Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

“İyi kurulmuş radyo oyunu şiir yorumu gibidir”


Şahane
Toplam oy: 14

Behçet Necatigil sadece şiirleriyle değil çevirileri, yazıları, mektupları ve radyo oyunlarıyla da Türk edebiyatının ustalarından biri. Yapı Kredi Yayınları yazarın 1966-1977 yılları arasında radyoda yayınlanan 12 uyarlamasını “Konuş ki Göreyim Seni” kitabında bir araya getirdi.

 

Yazarın, Ahmet Mithat Efendi, Fatma Aliye, Aziz Efendi ya da Nâbizâde Nâzım gibi yazarlardan uyarladığı eserlerin yanı sıra Kerem ile Aslı, Melikşah ile Güllühan, Tayyarzâde gibi halk hikâyelerinden mikrofona konan bu oyunlar Necatigil’in beslendiği kaynakları görmek bakımından da birer ipucu değeri taşıyor. Radyo oyununu şiire en yakın tür olarak gören Necatigil, iyi kurulmuş, diyalogları iyi ayarlanmış radyo oyununun bir şiir yorumu olduğunu söyler. Ona göre radyo oyununda her şey kulakla, kulak yoluyla görülür ve karanlık, yanan lâmbalarla değil, konuşmalar, iç monologlar, sesler ve hayalde bütünleşmelerle açılır, ağarır.

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Her yıl ayrı dalda verilen Melih Cevdet Anday Edebiyat Ödülü bu sene roman türünde verildi. Türkiye’nin çeşitli illerinden katılan toplam 34 yazar arasında jüri tarafından yapılan değerlendirmede Barış İnce’nin "Sarsıntı" ve Neslihan Önderoğlu’nun “Yeryüzü Yorgunları" adlı eserleri bu yılki ödülü paylaştılar.

Kulis

(Ahmet Edip Başaran) Şiirin Söz Hakkı

ŞahaneBirKitap

Tam bir İstanbul çocuğu olan, Alaattin Karaca’nın tanımlamasıyla “üstünde başında, sesinde soluğunda ‘eski bir İstanbul’dan rayihalar taşıyan” yazar Cem Sancar 82 denemeden oluşan yeni kitabı “Her İnsan Bir Ayet’te çocukluğunun İstanbul’unu, şehrin sokaklarını, lezzetlerini, mevsimlerini insanlarını kendine özgü muzip diliyle anlatıyor.

Editörden

Çocukken, Karadeniz’in insana sanki bir asır sürecek kadar uzun gelen ve kesilmeden yağan yağmurlarını izler, can sıkıntısından kurtulmak için kitaplara kaçardım. Yağmur yağdıkça, üzerime hikâyeler de yağardı aslında. Sahi, neye, neyimize yarardı hikâyeler.