Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Eleştiri Arşivi

En çok okunanlar  

Eleştiri


''Dağları Tanımak İnsanı Tanımaktır''

Çocukluk yıllarımın büyük bir bölümünü ailemizin yaylak ve kışlak hayatı yaşaması nedeniyle dağlarda geçirdim. Ailemizin yaşadığı hatırı sayılır bir geçmişi olan bir köyümüz vardı, ancak hayvancılıkla uğraşanlar ilkbahardan sonbahara kadar dağlara kurdukları sayalarda vakitlerini geçirirlerdi.


O Romanlar Bu Evlerde Yazıldı

Ev dediğimiz şey, içinde yaşadığımız, yediğimiz, içtiğimiz, kararlar aldığımız, güldüğümüz, ağladığımız, öfkelendiğimiz, âşık olduğumuz, seviştiğimiz, acı çektiğimiz, uyuduğumuz, hayal kurduğumuz, rüya gördüğümüz, yas tuttuğumuz, zaman zaman mağaraya kapanır gibi içine kapanıp yaralarımızı iyileştirdiğimiz yer. Sığınağımız aslında.


İmla Problemi Olarak Bilim Kurulu

Takvimler 1990’lı yılları gösterirken “bilimkurgu mu yoksa kurgubilim mi” diye özetleyebileceğimiz bir tartışma vardı. İngilizce “Science fiction” kavramına dilimizde bir karşılık arayışı devam ediyordu o yıllarda. Hâlâ da mesele tam olarak çözülmüş değil. Zira Türk Dil Kurumu’nun tercihi “bilim kurgu” olsa da hâlâ bilimkurgu şeklinde yazmayı tercih edenler azımsanmayacak kadar çok.


Terskarga

Uzun ve ‘yeni bir dünya’ düzenine alışmaya çabaladığımız bir yılı geride bırakmak üzereyiz. Eskiden, çok da eski değil, geçen yıl aralık ayında yeni yıla umutla girmiştik oysaki… Tüm hayatımız değişti. Pandemi nedeniyle yeni alışkanlıklar edindik hepimiz. Evden çıkarken cüzdan, anahtar ve telefon kontrolü yaparken ilk sıraya maskeyi ekledik bu yıl.


Bütün Cepheleriyle Adaletsizlik

Edebiyatın hemen her dalında eser vermek, sanırım 19’uncu de Lorme “Aşk Çelengi” demekmiş. yüzyıl şairlerinin bir özelliğidir. Onlar şiir yazar, hikâyeye bulaşır, romanla uğraşır, deneme ve piyesleriyle de anılırlar. Mesela Türk edebiyatında Namık Kemal de öyledir. Abdülhak Hamit Tarhan, Ahmed Midhat Efendi… Örnekler çoğaltılabilir. Victor Hugo da aynı kuşaktandır.


Frankenstein Ya Da Modern Prometheus

Edebiyat ve sanat tarihi, zamanın ya da kitlelerin efsaneleştirdiği ancak kendilerine atfedilen değerin ne kadarına layık oldukları şüpheli sayısız isimle doludur. Bir eseri sevmek çoğu zaman onu ortaya koyanın kusurlarını görmezden gelmemiz için yeterlidir. Ne yazık ki gerçeklerle doğrularımızın tartıldığı terazide, gerçekler daima ağır basar.


Sanatın Ölüme İnat Direnişi: Mandelştam'ın Son Günleri

Pandemiden önce yapabildiğim endişesiz, serbest seyahatlerimden biri Tiflis’e idi. Tiflis, Sovyet mirasına yer yer sahip çıkan, yer yer de bu mirası reddeden yapısıyla ikircikli bir kent. Tarihin gördüğü en zalim liderlerden Stalin’in Gürcü olması ikircikli yapıyı pekiştiriyor.


İlki Daha İyiydi

Mavi Bilet, ilk romanı Su Kürü’yle Booker ödülüne aday gösterilen Mackintosh’un ikinci kitabı. Kitap, tıpkı Su Kürü’ndeki gibi kadın hikâyesine odaklanıyor. “Atwoodvari” bir anlatı olmanın kıyısından dönen Mavi Bilet, Begüm Kovulmaz çevirisiyle Türkçede.

 


En Güzel Hikayeleri Ölüler Anlatır

Geride bıraktığımız birkaç yüzyılın bizi savurup attığı yerden türe dair herkesin hemfikir olduğu, kesin sınırları olan bir tanım yapamasak da fantastik bir hikâye dinleyeceğimiz zaman hemen hepimizin karşılaşmayı umdukları üç aşağı beş yukarı bellidir. Güzellikleri gözlerimizi kamaştıran elfler, onuru için yaşayan şövalyeler, yarım akıllı troller, çirkin goblinler vs.


Depresyonun, Karanlığın Ve Gizemin Kareler Sızışı: Clowes Ve Karanlık Öyküleri

“Etrafta bunca yardımsever insan varken dünyayı nasıl değiştirebilirsin ki?”

 

Wilson, (Wilson, sf. 18)

 

Kulis

Mİm Kemâl Öke: ''Engelin Hakikati ‘İçimiz’dekidir. Nefsimiz!''

ŞahaneBirKitap

Reenkarnasyon, tarih boyunca birçok coğrafyada bazı farklılaşmalarla olsa da kendisine yer buldu. Dilimize de ruh göçü adıyla aktarılan bu kavram, ruhun bir bedenden diğerine geçerek varlığını sürdürdüğüne dair bir inanç.

Editörden

“Ev ki ayrıntıdır. Susmalar, küçük sevinçler, küçük acılar, küçük konuşmalar, küçük yalnızlıklar...Hepsi hepsi.” Tüm dünyayı eve sığdırmaya çalıştığımız şu günlerde İlhan Berk’in evle ilgili metnine bile küçük şeyleri konu etmesi o kadar güzel ki. Siz nasıl düşünürsünüz bilmem ama bana göre de evle ilgili olan her şey “küçük”tür.