Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

			


Abdülhamid İstanbul’unda Bir Kadın Seyyah




Toplam oy: 6

1907’nin Eylül ayı başlarında, Evgenia Bonçeva- Elmazova isimli bir Bulgar kadın yazar, diş hekimi kocasıyla Sofya Garı’nda, ülkenin milli şairi Ivan Vazov ile buluşur. Üç yolcu Osmanlı İmparatorluğu payitahtına giderler. İki yıl sonra yayınlanan seyahat izlenimlerinde okura burada geçirilen on gün boyunca ziyaret edilen yer ve mekânların tasviri sunulur. Nereler yoktur ki? Boğaziçi'nden Sultanahmet Meydanı'na, Kapalıçarşı’dan Galata’ya Divanyolu’ndaki padişah türbelerinden II. Abdülhamid’in Yıldız Hamidiye Camii’ndeki Cuma selamlığına geniş bir İstanbul portresi çizer yazar. Mars, Osmanlı payitahtını durgun, cansız, solgun, yoğun bir kasvet ve hüzün saçan bir yer olarak tasvir eder. Abdülhamid İstanbul'unda Bir Kadın Seyyah kitabında, Evgenia Mars'ın tüm bu İstanbul izlenimleri bir araya getiriliyor.

ABDÜLHAMİD
İSTANBUL’UNDA BİR
KADIN SEYYAH
Evgenia Mars
ÇEV: Hüseyin Mevsim
KITAP YAYINEVI


Bu kitabı idefix'ten sayın alın

Yorumlar

Yorum Gönder

Kulis

“Jack London’ın Unutulmaz Bir Romanını 40 Yıl Sonra İngilizce Aslından Çeviriyoruz”

Henüz bir yaşını doldurmamış bir yayınevi Kutu Yayınları. Hikâyesini anlatır mısınız?

ŞahaneBirKitap

Birkaç sene önce, yazar arkadaşlarla oturup şu meseleyi tartışmıştık: Yazdıklarımızı hiç kimsenin okumayacağını bilsek, yine de yazar mıydık? “Okur” olmadan yazdıklarımız bir işe yarar mıydı? Hele ki okuruyla konuşan, okuru da kurmacanın içine davet eden, hatta onu hikâyesinin bir kahramanı haline getiren yazarlar ne yapardı okur olmasa?

Editörden

Doksanlı yılların sonu olmalı. Yaşadığım taşra şehrinde sadece bir tane olan müzik mağazasına gidip gelip Pink Floyd’un The Dark Side of the Moon albümünü soruyordum sürekli, geldi mi gelmedi mi diye… Çünkü müziğin bir kaset ya da CD marifetiyle dinlendiği zamanlardı ve sevdiğiniz bir grubun albümünün çıktığını duymanız ayrı dert, o albümün sizin yaşadığınız şehre ulaşması ayrı dertti.