Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Kandırılmaya isyan eden düşünür: Slavoj Zizek


İyi
Toplam oy: 677

Slovoj Zizek denilince, günlük yaşamın çoğunlukla hiç de önem verilmeyen küçük ayrıntılarından kalkınarak olağanüstü sonuçlara ulaşan bir düşünür akla geliyor. Bu ilk akla gelen, onun ikinci özelliği ise "amansız bir sorguluyayıcı" olması. Zizek kandırılmaya isyan ediyor. Kandırılma deyince; küçük yalanlarla aldatılmaya kafayı takmıyor; toplumsal psikolojiyle, hatta psikiyatri ile hesaplanarak yürütülen ve kitlelerin gözlerini boyayarak, yığınları toplumsal hipnoza uğratan yalanlara maruz kalma, örneğin esmer ve sakallı bir genç resmi ya da gerçeği görüldüğünde terörizmi anımsama gibi sonuçlar doğuran yönlendirmelerle uğraşıyor.

Sloven felsefeci Slavoj Zizek, Ljubljana, Slovenya, 21 Mart 1949 doğumlu. Paris Üniversitesi VIII'da, Lacan'ın yetiştirdiklerinden ve takipçilerinden Jacques-Alain Miller'in öğrencisi, 1981-1985 arası. Slovenya Devlet Başkanlığı adayı, 1990. Felsefeci, Kültür Eleştirmeni, Psikanalist (pratik yapmıyor). Jacques Lacan'ın popüler kültür ve toplumsal eleştiri konularındaki psikanalizlerine katkıda bulunuyor. Marksist düşünür. Slovenya'da felsefe dergisi yöneticiliği yapıyor. Alman İdealizmi, Hegel, Karl Marx, poststrüktralizm, medya teorisi, feminizm, kültürel araştırmalar, kafa yorduğu konular. İlk kitabı "The Sublime Object of Ideology" 1989 yılında yayımlanıyor. Bunu, 20'yi aşkın monografi izliyor. Lacancı Felsefe, popüler kültür ve son yıllarda da politik teori üzerine yoğunlaşıyor. Ljubljana Üniversitesi'nde felsefe profesörü, European Graduate School'da kürsüsü var, konuk profesörlüklerine ek olarak, 2007'den bu yana da Londra Üniversitesi Birkbeck Enstitüsü'nün direktörü. Magazine meraklı olanlar için de, 2004 yılında, Arjantinli bir Lacancı psikanalistin 26 yaşındaki model kızı ile evleniyor, yaşamının önemli bir bölümü Rio de la Plata'ta geçiyor.

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Hessen Eyaleti Kültür ve Bilim Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı, Frankfurt Belediyesi ve Türkiye Cumhuriyeti Frankfurt Başkonsolosluğu’nun katkıları ile düzenlenen Uluslararası Frankfurt Türk Film Festivali’nin kazananları belli oldu.  Nuh Tepesi En iyi film dalında birinci olurken, Kız Kardeşler filmindeki performanslarıyla Cemre Ebuzziya, Helin Kandemir, Ece Yüksel en iyi

2021 Orhan Kemal Roman Armağanı başvurusu için eserin, yayınevleri tarafından 2020 yılında ilk kez yayınlanmış olması gerekmektedir. En geç 10 Ocak 2021 tarihine kadar www.orhankemal.org ve www.everestyayinlari.com sitelerinde bulunan yönetmeliğe uygun şekilde başvuru yapılabilecek. 2021 yılı 50.

Dünya çapında Simyacı, Veronika Ölmek İstiyor, Casus ve Aldatmak gibi romanlarıyla tanınan Paulo Coelho, İzmir Depremi sonrası yardım yapacağını sosyal medya hesabı üzerinden paylaştı. Coelho, İnşirah Suresi’nden “Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır.

"Da Vinci Şifresi", "Melekler ve Şeytanlar", "Cehennem" gibi kitaplarıyla bütün dünyada büyük yankı uyandıran Dan Brown, Türk hayranlarıyla ilk kez D&R canlı yayınında buluşacak. 

 

Yunus Nadi Abalıoğlu’nun ismini yaşatmak için 1946 yılından beri düzenlenen Yunus Nadi Ödülleri’nin kazananlar açıklandı. Pandemi sebebiyle dijital ortamda duyurulan ödüller 6 kategoride düzenlendi ve toplamda 8 isim ödüle layık görüldü. Salgının durumuna göre ödül töreninin kasım ayında yapılması planlanmaktadır.

 

Kulis

İbrahim Tenekeci: ''Amacımız İyiyi İstikrarlı Hale Getirmek''

ŞahaneBirKitap

Denizden, denizcilikten, deniz kahramanlarından söz eden tarihî romanımız sanıldığından daha az. Diğer dönemler bir tarafa, peş peşe büyük kahramanların çıktığı 16’ncı yüzyıl hakkında yazılanlar bile bir elin parmak sayısı kadar henüz. 1487’de doğduğu tahmin edilen ve Kanuni’den bir yıl önce, 1565’te vefat eden Turgut Reis de söz konusu yüzyıla damgasını vuran deniz kurtlarından.

Editörden

Edebiyatın en güzel tarafı, insanı içinde bulunduğu halden uzaklaştırabilme kudreti sanırım. Çünkü edebiyatın büyük ve özel malzemesi insandır. “Bir küllüğün bile öyküsünü yazabilirim” diyen Çehov bile şunu çok iyi biliyordu, aslında anlattığımız küllükten çok, insanın küllükle olan irtibatıdır. Her yazar, okuruyla bir irtibat kurar.