Yeni medya alanları, sarsılan iktidarlar ve edebi ahlaka dair...![]()
Şahane Bir Kitap Arşivi
//php print_r ($fields); ?>
08.03.10
Melville’in kişisel direnişinin öyküsü
Oylum Yılmaz
Kinik... İki tür oluşu içerirmiş bünyesinde bu kelime: Utanmaz, arsız, hayasızken aynı anda sinmiş, pusmuş, yılmış bir kişiyi ya da bir oluşu işaret edermiş. Bir şey ya da bir kişi aynı anda hem utanmaz hem de nasıl sinmiş, yılmış olabilir ki? Şöyle, uzun uzadıya bir düşününce öyle çok kinik unsur bulunduğunu görürsünüz ki hayatlarımızda, şaşar kalırsınız.
//php print_r ($fields); ?>
01.03.10
Türklerin eski dininden bugüne kalanlar
Oylum Yılmaz
Bu haftanın şahane bir kitabı, tarihle ilgilenen okurları mutlu edecek nitelikte. Tanınmış bir tarihçinin gözden kaçmış bir çalışması: Jean Paul Roux’nun “Türklerin ve Moğolların Eski Dini”.
//php print_r ($fields); ?>
22.02.10
Yeni başlayanlar için “Semboller ve İşaretler”
Oylum Yılmaz
“İnsanlığın bilinci, uygarlık düzeyine ulaşıncaya kadar sayısız çağları gerektiren bir sürecin sonunda yavaş yavaş, güçlükle gelişebilmiştir; dahası bu gelişim tamamlanmış olmaktan henüz çok uzaktır. İnsan ruhunun büyük bir bölümü hala karanlıklarla kaplıdır; çünkü ‘psike’ dediğimiz, bilincimiz ve onun içeriği ile hiç de eş anlamlı değildir.
//php print_r ($fields); ?>
15.02.10
Yepyeni bir araştırma alanı: Nostalji ve “olmayan” geçmişimizdeki geleceği!
Oylum Yılmaz
Gün gelir bir de bakmışsınız “nostalji hastalığına tutulmuşsunuz!
//php print_r ($fields); ?>
08.02.10
Kahramanın Doğu usulü yolculuğu...
Oylum Yılmaz
“Yalnız başına maceraya çıkma riskine girmememize gerek yok çünkü tüm zamanların kahramanları bizim yerimize bunu yapmışlar. Labirent baştan sona biliniyor. Tek yapmamız gereken kahramanın izlediği yolu izlemek. Nefreti bulmayı beklediğimiz yerde Tanrıyı bulacağız. Bir başkasını öldürmeyi düşündüğümüz yerde kendimizi öldürmüş olacağız.
//php print_r ($fields); ?>
01.02.10
Sıfırdan sıfıra bir acayip yolculuk...
Oylum Yılmaz
Sıfırdan sıfır olmaya doğru yaptığımız bir yolculuksa eğer hayat, kendi saçmalığını da içinde barındırıyor demektir bir anlamda; hüznünü de, kahkahasını da.
//php print_r ($fields); ?>
25.01.10
Bir efsaneyi yeniden keşfetmek
Oylum Yılmaz
Kolektif hafızanın derinliklerinden çıkıp gelen bir isim: Marcel Schwob.
//php print_r ($fields); ?>
18.01.10
Büyük tufanı beklerken Gılgamış’ı okumak...
Oylum Yılmaz
Gılgamış, tarihin insana göre yeniden yazılmış hali, belki de tarihin ta kendisi... Gılgamış, kültürün, insan olmanın hikayesi; yani durmaksızın ölümsüzlüğü aramanın ve her defasında ölüme yenik düşmenin...
//php print_r ($fields); ?>
11.01.10
“Nafiledir Rüzgarlar Limandaki Yüreğe”
Oylum Yılmaz
Kimi yazarlara göre yazmak, yaşamamak demektir, yaşamamayı göze almak. Dışarıda yaşayacak koskocaman bir hayat dururken kendini bile isteye kitaplarla dolu bir odada, masa başına mahkum etmektir; yazmak için hiç sebep yokken ve yazmamak için yüzlerce sebep varken yanlış yolu tercih etmektir. Yaşamamak bir yana, bir tür sapma hali belki, kim bilir.
//php print_r ($fields); ?>
04.01.10
Edebiyatın ışığı üzerimizde olsun!
Oylum Yılmaz
Hayat dediğimiz bir karanlık yolculuk, bizi belki de ışığa götüren. Belki diyorum çünkü, karanlıklar içinde yolunuzu bulduran bir ışık mutlaka olmalı da ondan. İster yolun sonunda, ister yol boyunca, fark etmez. Karanlık da, ışık da bakidir ne de olsa... Nalan Barbarosoğlu’nun öyküleri bir büyük yolculuğa dairdir.













FriendFeed
Twitter