Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

12'den 12'ye Düşünce ve İfade Özgürlüğü



Toplam oy: 801

Dün gerçekleşen 12'den 12'ye Düşünce ve İfade Özgürlüğü Sempozyumu'nda yazar, çevirmen, eleştirmen ve yayıncılar bir bildiri yayınlayarak, yazar, gazeteci ve akademisyenlerin tutuksuz ve adil yargılanmaları gerektiğini belirttiler.

 

12'den 12'ye Düşünce ve İfade Özgürlüğü sempozyumu yazar, şair, avukat ve gazetecilerin katılımı ile gerçekleşti.

Söze afişte ve yanlarında bulunan boş sandalyenin hapishanedeki arkadaşlarını simgelediğini söyleyerek başlanan sempozyum, PEN Uluslararası Başkanı John Ralston Saul'dan gelen mesajın okunması ile  devam etti. Mesajında "milliyetçilik ve din istismarının veya terör korkusunun ardına saklanabileceklerini sanan" iktidar sahiplerinin yanıldıklarını dile getiren Saul'dan sonra söz, Uluslararası Yayıncılar Birliği adına Norveç'ten gelen William Nygaard'a devredildi. Nygaard, konuşmasında Zarakolu'nun durumu, neden hapiste olduğu, Türkiye'de yayın ve yayınlama özgürlüğüne değindi.

 

 




 

 

Konuşmacılar tarafından, Ahmet Şık ve Nedim Şener'in özgürlüğüne sevinilmemesi aksine utanılması gerektiği çünkü hayatlarından bir sene çalındığı vurgulandı.


Sempozyum, Büşra Ersanlı, Ragıp Zarakolu, Muharrem Erbey, Soner Yalçın, Mahmut Alınak'ın da aralarında bulunduğu hapishanedeki yazar ve gazetecilerin mesajlarının iletilmesi ile devam etti.


Sempozyumun ilk oturumunda söz alan avukatlar Fikret İlkiz, Sabri Kuşkonmaz ve Turgut Kazan, hukuki açıdan düşünce ve ifade özgürlüğünü ele aldı.

12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 askeri darbesinden bugüne kadar ifade özgürlüğü ile ilgili açılan absürd davalara dikkat çeken avukat Fikret İlkiz'den sonra Avukat Turgut Kazan, ifade özgürlüğünü kısıtlayan yasa ve özel yetkili ağır mahkeme (ÖYM) sistemini ele aldı.

 

 

"İlk kitap basıldığında ilk yasak da ortaya çıktı"

 

 

 

Sempozyumun son oturumunda söz alan Metis Yayınevi'nden Müge Gürsoy Sökmen, 12 Eylül döneminden sonra yayıncılığa başladığını, silah ve kitabın yanyana gösterilerek halkın korkutulduğu bir dönemde kitap kampanyaları yürütürek kitabı geri getirmeye çalıştıklarını söyledi.

Henry Miller'ın sakıncalı bulunan Oğlak Dönencesi adlı kitabını 30 yayınevi biraraya gelerek bastıklarını, ancak şimdi İmamın Ordusu kitabını basarak aynısını yapamadıklarını çünkü "bu kitabı basmanın 'terör örgütüne yardım yataklık olacağı' söylendi" diyerek açıkladı:

"İnsan yaptığı şeyler için yargılanmaya hazır oluyor ama yapmadıkları için yargılanmak aynı ölçüde kolay değil. Bu durum darbeden 30 yıl sonra bir kez daha kitapların silah sayıldığı bir dehşet ortamına girdiğimizi hatırlattı bize."




Gazeteci Ertuğrul Mavioğlu ise, bütün hayatı boyunca haberleri ve kitaplarından dolayı kendisine açıln davaların meşgul etme ve yıldırma çabası olduğunu söyleyerek "Bunu bildiğimiz sürece direnmek daha kolay ve direnmeliyiz" dedi. Mavioğlu, "ilk kitap basıldığında ilk yasak da ortaya çıktı" diyerek Nazım Hikmet şiirlerinin yasak olduğunu dinleyerek büyüdüğünü, hayatı boyunca en az 3 ya da 4 kitaplığına el konulduğunu söyledi.




12'den 12'ye Düşünce ve İfade Özgürlüğü Sempozyumu'nun sonuç bildirgesi:

 

 

 

''Günümüzde Türkiye'nin getirildiği noktada demokrasinin varlığı tartışmalı hale gelmiştir. Eleştirel tavır alan yazar ve gazeteciler terör ile bağlantılı ilan edilip tutuklanmakta ya da işsiz bırakılmaktadır. Akademik özerklik yok edilmenin eşiğindedir. Başta yaşama hakkı olmak üzere, en temel insan hakları fütursuzca çiğnenmekte ya da görmezden gelinmektedir.

