kitap basıldığında ilk yasak da ortaya çıktı"

 

 

 

Sempozyumun son oturumunda söz alan Metis Yayınevi'nden Müge Gürsoy Sökmen, 12 Eylül döneminden sonra yayıncılığa başladığını, silah ve kitabın yanyana gösterilerek halkın korkutulduğu bir dönemde kitap kampanyaları yürütürek kitabı geri getirmeye çalıştıklarını söyledi.

Henry Miller'ın sakıncalı bulunan Oğlak Dönencesi adlı kitabını 30 yayınevi biraraya gelerek bastıklarını, ancak şimdi İmamın Ordusu kitabını basarak aynısını yapamadıklarını çünkü "bu kitabı basmanın 'terör örgütüne yardım yataklık olacağı' söylendi" diyerek açıkladı:

"İnsan yaptığı şeyler için yargılanmaya hazır oluyor ama yapmadıkları için yargılanmak aynı ölçüde kolay değil. Bu durum darbeden 30 yıl sonra bir kez daha kitapların silah sayıldığı bir dehşet ortamına girdiğimizi hatırlattı bize."




Gazeteci Ertuğrul Mavioğlu ise, bütün hayatı boyunca haberleri ve kitaplarından dolayı kendisine açıln davaların meşgul etme ve yıldırma çabası olduğunu söyleyerek "Bunu bildiğimiz sürece direnmek daha kolay ve direnmeliyiz" dedi. Mavioğlu, "ilk kitap basıldığında ilk yasak da ortaya çıktı" diyerek Nazım Hikmet şiirlerinin yasak olduğunu dinleyerek büyüdüğünü, hayatı boyunca en az 3 ya da 4 kitaplığına el konulduğunu söyledi.




12'den 12'ye Düşünce ve İfade Özgürlüğü Sempozyumu'nun sonuç bildirgesi:

 

 

 

''Günümüzde Türkiye'nin getirildiği noktada demokrasinin varlığı tartışmalı hale gelmiştir. Eleştirel tavır alan yazar ve gazeteciler terör ile bağlantılı ilan edilip tutuklanmakta ya da işsiz bırakılmaktadır. Akademik özerklik yok edilmenin eşiğindedir. Başta yaşama hakkı olmak üzere, en temel insan hakları fütursuzca çiğnenmekte ya da görmezden gelinmektedir.

 

 

 

Biz aşağıda imzası olan yazar, çevirmen, eleştirmen ve yayıncı kuruluşları olarak, Türkiye'de birer yıldırma aracı haline getirilen tutuklamalara son verilmesini, tutuklu yazar ve gazetecilerin derhal tahliye edilmesini, 301 ile TMK (Terörle Mücadele Kanunu) gibi bütün anti-demokratik yasa ve uygulamaların kaldırılmasını, Türk Ceza Kanunu ile Basın Kanunu’nda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne uygun düzenleme yapılarak yazar, gazeteci ve akademisyenlerin tutuksuz ve âdil yargılanmalarını talep ediyoruz.



İfade özgürlüğünün olmadığı bir ülkede düşünce özgürlüğü de yoktur.''



Bilim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği (BESAM), Çevirmenler Meslek Birliği (ÇEV-BİR), Edebiyat ve İlim Eserleri Sahipleri Meslek Birliği (EDİSAM), Kürt Yazarlar Derneği (KYD), Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği (OYÇED), Dünya Yazarlar Birliği PEN Türkiye Merkezi, Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği Türkiye Merkezi (TEB), Türkiye Edebiyatçılar Derneği (TED), Türkiye Yayıncılar Birliği (TYB), Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), Çeviri Derneği, Düşünce Suçuna Karşı Girişim

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) tarafından ödüllendirilen "Yılın Yazar, Fikir Adamı ve Sanatçıları" 2020 yılının son gününde açıklandı. 

 

221B, 29. sayısında, yeni bir kapak dosyası “Dedektifin Dünyası” ile çıktı. Her yıl, üç farklı ülkeden üç farklı kurgusal dedektifi kapağına taşıyacak dergi, bu dedektiflerin A’dan Z’ye tüm özelliklerini detaylarıyla inceleyecek. “Dedektifin Dünyası” kapak dosyası kapsamında ilk konukları Cormoran Strike, Sean Duffy ve Benjamin Malaussène...

Film sanatına ve kültür hayatına kısa filmler ile destek olan Uluslararası Dostluk Kısa Film Festivali bu yıl 11 Aralık’ta başlıyor. Türkçe’nin ve Türk Şiirinin kurucusu Yunus Emre anısına düzenlenecek festival, 11-12-13 Aralık 2020 tarihlerinde gerçekleşecek. 3.

Yüzüklerin Efendisi’nin yazarı J. R. R. Tolkien’in ailesiyle birlikte 1930’dan 1947’ye kadar yaşadığı Oxford’taki iki katlı ev geçen sene satılığa çıkarıldı. İngiltere’nin mimari veya kültürel açıdan özel öneme sahip yapılara verdiği Mavi Plak’a da sahip olan evin bir kültür merkezine dönüşmesi için ise ciddi bir kampanya başlatıldı.

Hessen Eyaleti Kültür ve Bilim Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı, Frankfurt Belediyesi ve Türkiye Cumhuriyeti Frankfurt Başkonsolosluğu’nun katkıları ile düzenlenen Uluslararası Frankfurt Türk Film Festivali’nin kazananları belli oldu.  Nuh Tepesi En iyi film dalında birinci olurken, Kız Kardeşler filmindeki performanslarıyla Cemre Ebuzziya, Helin Kandemir, Ece Yüksel en iyi

Kulis

Mİm Kemâl Öke: ''Engelin Hakikati ‘İçimiz’dekidir. Nefsimiz!''

ŞahaneBirKitap

Reenkarnasyon, tarih boyunca birçok coğrafyada bazı farklılaşmalarla olsa da kendisine yer buldu. Dilimize de ruh göçü adıyla aktarılan bu kavram, ruhun bir bedenden diğerine geçerek varlığını sürdürdüğüne dair bir inanç.

Editörden

“Ev ki ayrıntıdır. Susmalar, küçük sevinçler, küçük acılar, küçük konuşmalar, küçük yalnızlıklar...Hepsi hepsi.” Tüm dünyayı eve sığdırmaya çalıştığımız şu günlerde İlhan Berk’in evle ilgili metnine bile küçük şeyleri konu etmesi o kadar güzel ki. Siz nasıl düşünürsünüz bilmem ama bana göre de evle ilgili olan her şey “küçük”tür.