Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Şahane Bir Kitap Arşivi

En çok okunanlar  

Şahane Bir Kitap


Her şeye rağmen Auster!

İnsan ruhu, geçmişi ve geleceği içinde taşıdığı kadar yaşar. Ve bunu tarih algısı gibi dikey bir çizgi halinde değil, kat kat, iç içe, üst üste homojen bir şekilde yapar… Mistik olan da, büyülü olan da bu değil midir, ruhu bedenimizden ayrı bir varlık olarak zannetmemizin sebebi bu değil midir?


Ey 68 ruhu, geldiysen bir şarkı söyle!

Altmışların sonu yetmişlerin başında New York’ta... Şehrin ara sokaklarında, küçük barlarında, eskici dükkanlarında, çerin çöpün arasında yeni bir ruh doğuyor. Bir adım ilerisinde dünyaya damgasını vuracak olan bir ruh, serserileri de sanatçıları da, zenginleri de fakirleri de içine alacak, hepsine yeni dünya hayali kurduracak bir ruh.

 


Raymond Chandler: Kara romanın serseri meleği

"Hercule Poirot gibi çokbilmiş bir Avrupalı değildir, ama bürosunda gereğinde Proust lafı edilir; Mike Hammer’ın başa çıktıklarıyla pekala başa çıkabilir, hem de ‘sıkı’ ve ‘sert’ olmayı onun kadar abartmadan; insan sarrafıdır ama kesinlikle taşralı bir Miss Marple değildir; içinde yaşadığı toplumun yozluklarını, çürümüşlüklerini çok iyi bilir ama Dashiel Hammett’in Sam Spade’i gibi vaaz vermez;


Her çocuğun büyümek için bir mezarlığa ihtiyacı vardır

Neil Gaiman… Bir e-kitap taraftarı, ilk twit öykülerden birinin yazarı ve yine twitter üzerinden yürütülen “bir kitap, bir şehir” projesinin seçtiği isimlerden biri.


“Olanaklı olan her şey gerçekleşir” mi?!

Materyalizm her şeyi tek bir ilkeye dayandıran bir dünya görüşüdür: Her şeyi “maddenin
ilkesine” dayandıran bir dünya görüşü... Buna göre fikirler ve düşünceler bile maddenin bir
tezahürüdür. Rüyalarımız biyokimyasal bir üründür mesela… Bu anlamda materyalizm dini


Laclos’nun eskimeyen kahkahası

Toplum mu kötüdür, birey mi? Laclos’nun bu soruya cevabı oldukça nettir: Toplum. Yazarın elinde bir de kanıtı vardır: “Tehlikeli İlişkiler”. Üzerine çok konuşulmuş, çok düşünülmüş bu klasik yapıt için, söz konusu sav üzerine yazılmıştır denilemez elbette.


Sofralarda bahar, ruhta ve bedende şifa

Ne yersek oyuz… Bunu bilmeyenimiz mi var… Ama iş gündelik hayata ve beslenmeye gelince ne yediğimizi, niye yediğimizi bilmeden, bedenimizi ve ruhumuzu zedeleyen her şeye kucak açıyoruz kolaylıkla.


Gürsel Korat’ın rüyasında, tarihi roman dersi var!

İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar.” Hz. Muhammed’e atfedilen bu söz hep düşündürmüştür beni. Peygamberin hem uykuya ve rüyalara, hem yaşama ve ölüme dair sonsuz bir tekinsizlik atfedişi içimi ürpertirken bir yandan da sezgisel bir aydınlanma hissederim için için. Zaman kavramı zihnimde bütünleşir.


Miller ve cesetlerimize söylediği şarkılar

Henry Miller, malumunuz, bir başka adam... Evet, o sıra dışı yaşamıyla, sanatla ve sanat camiasıyla kurduğu farklı ilişkilerle bir başka...


Tennessee Williams’ın pırıl pırıl parlayan sönmüş yıldızı

Yayımcısı Levent Yılmaz’ın da pek güzel ifade ettiği gibi “mücevher pırıltısında” bir novella var elimde.

Kulis

“Jack London’ın Unutulmaz Bir Romanını 40 Yıl Sonra İngilizce Aslından Çeviriyoruz”

Henüz bir yaşını doldurmamış bir yayınevi Kutu Yayınları. Hikâyesini anlatır mısınız?

ŞahaneBirKitap

Birkaç sene önce, yazar arkadaşlarla oturup şu meseleyi tartışmıştık: Yazdıklarımızı hiç kimsenin okumayacağını bilsek, yine de yazar mıydık? “Okur” olmadan yazdıklarımız bir işe yarar mıydı? Hele ki okuruyla konuşan, okuru da kurmacanın içine davet eden, hatta onu hikâyesinin bir kahramanı haline getiren yazarlar ne yapardı okur olmasa?

Editörden

Doksanlı yılların sonu olmalı. Yaşadığım taşra şehrinde sadece bir tane olan müzik mağazasına gidip gelip Pink Floyd’un The Dark Side of the Moon albümünü soruyordum sürekli, geldi mi gelmedi mi diye… Çünkü müziğin bir kaset ya da CD marifetiyle dinlendiği zamanlardı ve sevdiğiniz bir grubun albümünün çıktığını duymanız ayrı dert, o albümün sizin yaşadığınız şehre ulaşması ayrı dertti.