 

 

 

Biz aşağıda imzası olan yazar, çevirmen, eleştirmen ve yayıncı kuruluşları olarak, Türkiye'de birer yıldırma aracı haline getirilen tutuklamalara son verilmesini, tutuklu yazar ve gazetecilerin derhal tahliye edilmesini, 301 ile TMK (Terörle Mücadele Kanunu) gibi bütün anti-demokratik yasa ve uygulamaların kaldırılmasını, Türk Ceza Kanunu ile Basın Kanunu’nda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne uygun düzenleme yapılarak yazar, gazeteci ve akademisyenlerin tutuksuz ve âdil yargılanmalarını talep ediyoruz.



İfade özgürlüğünün olmadığı bir ülkede düşünce özgürlüğü de yoktur.''



Bilim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği (BESAM), Çevirmenler Meslek Birliği (ÇEV-BİR), Edebiyat ve İlim Eserleri Sahipleri Meslek Birliği (EDİSAM), Kürt Yazarlar Derneği (KYD), Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği (OYÇED), Dünya Yazarlar Birliği PEN Türkiye Merkezi, Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği Türkiye Merkezi (TEB), Türkiye Edebiyatçılar Derneği (TED), Türkiye Yayıncılar Birliği (TYB), Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), Çeviri Derneği, Düşünce Suçuna Karşı Girişim

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Hessen Eyaleti Kültür ve Bilim Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı, Frankfurt Belediyesi ve Türkiye Cumhuriyeti Frankfurt Başkonsolosluğu’nun katkıları ile düzenlenen Uluslararası Frankfurt Türk Film Festivali’nin kazananları belli oldu.  Nuh Tepesi En iyi film dalında birinci olurken, Kız Kardeşler filmindeki performanslarıyla Cemre Ebuzziya, Helin Kandemir, Ece Yüksel en iyi

2021 Orhan Kemal Roman Armağanı başvurusu için eserin, yayınevleri tarafından 2020 yılında ilk kez yayınlanmış olması gerekmektedir. En geç 10 Ocak 2021 tarihine kadar www.orhankemal.org ve www.everestyayinlari.com sitelerinde bulunan yönetmeliğe uygun şekilde başvuru yapılabilecek. 2021 yılı 50.

Dünya çapında Simyacı, Veronika Ölmek İstiyor, Casus ve Aldatmak gibi romanlarıyla tanınan Paulo Coelho, İzmir Depremi sonrası yardım yapacağını sosyal medya hesabı üzerinden paylaştı. Coelho, İnşirah Suresi’nden “Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır.

"Da Vinci Şifresi", "Melekler ve Şeytanlar", "Cehennem" gibi kitaplarıyla bütün dünyada büyük yankı uyandıran Dan Brown, Türk hayranlarıyla ilk kez D&R canlı yayınında buluşacak. 

 

Yunus Nadi Abalıoğlu’nun ismini yaşatmak için 1946 yılından beri düzenlenen Yunus Nadi Ödülleri’nin kazananlar açıklandı. Pandemi sebebiyle dijital ortamda duyurulan ödüller 6 kategoride düzenlendi ve toplamda 8 isim ödüle layık görüldü. Salgının durumuna göre ödül töreninin kasım ayında yapılması planlanmaktadır.

 

Kulis

İbrahim Tenekeci: ''Amacımız İyiyi İstikrarlı Hale Getirmek''

ŞahaneBirKitap

Denizden, denizcilikten, deniz kahramanlarından söz eden tarihî romanımız sanıldığından daha az. Diğer dönemler bir tarafa, peş peşe büyük kahramanların çıktığı 16’ncı yüzyıl hakkında yazılanlar bile bir elin parmak sayısı kadar henüz. 1487’de doğduğu tahmin edilen ve Kanuni’den bir yıl önce, 1565’te vefat eden Turgut Reis de söz konusu yüzyıla damgasını vuran deniz kurtlarından.

Editörden

Edebiyatın en güzel tarafı, insanı içinde bulunduğu halden uzaklaştırabilme kudreti sanırım. Çünkü edebiyatın büyük ve özel malzemesi insandır. “Bir küllüğün bile öyküsünü yazabilirim” diyen Çehov bile şunu çok iyi biliyordu, aslında anlattığımız küllükten çok, insanın küllükle olan irtibatıdır. Her yazar, okuruyla bir irtibat kurar.