Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
 Üye eleştirileri bölümü idefix üyelerinin kitaplara yaptıkları eleştirilerden derlenmektedir. Eğer siz de eleştirinizin bu bölümde yayınlanmasını istiyorsanız dilediğiniz kitabı idefix’te eleştirebilirsiniz. Eleştirileriniz idefix editörlerinin kontrolünden sonra değerlendirmeye alınacaktır.

Üye Eleştirileri Arşivi

En çok okunanlar  

Üye Eleştirileri


Güzel

Aşkın Güngör´ün benim okuduğum ikinci kitabı. Bence başarılı bir yazar. Kitapta, 16 yaşında olup, çoğu zaman 10-12 yaşındaymış gibi davrandığını düşündüğüm, fazla romantik ve biraz da sulugöz kahraman Gohor´un bilim kurgu temelli bir ortamda sevgi, dostluk, fedakarlık gibi kavramlar eşliğinde büyümesi ve olgunlaşması kendi ağzından anlatılıyor.


Yazım hataları

Ne yazık ki kitapta yazım hataları var. Sayısal hatalar bile yapılmış. Çeviri zaten çok kötü. Yani almak isteyen bunları hesaplasın. Yazar genelde kinayeli yazmış ama kastettiği şeyden çok yazdığı anlam ön plana çıkıyor ve kinaye saklı kalıyor.


tanıtımın gücü

Veronika Ölmek İstiyor'u okuduktan sonra Paulo Coelho´nun kitaplarını bir daha okumamaya karar vermiştim, çünkü çok zayıf bulmuş ve zaman kaybı olduğunu düşünmüştüm.


Hiç bir şey göründüğü gibi değildir...!

Yazar aslında güçlü bir "bilgi kirliliği" ile gerçeklerin nasıl tersyüz edilip topluma sahte kahramanlar sunulduğunu ve bu sahte kahramanların aslında kimlere hizmet ettiğini çok net bir biçimde ortaya koyuyor.


Zaman kaybı

Murakami okumayı dört gözle beklediğim bir yazardı, kitabı elde eder etmez heyecanla başladım okumaya. Büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Büyük beklentilerim olduğu için kitap küçük kalmadı, bana zaten varlığı yokluğu bir geldi bu hikayenin. Anlatılanlar milyonlarca kere duyduğum şeylerdi ve anlatımı da çok yavandı.


Aşka dair...

Kitap hakkında çok fazla şay yazıldı. Ve evet, kudraestetik´in dediği gibi, bence de kitabın içeriği arka planda kaldı.. Ve ben bunu gerçekten çok üzülerek söylüyorum. Bence Aşk, gerçekten çok güzel bir kitap. Anlattıkları ve anlatış şekli çok etkileyici. Hatta bence, bu kitap ile ilgili en güzel şey, daha fazla okumaya teşvik etmesi. İnsanın kafasına bir soru atıyor gerçekten.


Yeni Başlayanlar İçin İkinci Büyük Savaş

İkinci Dünya Savaşı tarihiyle yeni ilgilenmeye başlayanlar için iyi bir Türkçe kaynak. Yazarın anlatımı başta biraz farklı gelse de sayfalar geçtikçe alışıyorsunuz. Kitabın en güzel yanı tarafsız bir anlatıma sahip olması.


İç Sıkıntısı

Kitabı bitirdiğimde yaşadığım duygu bu oldu. İçim sıkıldı. Bu, basit,sıradan bir tanımlama değil. Daha derin, gün geçtikçe beyninizi, içinizi kemiren bir sıkıntı. İnsanın, insana yaşattıkları karşısında duyduğunuz isyan... Çok gerçekçi, sizi içine alan ama okurken de yoran bir kitap... Gerçeklerle yüzleşmek istiyorsanız okumalısınız...


Fransız bir gazetecinin şarapla ilgili yorumları

Fransa´da hayatı şarapla iç içe geçmiş olan yazar şarapla ilgili kavramları, kişileri alfabetik sırayla yorumlayarak bir sözlük oluşturmuş. Ansiklopedik bir kitap değil, daha ziyade yazarın şarapla özdeşleştirdiği kavramları derinlemesine anlatmasından oluşuyor kitap. Ülkesiyle muteber Fransız şaraplarını bir Fransız şarabı milliyetçisinden okuma şansı veriyor...


Okumaya değer...

Kitap ilk başlarda çok sarıyor. Çok akıcı bir dille yazılmış ama yarısından sonra sürekli aynı şeyler sıkıyor biraz. Sıkıldığım yerde bırakıp başka bir kitap (Aşk) okudum, sonra hiçbir şeyi yarım bırakmayı sevmediğim için tamamladım. Sonlara doğru tekrar sarıyor insanı ve hiç ummadığım bir şekilde bitti. Biraz fazla uzun ama yine de okunmaya değer diyorum.

Kulis

“Jack London’ın Unutulmaz Bir Romanını 40 Yıl Sonra İngilizce Aslından Çeviriyoruz”

Henüz bir yaşını doldurmamış bir yayınevi Kutu Yayınları. Hikâyesini anlatır mısınız?

ŞahaneBirKitap

Birkaç sene önce, yazar arkadaşlarla oturup şu meseleyi tartışmıştık: Yazdıklarımızı hiç kimsenin okumayacağını bilsek, yine de yazar mıydık? “Okur” olmadan yazdıklarımız bir işe yarar mıydı? Hele ki okuruyla konuşan, okuru da kurmacanın içine davet eden, hatta onu hikâyesinin bir kahramanı haline getiren yazarlar ne yapardı okur olmasa?

Editörden

Doksanlı yılların sonu olmalı. Yaşadığım taşra şehrinde sadece bir tane olan müzik mağazasına gidip gelip Pink Floyd’un The Dark Side of the Moon albümünü soruyordum sürekli, geldi mi gelmedi mi diye… Çünkü müziğin bir kaset ya da CD marifetiyle dinlendiği zamanlardı ve sevdiğiniz bir grubun albümünün çıktığını duymanız ayrı dert, o albümün sizin yaşadığınız şehre ulaşması ayrı dertti.