Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Haber Arşivi

En çok okunanlar  

Haber


Mimesis Türkçede

Erich Auerbach özellikle karşılaştırmalı edebiyat alanında ürettiği eserleriyle 20. yüzyılın önemli yazarlarından birisi. Yazarın, 1942-1945 arasında İstanbul’da kaleme aldığı karşılaştırmalı edebiyat açısından devrim niteliğindeki eseri Mimesis, İthaki Yayınları tarafından Türkeçeye kazandırıldı. Eserin öne çıkan özelliği, 20.


Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nde ödüller sahiplerini buldu

“Herkes İçin Adalet” temasıyla gerçekleştirilen 9. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nin ödül töreni Cemal Reşit Rey Konser salonunda Elif Özkul’un sunumu eşliğinde gerçekleştirildi. Törene, sinema ve akademi camiasından birçok isim katıldı. Gecede jüri başkanlığını Zuhal Olcay’ın yaptığı Uluslararası Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması En İyi Film Ödülü’nü “Batmadan” filmi aldı.


Fernando Aramburu, “Anayurt” ile Türkçede!

Bir grup silahlı insanın bir vatanın kime ait olduğuna, kimin onu terk etmesi ya da yok olması gerektiğine karar vererek işlediği bu cinayetlere ve nefret diline; totaliter ideolojiler doğrultusunda bir tarih uydurmaya çalışan insanların yarattığı hafızasızlığa ve unutmaya karşı bir roman Anayurt.


Nuri Bilge Ceylan: “Yalnızlığımızın çaresi kendi ruhumuzda”

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkılarıyla Roma’da Yunus Emre Enstitüsü (YEE) tarafından düzenlenen ve dünyaca ünlü yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın onur konuğu olduğu Türk Filmleri Haftası, Ceylan’ın Ahlat Ağacı filmiyle başladı. Yönetmen ve senarist Nuri Bilge Ceylan film göterimi sonrası sohbet programına katıldı.


Bir Ömür Karagöz: Ragıp Tuğtekin ve “Bahçe”

Karagöz Derneği tarafından 14-30 Kasım 2019 tarihleri arasında üçüncüsü düzenlenen İstanbul Karagöz Festivali kapsamında 29 Kasım Cuma günü saat: 18:30’da Loca’da “Bir Ömür Karagöz: Ragıp Tuğtekin”  söyleşisi düzenlenecek Karagöz sanatının en önemli ustalarından biri olan Ragıp Tuğtekin (1891-1982), UNESCO tarafından “Yaşayan İnsan Hazinesi” olarak ilan edilen Karagöz ustası Orhan Kurt’un


İskender Pala edebiyatımızın dünden bugüne yolculuğunu anlatıyor

Üsküdar Belediyesi, kültür- sanat dünyasını İstanbullularla buluşturmaya devam ediyor. Türk edebiyatının önemli isimlerinden, Divan Edebiyatı Uzmanı olarak da anılan Prof. Dr. İskender Pala, 19 Kasım Salı günü, saat 18.00’de, Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi’nde, “Ezberlenecek Mısralar” söyleşisinde Üsküdarlılarla buluşacak.


Bu dünyadan Sait Faik geçti

Hişt Hişt, Mahalle Kahvesi, Semaver, Simitle Çay, Lüzumsuz Adam gibi unutulmaz öyküleriyle sevdiğimiz Sait Faik 113 yaşında!


Edebiyatın İzinde bu kez “Edebiyat ve Gündelik Hayat”ı konuşuyor

Seval Şahin, Didem Ardalı Büyükarman ve Banu Öztürk tarafından ilki 2012’de “Edebiyatımızın Üvey Evladı Polisiye Edebiyat” adıyla başlatılan “Edebiyatın İzinde” sempozyum dizisi bu yıl da kaldığı yerden devam ediyor. 22-23 Kasım 2019 tarihlerinde Beyoğlu Aynalıgeçit’te gerçekleşecek sempozyun, iki gün boyunca birçok konuşmacıyı ağırlayacak.


Edebiyatın İzinde bu kez “Edebiyat ve Gündelik Hayat”ı konuşuyor

Seval Şahin, Didem Ardalı Büyükarman ve Banu Öztürk tarafından ilki 2012’de “Edebiyatımızın Üvey Evladı Polisiye Edebiyat” adıyla başlatılan “Edebiyatın İzinde” sempozyum dizisi bu yıl da kaldığı yerden devam ediyor. 22-23 Kasım 2019 tarihlerinde Beyoğlu Aynalıgeçit’te gerçekleşecek sempozyun, iki gün boyunca birçok konuşmacıyı ağırlayacak.


Edebiyat ve hayat üzerine…

YKY Kültür Sanat Oda’nın Konukları söyleşi dizisinde, 21 Kasım Perşembe günü saat 18.30’da Nursel Duruel’i ağırlıyor.

Kulis

“Öldürme Üzerine Kısa Bir Film Bana İlham Veren Başlıca Yapıt”

ŞahaneBirKitap

Son yıllarda, sürekli dile gelen bir soru var edebiyat çevrelerinde: Öykü yükseliyor mu? Şiirin ulaşılmaz yeri ve romanın tükenmeyen gücünün yanında öykü türü hep bir muammanın kucağında dolaşıyor hâlbuki. Düne, bugüne, hatta yarına baktığımızda öykünün, özellikle Türk edebiyatında, hep arada kalmış bir konumda olduğunu görüyoruz.

Editörden

Edebiyatın kendine özgü mekânları vardır. Muhitler burada bir araya gelir. Mahfil olurlar. Okumak ve yazmak yalnızlık ister. Ama okuduğunu ve yazdığını paylaşmakla görevlidir her tutkulu okur ve yazar. Okumak soylu bir eylemdir. Yazmak ise o eylemi bambaşka kişilerle paylaşma işlemidir. Goethe, “Seni anlayacak bir kişi bile bulduysan ciltler dolusu yaz” der.