Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Uzun bir Norveç kışında: Buz Sarayı



Toplam oy: 23

 

Modern bir klasik olarak tanımlayabileceğimiz Tarjei Vesaas’ın Buz Sarayı Timaş Yayınları tarafından yeniden yayımlandı. İngiliz yayıncısı Peter Owen’ın “Bugüne kadar yayımladığım en iyi roman” cümlesiyle tanımladığı Ay Sarayı hem iki küçük kızın dostluğunu hem de uçsuz bucaksız bir yalnızlığı anlatıyor. Kuzey’in Nobel Edebiyat Ödülü sayılan İskandinav Edebiyat Ödülü’nün de sahibi olan Buz Sarayı çevirmeniyle de hatırlanmaya değer aslında; Türkçenin en önemli şairlerinden Melih Cevdet Anday’ın çevirdiği kitap, şaire 1973 TDK Çeviri Ödülü’nü kazandırmıştı. 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Daha çok İstanbul’u ve şehir insanını acısıyla-sevinciyle etkileyici bir biçimde kaleme alan Sait Faik Abasıyanık, beş hikâyesiyle izleyicilerle buluşuyor.

Geçtiğimiz eylül ayında İstiklal Caddesi’nde kapılarını açan Meşher’in Ukraynalı sanatçı Alexis Gritchenko’nun 1919-1921 yılları arasında yaşadığı İstanbul’u konu aldığı eserlerinden oluşan “Alexis Gritchenko - İstanbul Yıll

Kulis

“Öldürme Üzerine Kısa Bir Film Bana İlham Veren Başlıca Yapıt”

ŞahaneBirKitap

Son yıllarda, sürekli dile gelen bir soru var edebiyat çevrelerinde: Öykü yükseliyor mu? Şiirin ulaşılmaz yeri ve romanın tükenmeyen gücünün yanında öykü türü hep bir muammanın kucağında dolaşıyor hâlbuki. Düne, bugüne, hatta yarına baktığımızda öykünün, özellikle Türk edebiyatında, hep arada kalmış bir konumda olduğunu görüyoruz.

Editörden

Edebiyatın kendine özgü mekânları vardır. Muhitler burada bir araya gelir. Mahfil olurlar. Okumak ve yazmak yalnızlık ister. Ama okuduğunu ve yazdığını paylaşmakla görevlidir her tutkulu okur ve yazar. Okumak soylu bir eylemdir. Yazmak ise o eylemi bambaşka kişilerle paylaşma işlemidir. Goethe, “Seni anlayacak bir kişi bile bulduysan ciltler dolusu yaz” der.