# Şiir Arşivi


02.08.10

MEKTUP YAZ,

Haydar Ergülen

“Mektup yaz, alışkanlıkların tazelensin”
diyor Şeyh Galip, şeyhimin sözünü yineliyorum:
mektup yaz, ruhun ateşlensin
mektup yaz, öfken küllensin
mektup yaz, için geri gelsin
mektup yaz, Erzurum’da çayın tazelensin
mektup yaz, Tahtakuşlar köyünde nefesin yenilensin
mektup yaz Aşık Mahzuni Şerif, Ali Ekber Çiçek


26.07.10

Geçmiş Yaz

Yahya Kemal Beyatlı

Rü'yâ gibi bir yazdı. Yarattın hevesinle,
Her ânını, her rengini, her şi'rini hazdan.
Hâlâ doludur bahçeler en tatlı sesinle!
Bir gün, bir uzak hatıra özlersen o yazdan

Körfezdeki dalgın suya bir bak, göreceksin:
Geçmiş gecelerden biri durmakta derinde;
Mehtâb... iri güller... ve senin en güzel aksin...
Velhasıl o rü'yâ duruyor yerli yerinde!


05.07.10

Aşk İmiş

Adil İzci

XIX

Su da doğa! Yine de pek dayanamaz yalnızlığa
Gördüğünü göresin ister. Yoksa nasıl karışır

Ilgar rüyalara? Kim kanatlandırır güzelim
Sevinçleri bir ucundan? Yolunuz bunca uzun-

Gizemin boyuna dolaşmalı ki içinde büyümesin
Hiç korkuları. Sonra en derinlere bile ışırken

Çıkarır dünyamızda neden var olduğunu:


28.06.10

bileklerimde kararan aya söylenmiştir

Selim Temo

ı. esmer bir çakmaktaşıyım hâlâ
affetsin beni günahlarım
bileklerimde giderek derinleşen kesik
sen ve solgunluğum; gökyüzü
ayın elinde büyüyen acım
bir sakarlığım ben diyorum
bir paltom bile vardı bir zaman
duymuyor kimse
biri sesleniyor ordan
-çık da eğlendir bizi

ıı. ah kime seslensem sen değilsin
ben burada


07.06.10

BİR KIYI KAHVESİNDE

İlhan Berk

Gün ağarmıştı. Adaçaylarımızı söylemiş miydik?
Üç kişi bir köşede oturmuş ağ yamıyordu
Kimimiz aznif oynuyor, cıgara üstüne cıgara
yakıyordu kimimiz. Sanki dünya durmuştu
öyle dalmış gitmiştik. Kendi kendimizdik.
Bir sürü kırlangıç dışarıda camlara vuruyordu.
Birden bir ses, yüzüne karışmış bıyıkları


31.05.10

BİR ÜLKE

Fazıl Hüsnü Dağlarca

Bir ülkeyi arıyorum,
Düşünceden geçen ıtır

Bir ülke ki sükûn mavi,
Bir gül gibi açacaktır

O mavimsi zamansızlık,
O mavimsi akan asır

Bir ülkedir ki Allah'ı
İnsanı, yalnız bırakır.


20.05.10

İŞÇİ MARŞI

Can Yücel

Hava döndü işçiden işçiden esiyor yel
Dumanı dağıtacak yıldız-poyraz başladı
Bahar yakın demek ki mevsim böyle kışladı
Bu fırtına yarınki sütlimanlara bedel
Hava döndü işçiden, işçiden esiyor yel

Tekliyor işte çağın çarkına okuyan çark
Ve durdu muydu birgün bu kör, avara kasnak
Bir zincir yitirenler bir dünya kazanacak


11.05.10

OĞUL KAPISI

Koray Feyiz

yağmur yağacak gibi
şemsiyeyi açsan iyi olacak
dizlerinin ağrımasından belli ölü babanın
parmağı değdi değecek
ziline oğul kapısının
leylak diyorum sızdırıyormuş
gibi bir testi
 
her ölüm bir diriliş
terket bedenini ey kalp diyor çaresiz
bir ada ol, sen, sığınma dedim
ahh oğul oturuyor (mu) ölü baban
altında şemsiyenin


04.05.10

MARE NOSTRUM

Can Yücel

En uzun koşuysa elbet Türkiye’de de Devrim,
O, onun en güzel yüz metresini koştu
En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak...
En hızlısıydı hepimizin,
En önce göğüsledi ipi...
Acıyorsam sana anam avradım olsun,
Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun!




kitap | arkadaş | evlilik | itiraf | oyun | paylaşım | kitap-eleştiri